|
Yaklaşık bir yıl önce Ledra'nın nabzını tutmuştuk gene. O günkü hava bugünkünden farklıydı. Lokmacı'nın açılması Ledra'nın havasını yumuşattı. Çözüm için somut açılımlar ortaya konulmasa da iyimser bir hava esiyor Ledra'da...
Lokmacı Kapısı'nın karşılıklı geçişler için açılacağı inancım hiç sarsıntı geçirmemişti.
Karşılıklı tavırlar ve sözde kırmızı çizgiler ne olursa olsun bir gün açılacaktı.
Lokmacı civarında işyeri olanların açılma konusunda sorularına hep muhatap oldum. Yanıtım hep aynı oldu: "LOKMACI MUTLAKA AÇILACAK."
Dün KIBRIS gazetesinden arkadaşlarla önce Lokmacı'nın Kuzeyini sonra Güneyini gezdik...
Lokmacı'nın açılmasını bizim taraf daha fazla istiyordu...
İhmal ettiğimiz Lefkoşa Surlar İçinin kurtuluşunu Lokmacı'nın açılışına bağlamıştık.
Peki Lokmacı'nın açılmasını istiyor ve bu yönde baskı gruplarını hep canlı tutmaya çalışan taraf olarak açılışa ne kadar hazırdık... Ya da açılış için ne kadar hazırlık yaptık?
Kısa ve net yanıt vereyim... HAZIRLIKTAN GENE SINIFTA KALDIK...
Lokmacı ve Arasta'dan esnafla konuştuk...
Alışverişten fazlasıyla memnunlar...
Kuyumcuların satışlarında % 40 dolayında artış var...
Kot pantolon ve öteki hazır giyim satanların satışlarındaki artış % 300'lerin üzerinde...
Yeme içme yerlerinde ise oran % 500'lerin üzerinde...
Kapı açılana kadar bir ayda gördüğü turist ve Kıbrıslı Rum sayısını çarşı bir günde görüyor...
Ancak surlar içinin Lokmacı'ya yakın bölümü ne alt yapı ne de ticari anlamda hazır değil...
Ciddi bir ilgi var... Bu ilgi mutlaka azalacak ama bizim çarşımıza hayat verecek düzeyden aşağıya düşmeyecek... Ama unutmayalım ne Rumlar ne de turistler "ahmak" değildir... Kimse kendine enayi muamelesi yapılmasını kabul etmez...
Çarşının önemli bölümü fiyatlarını akıllı tutuyor. Ancak bazıları tıpkı kapıların açılmasında olduğu gibi ipin ucunu kaçırdı... Tuvaletlerde bir işemenin bedeli 2 EURO... Yani yaklaşık 4 YTL...
Bazı lokantalarda sıradan üç porsiyon kebap için 65 EURO hesap istenmiş... Bir oto park işletmecisi park ücretini 8 YTL'ye çıkarmış... Bunlar kendi parmağımızla kendi gözümüzü çıkarmaktır.
Vurgun peşinde olanlardan çarşı esnafı da şikayetçi... Ancak merkezi otorite kontrol dışı bu tür vurgunlara karşı önlem almazsa bunun bedeli çok ağır olacak.
***
Surlar içi bütün olarak sorunlu... Çarşı doğal akış içinde kazanıyor... Hazırlık ürünü kazanç yok... Yıllardır Lefkoşa Surlar içi, sözde sevildi... Surlar içi hep ihmal edildi... Lokmacı civarındaki işyerlerinin bütünlüklü olarak sahiplenilmeye ve yönlendirilmeye gereksinimi var. Bu yapılmazsa Güney'den Kuzeye dönük akış verimli olamayacak.
***
Lokmacı'nın Güneyinde Rum kesimine geçtik mi, bu kez geçidin ismi Ledra oluyor...
Ayakkabı satan bir mağazanın sahibi ile konuşuyoruz... "İşler nasıl?" diye soruyoruz.. "İyi" deyip ekliyor: " Kapı açıldığında Türk müşterilerimiz arttı. Ama daha da önemlisi Kuzey'e geçmek için gelen Kıbrıslı Rumlar da alış veriş yapınca işlerimizin artmasına neden oldular."
Bizim Uzun Yol dediğimiz Ledra Caddesi'ni sayısını unutacağım kadar çok ziyaret ettim. Kapı açılana kadar Ledra'nın Kuzey ucu çıkmaz sokak gibiydi. Şimdi ciddi hareketlilik çarşının iki yakasındaki dükkan sahiplerinin yüzünü güldürüyor.
***
Kuzey Lefkoşa'da esnafla, sokaktaki insanlarla Kıbrıs sorununu konuşmadık... Güney Lefkoşa'ya geçince sokağın nabzını tutmaya da çalıştık...
Trodos dağ köylerinden olup uzun yıllar Lefkoşa'da yaşayan A. Papadopulos'la Ledra Caddesi'nde sohbet ettik.
Papadopulos, sorularımızı yanıtlarken politikacıları cebinden çıkaracak kadar olgun yanıtlar verirken, yapıcı yaklaşım üslubunun en güzel örneklerini sergiliyordu...
Biz sorduk o yanıtladı...
- Hristofyas'tan neler bekliyorsunuz?
- Siz Talat'tan ne bekliyorsanız, biz de Hristiofyas'tan onu bekliyoruz.
- Kuzeydeki TC kökenliler sizi rahatsız ediyor mu?
- Hayır... O sizin sorununuz...
- Peki Pontuslular?
- O da bizim sorunumuz.
***
Şilluralı (Yılmazköy) bir Rumla, ara sokaklardaki bir kahvehane de sohbet ettik.
"Evine dönemeyeceğin bir çözümü nasıl karşılarsınız?" diye sordum. Bir an duraksayıp şunları söyledi: "Benim için çok zor bir soru. Yeni kuşaklar için dönüp dönmeme sorun olmayabilir ama bizim gibi yaşlıların köylerini, evlerini bir anda unutup, gözden çıkarması kolay değil."
Aynı Rum'un bayrak algılamasını da sorgulamak istedim.
Türk ve Yunan bayraklarına tepkisini sordum, yanıtlar topu taca atmak gibiydi. Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağını da sahiplenmekte net yanıt vermedi. Yanıt alma ısrarım devam etti... Şu soruyu sordum: " Evine tek bayrak asacak olsan hangi bayrağı asarsınız?"
Gene kıvırıp, " Bugüne kadar bayrak asmadım, bundan sonra asmayı da düşünmüyorum."
... Ve kendi kendime düşündüm, "acaba dünyada vatandaşlarının birinci tercihi kendi bayrağı olmayan bir başka devlet var mı?"
***
Yaklaşık bir yıl önce Ledra'nın nabzını tutmuştuk gene. O günkü hava bugünkünden farklıydı. Lokmacı'nın açılması Ledra'nın havasını yumuşattı. Çözüm için somut açılımlar ortaya konulmasa da iyimser bir hava esiyor Ledra'da...
Günün sözü:
Yakınlaşma, düşmanlığı kemirir
|