|
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçildikten sonra hiç bir adımım iki toplumun yakınlaşmasına zarar vermedi. Tam tersi geçmişten gelen sorunları da azaltarak yoluma devam ettim. Kimse barış ve çözüm şampiyonluğuna tek yanlı olarak soyunmasın, halk her şeyi görmekte ve de bilmektedir. Barışın şampiyonu da halktır...
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları, kendine özgü kişiliğiyle belediye başkanlığı yapıyor.
Aday olduğu zaman partisi DP'nin oy gücüne bakılarak tahmin yürütülmeye kalkınsa Cemal Bulutoğluları'nın hiç seçilme şansı yoktu.
Sonuçta sandıktan çıktı.
Kendince koyduğu hedeflere doğru yürüyor.
Ne kadar başarılı olduğu döneminin sonunda ortaya çıkacak. Yeniden aday olması durumunda halkın, "Tamam mı, devam mı?" diyeceği sandıkların açıldığı zaman gözler önüne serilecek.
Ancak şunun altını çizeyim Cemal Bulutoğluları, klasik, bildiğimiz politikacı tipine sahip değil.
Farklıdır...
Hayatta kimseye karşı şiddet kullandığını, kavga ettiğini duymadım ama tartışırken, "seni ilk gördüğüm yerde döveceğim be!" diyebiliyor.
Kıbrıslı Türklerin kendi aralarında konuşurken tatlı bir küfür alışkanlığı var... Cemal Bulutoğluları, öfkesini küfürle ıslatıp kayıtlara geçecek şekilde küfür da edebilir. Bunu yazmam küfür etmesini normal karşıladığım anlamında algılanmasın. Ama açık olan Cemal'ın rol yapmayı becermediğidir. Günahıyla, sevabıyla içinden geldiği gibi davranır. Bir anlamda özü ve sözü birdir, diyebiliriz...
* * *
Dün Lokmacı kapısı açıldı.
Kapının açılmasında etkin görevlerden biri de Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı olarak Cemal Bulutoğluları'na düştü.
Rum Belediye Başkanı Eleni Mavoru ile el ele verip kapının açılmasıyla ilgili teknik hazırlıkları zamanında tamamladılar.
Dünkü açılışta da iki toplum adına söz hakkı onlar da oldu.
Açılış sonrası bir grup gazeteci arkadaş, Cemal Bulutoğluları ile birlikte olduk, sohbet ettik.
* * *
Başkanın dün keyfi yerindeydi.
Kapının açılmasından da mutluydu. Ancak mutluluğunun esas nedeni neydi, biliyor musunuz?
Uyku sorununu çözmüş olmak.
Cemal Bulutoğluları'nı tanıyanlar son iki yıldır akşamları ciddi bir uyku sorunu yaşadığını ve gecenin uykusuzluğuyla gün içinde en ciddi toplantı ortamlarında bile uyuyakaldığını bilirler.
Solunum yolundaki tıkanıklık yeterli oksijen almasına engeldi. Cerrahi müdahaleden de korkuyordu. Sonunda kendi tanımlamasıyla, "Bir alet bulup satın aldı"... Akşam yatarken burnuna taktığı ucuyla oksijen gereksinimini karşılıyor.
Son üç gecedir yıllardır hasret kaldığı deliksiz uyku tadıyor. Sabah da dipdiri kalkıyor.
Uyku morali Cemal Bulutoğluları'nı yeniden hayata döndürdü.
* * *
Lokmacı açıldığı için mutlu olduğunu belirtip ekledi: " Lokmacının açılması bana kısmet oldu. Ancak benden önceki Belediye Başkanı Kutlay Erk'in çabalarını unutmamak gerekir. Bu nedenle Kutlay Erk'i arayıp açılışa davet ettim. Ama yurt dışında olduğu için gelemedi. Mustafa Akıncı'yı onore etmeyi de unutmadım."
Bu arada öğrendik ki AB üyesi ülkelerin büyükelçileri açılışta hazır bulunmak isteyince, Bulutoğluları, "Eğer büyükelçiler gelecekse TC Lefkoşa Büyükelçisi de orada açılışta hazır olur" deyip, TC Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin'in açılışta hazır olmasını gündeme getirmiş. Bu bilgiyi aktaran Bulutoğluları, şu eklemeyi de yapıyor: " Yabancı büyükelçiler orada olsa ya da olmasa Türkiye Büyükelçisi olmalıydı."
* * *
Lokmacı'nın açılışı ile birlikte Surlar İçi Lefkoşa'nın ciddi bir toparlanmaya gereksinim duyduğu noktasında Bulutoğluları hemfikir. Ancak Yerel Yönetim'in gücünün bazı sorunları aşmaya yetmediğine de işaret ediyor.
Bulutoğluları, Lokmacı'dan sonra Mağusa Kapısı'nı işaret edip şunları söyledi: " Lokmacı, Ledra Palas'tan sonra Lefkoşa'da yaya geçişlerinde kullanılacak ikinci nokta. Lefkoşa'nın batısında Metehan sınır kapısı da motorlu araçların geçişi için var. Lefkoşa'nın Kuzeyi ile Güneyini araba geçişleri ile bağlayacak bir kapıya daha gereksinim var. Bu kapı da Mağusa Kapısı'dır. Karşılıklı siyasi iradeler Mağusa Kapısı'nın açılmasını cesaretle gündeme getirmelidir. Mağusa Kapısı da açılırsa Lefkoşa'nın Kuzeyi ile Güneyi, sosyal ve ekonomik bakımından çok daha verimli şekilde birleşecek. Mağusa Kapısı Barikatı'nın kötü hatırası da bir anlamda silinmiş olacak. Orası kapalı durduğu sürece 1963 sonrası o barikatta Rumların Türklere yaptıkları anımsanacak."
* * *
Dünkü buluşmada, KIBRIS Medya Kurumu Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Ergüçlü de vardı.
Bulutoğluları, "Şikayet etmek için söylemiyorum" deyip Ergüçlü'ye sitem kokan bir üslupla şunları aktardı: " Kıbrıs TV muhabirleri açılış sonrası benle röportaj yapmak istedi, kabul ettim. Ancak soru sorarken, benim statükocu, çözümden yana olmayan bir partiden seçilmiş belediye başkanı olduğumu söylemeleri, gerçeği yansıtmaması yanından inciticiydi. Sabırla tepki koymadan sorularını yanıtladım. Ancak şu unutulmasın Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçildikten sonra hiç bir adımım iki toplumun yakınlaşmasına zarar vermedi. Tam tersi geçmişten gelen sorunları da azaltarak yoluma devam ettim. Kimse barış ve çözüm şampiyonluğuna tek yanlı olarak soyunmasın, halk her şeyi görmekte ve de bilmektedir. Barışın şampiyonu da halktır... "
Günün sözü:
Söylenmesi gereken söz değerlidir
|