Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



KİM YARDIMCI OLACAK?

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kalabalık bir heyetle yaptığı Kuzey Kıbrıs çıkarmasının yankıları bugün-yarın sona erecek.

Biraz da hamasete bulanmış nutuklar unutulacak ve Kıbrıs sorununda gerçeğe geri döneceğiz.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas 25 Temmuz'da yani Cuma günü bir araya gelecekler.

25 Temmuz görüşmesi hem içerik hem de gelecek açısından kritik bir önem taşıyor.

Hem de birkaç açıdan.

Birincisi, ta Papadopulos döneminde tartışılan ve fakat başarılı olunamayan komiteler  yeni dönemde oluşturuldu ve 25 Temmuz görüşmesinde komitelerin nihai çalışmaları ele alınacak.

Bu önemli bir gelişme olacak.

Çünkü Rum tarafındaki uzlaşma noktalarından birisi komitelerin kurulması-çalışması ve sonuç almasıydı.

Hristofyas bunu sağlayarak önemli bir adım atmış olacak.

İkincisi, tüm görüş ayrılıklarına rağmen iki lider kapsamlı müzakereleri başlatma kararı aldı.

25 Temmuz'da kapsamlı müzakerelerin başlayacağı tarihi açıklayacaklar.

Bu gelişme komitelerle ilgili pozisyondan daha da önemlidir. Çünkü Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilenenler çok iyi bilirler ki kapsamlı görüşmeler başladı mı geriye dönüşü nerdeyse imkansız olan bir durum oluşacak.

Kıbrıs sorununda bugüne kadar yaşanan başarısızlıklar geriye dönüşü imkansız kılıyor.

İşin özeti kapsamlı müzakerelere doğru hızla ilerliyoruz.

Bunun için bütün koşullar mevcuttur.

Peki, iki liderin kapsamlı bir anlaşmaya varma olasılığı nedir?

 

                                                     ***

 

 

İki taraf arasında belirli noktalarda derin görüş ayrılıkları olduğu kesindir.

Zaten liderler yaptıkları açıklamalarda bunu vurgulamaktan geri durmuyorlar.

Liderler bugüne kadar bu görüş ayrılıklarının müzakere sürecini kesintiye uğratmamasını sağladılar.

Müzakereler başladıktan sonra bu da ortadan kalkacak.

Bu kez görüş ayrılıklarıyla baş başa kalacaklar.

Arzu edilen elbette her konuda anlaşmaları, el sıkışmaları ve halklarına "iyi bir anlaşma yaptık" demeleridir.

Ama öyle olmayacağını görmek için kör olmak gerekir.

Yapmaları gereken asgari anlaşma noktalarında uzlaşmalarıdır.

Uzlaşamazlarsa elbette bir yardımcıya ihtiyaç duyacaklar.

O yardımcı da Birleşmiş Milletler'den başkası değildir.

Annan planı sürecinde taraflar Birleşmiş Milletler'e yetki devretmişlerdi ki referandumların yolu açılmıştı.

Yoksa ilanihaye sürecek müzakerelere ve gerginliklere mahkum olabilirdik.

Annan planı sürecinin üzerindeki baskı 1 Mayıs tarihiydi.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olacağı 1 Mayıs'tan önce referandumlar tamamlanmalıydı.

Şimdi tarafların üzerindeki baskı anlaşma isteğidir.

Anlaşmazlıkla geçen her günün Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için daha kötü olduğuna inanıldığı için süreç hızla çalışıyor.

Süreci regüle edecek gücü yani Birleşmiş Milletler'i devre dışında bırakmak çözüm olasılığını bertaraf etmekle eş anlamlı olabilir.

İki liderin sloganlara sarılmadan ve sloganların esiri olmadan bu noktaya dikkat etmelerinde fayda vardır diye düşünüyorum...

   685 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ
23 Eylül 2008, Salı   UBP'NİN TEMEL SORUNU
21 Eylül 2008, Pazar   İLKGÜNKÜ GİBİ...
20 Eylül 2008, Cumartesi   BİZİM GİBİ KIBRISLILAR...
19 Eylül 2008, Cuma   GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital