Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



NİYE KAPATILMIYOR VE KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Şimdi Kıbrıs sorunuyla ilgilenmek varken, 15 ve 20 Temmuz'un yarattığı sonuçları yorumlamak gerekirken ve bitmek bilmez tartışmaların kazanına kepçe sallamak dururken taş ocaklarına nerden taktın diyecek olanlara yanıtım hazırdır:

Sıcaklardan.

Lanet olası, gölgede 43 derece, güneşte 55'i geçiyor. Bu sıcağa ne beyin dayanır ne beden.

Sulanan bir beyin de böyle takıntılar yapar.

Görmemesi gereken şeyleri görür, duymaması gereken şeyleri duyar, söylememesi gereken şeyleri söyler.

"Hergün önlerinden geçip gidiyordun da şimdi mi gördün" diyenler ne kadar haklı.

Onların beyinleri sulanmadığı için ne kadar şanslılar.

Ve ne kadar "zekice" konuşuyorlar.

Hergün görüyorsan sorun yok.

O artık "normaldir" ve hayatımızın bir parçasıdır.

Biraz da sorun edersen kapa gözlerini görmezsin. Tut nefesini tozundan zehirlenmezsin.

Böyle takıntı yapmaya ne gerek var birader.

***

Şaka bir yana, taş ocaklarıyla ilgili yaşanan felakete ilgili bakanlığın ve genelde hükümetin duyarsızlığı bu güzelim ülke için daha da büyük bir felaketi ortaya çıkarıyor.

Hergün onlarca ağaç yok edilirken, yüzlercesi kurumaya terk edilirken, dünyada eşi benzeri az bulunan dağlarımız delik deşik edilirken ve devletin koyduğu kurallara devletinki de dahil birçok taş ocağı uymazken büyük bir sorunla karşı karşıyayız demektir.

Bu duruma şimdilik seyirci kalmayı tercih eden yetkililerimiz varken de sorunların en büyüğünü yaşıyoruz demektir.

Çevre Bakanlığı elindeki taş ocaklarını işletme kurallarını derhal yürürlüğe koymalı ve kurallara uymayan taş ocaklarını kapatmalıdır.

Bunu derhal yapmalıdır çünkü uzmanlar uyarıyor:

Felaket öyle boyutlara ulaşmıştır ki geriye dönüş mümkün olmayabilir.

***

Başbakan Ferdi Sabit Soyer dün Bakanlar Kurulu toplantısına girişinde yaptığı açıklamada bazı bakanların değiştirilmesinin gündemlerinde olduğunu duyurdu.

Başbakan benzer bir açıklamayı geçtiğimiz gün KIBRIS gazetesine de yapmış ve konu manşetten yayınlanmıştı.

Batı demokrasilerinde kabinede değişiklik yapmak sıkça başvurulan bir yöntemdir.

Bakanlar icraat yapmak için vardırlar.

Varolan sorunları çözmek, daha iyi ve daha güzeli gerçekleştirmek için çalışırlar.

Fakat uzun bir süredir, kabinenin önemli bir bölümünün sorunları çözmek bir yana varolan sorunların bir parçasına dönüştükleri gözlemlenmektedir.

Şüphesiz bu durum da hükümetin topyekün performansını ve imajını etkilemektedir.

Batı'da bakanlık bir hizmet makamı olarak algılanır ve hizmet yapılamayınca o makamı terk etme kültürü vardır.

Bizde ise maalesef tam tersidir.

"Parti içi dengeler" ya da "parti içi güç odaklarının" pozisyonlarıyla oluşan kabineler bir süre sonra "koltuğu koruma" sevdasına dönüşmekte ve ülkeye ciddi zararlar vermektedir.

Hükümet, bugün, böylesi bir durumla karşı karşıyadır.

Umarız kısa sürede gerekli değişiklikler yapılır ve sorunların çözümünde gerekli dinamizm yakalanır.

Yoksa topyekün zararını hepbirlikte çekeceğiz...

   814 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU
21 Eylül 2008, Pazar   İLKGÜNKÜ GİBİ...
20 Eylül 2008, Cumartesi   BİZİM GİBİ KIBRISLILAR...
19 Eylül 2008, Cuma   GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital