|
Lefke Avrupa Üniversitesi, iyi bir deneme yaptı.
Benzeri projeleri çoğaltıp Türkiye'yi aydınlatmamız gerekir. Kıbrıs konusunda bilgi karanlığına sahip Türkiye'de hatalı kararların bedelini öncelikle biz ödedik, bundan sonra da biz ödeyeceğiz. Bunu bilerek gereken yapılmalıdır.
İSTANBUL- Lefke Avrupa Üniversitesi, İstanbul'da, "KIBRIS'I ANLAMAK" başlıklı bir sempozyum düzenledi.
Dün sabah 09.30'dan akşam üzerine 18.30'e kadar Kıbrıs'ı konuştuk, Kıbrıs'ı anlattık...
Üç oturum yapıldı.
Kıbrıs'ta Demokrasi ve Siyasal Yapı genel başlığı altında Kıbrıs'ta Demokrasi Kültürü'nün konuşulduğu birinci oturumun moderatörlüğünü yaptım. Konuşmacılar ise Başaran Düzgün, Niyazı Kızılyürek, Fatma Azgın, Tufan Erhürman ve Sami Özuslu'ydu.
Kıbrıs'ta Ekonomi ve Çalışma Yaşamı başlığı altındaki ikinci oturumda Ayşe Dönmezer, Necdet Ergün, Hasan İnce ve Salih Tunar, sunuşlarını izleyenlerle paylaştı.
Üçüncü ve son oturumda KIBRIS'TA SOSYAL DİNAMİKLER VE AB SÜRECİ genel başlığının sonrasında "Kıbrıs'ın AB Serüveni" konulu konuşmalarını Cengiz Aktar, Erhan Erçin ve Ali Erel gerçekleştirdi.
***
Daveti alanlar, konuşmacıların Cengiz Aktar hariç tümüyle Kıbrıs'tan olduğunu göre niye kalk diliyle kos kos İstanbul'un yolunu tuttuk, diye kendi kendilerine sordu.
Sempozyumun açılışında yaklaşık yarım saatlik bir konuşma yapan Başbakan Ferdi Sabit Soyer dahil herkes Kıbrıs sorunundan önce Kıbrıs'ı öncelikle Türkiye'ye anlatmamız gerektiği noktasında buluştu.
Kıbrıs sorunu Türkiye'de en az bilgiyle en çok konuşulan konudur.
Kıbrıs sorunu Türkiye için yaşamsaldır. Ama yaşamsal bu konuda kim ne kadar bilgi sahibidir?
Biraz iddialı olacak ama Türkiye medyasında Kıbrıs sorunun dünden bugüne bilerek yazı yazıp görüş ortaya koyan kaç kişi var? Bence Kıbrıs'ı çok iyi bilerek yazanların toplam sayısı bir elin parmakları kadar ya var ya yok.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de Kıbrıs'ı tam anlamıyla bilenlerin sayısı elliyi zor bulur.
***
Kıbrıs sorununda Türkiye önemli ve etkilidir.
Türkiye, Kıbrıs sorununda önemli kararlar veriyor.
Ama karar vericiler Kıbrıs'ı bilmiyor.
Oturumların Türkiye'den tek konuşmacısı Cengiz Aktar, "Türkiye Kıbrıs'ı 2004'te unuttu. 2006'da anımsar gibi oldu ama gene unuttu. Kıbrıs'ı Türkiye'ye anımsatmak gerekir" dedikten sonra ekledi:
"Türkiye'nin bekası Kıbrıs'taki çözümden geçer. Bu bağlamda Erdoğan'ın tüm yanlışlarına rağmen Kıbrıs sorununda şanslı olduğuna inanıyorum. Kıbrıs sorununda fırsat penceresi yine açıldı.
Türkiye, Hristofyas'ın seçilmesi ile gafil avlandı. Türkiye'ye göre kazanacak olan Papadopulos'tu. Türkiye ve Talat, uyumlu görülüyor. Ama Türkiye sürece malum nedenlerle, iç sıkıntılar nedeniyle katkı koyacak durumda değil. Anca süreci destekleyecek."
Aktar, "Kıbrıs sorunu ile Türkiye'nin AB süreci ayrılmaz bir bütündür. Kıbrıs sayesinde Türkiye'nin Ab açılımı yeniden gündeme gelebilir" görüşünü de seslendirdi.
***
Dünkü sempozyumu dikkatle izleyenlerin başında bana göre Türkiye'de öğrenim gören Kıbrıslı Türk gençlerdi.
Kahve molasında ayak üstü sohbet ettim onlarla... Derslerini ekip sempozyumu izlemeye geldiler.
Kıbrıs'ın Türkiye'de bilinmemesinin ne demek olduğunu onlar günlük yaşam akışında yaşayarak biliyorlar.
Ama onların yanıt aradığı esas soru, "Hristofyas'ın seçilmesi sonrası bugün başlayacak görüşme süreci çözüm getirir mi?"
Çözümün çok kolay olmadığını ama Kıbrıs'ta daha kötüye gidilmeyeceğini anlattım. Onlar görüş ortaya koymaktan ziyade sorular sordular.
Soruların çokluğu aslında fikir üretmek için yeni malzemenin olmadığını gösteriyor.
Gençlerde gördüğüm olumlu yan şu, yakın zamanda çözüm için iyimser değiller ama orta ve uzun vadede umutları ayakta, canlı.
***
Lefke Avrupa Üniversitesi, iyi bir deneme yaptı.
Benzeri projeleri çoğaltıp Türkiye'yi aydınlatmamız gerekir. Kıbrıs konusunda bilgi karanlığına sahip Türkiye'de hatalı kararların bedelini öncelikle biz ödedik, bundan sonra da biz ödeyeceğiz. Bunu bilerek gereken yapılmalıdır.
Günün sözü:
Fikrin temeli bilgidir
|