Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bizde de olur mu sizce?

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizde hassas ve yıpratıcı uygulamalara karşı bir yapı oluşturma çabası var. Ya da olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Ancak bizde de en ciddi sorun kurumlaşma yerine iki dudak düzeninin devam etmesinden yana olanları etkinliğidir. Bir ülkede bakan talimatıyla yapılan işler ne kadar çoksa orada yönetim o kadar bozuktur

Buzdolabının bir köşesinde unutulan ve bozulan bir yiyeceği atarsınız.

Manavda elma kasasında bozuk elma varsa o bozuklar atılarak geriye kalanların ömrü uzatılır.

Bozulmaya karşı hayatın herhangi bir alanında duyarsız kalırsanız bozulma, kokuşma toplumu tümden sarar ve çare adeta olanaksızlaşır.

Geleceğini düşünen tüm toplumlar öncelikle toplumsal bozulmaya karşı özel duyarlılık gösterir.

Biz ölçülebilir değerler bakımından küçük bir ülkenin, küçük bir toplumuyuz.

Hani bir söz var, KIRK DERVİŞİZ BİR BİRİMİZİ BİLMİŞİZ...

Ülkenin küçüklüğü nedeniyle "Mağusa'da bir kaçırsa, Lefke'de kokusu duyulur" da derler...

Kirlenmeye, bozulmaya karşı duyarlılık bir kez geri vites taktı mı, yeniden ileri vites takmak çok daha zordur.

Gazetecinin kulağı delik olur.... Kulağımızı delik tutan da bilgi akışını sağlayan duyarlı insanlarımızdır.

* * *

İnsanımız espri yüklüdür.

Az kelimeyle neler anlatmaz ki insanlarımız?

Dün bir okur arada...

"Hasan Bey beni eyi dinleycen. Tamam mı?" dedi.

"Tamam" dedim.

Arayan kamu görevlisiydi.

Kendini de tanıttı ama ekledi: "Söylediklerimi yazacaksan yaz ama adımı goma ha!"

"Merak etme" deyince anlatmaya başladı:

" Asparagasya diye bir ufacık devlet varmış.

Şakaynan garışık devletcilik oynarlarmış.

Müzik aleti olarak değil, bildiğin mecliste yapılan ganunları da varmış.

Bakanlar bakmazken o galabalık bakanların da gözlerini boyamışlar... Bakıyorlar ama görmüyorlarmış..."

"Eeee hade bakalım saadete gel" dedim.

"Tamam Hasan Bey, azıcık sabırlı ol" deyip devam etti.

" Asparagasya da ırgatların çoğu başka yerlerdenmiş. Kaçak olmasınlar diye ganun yapılmış.

Uymayanlar hapı yutacak demişler.

Aldanıp da kaçak çalıştıranların başına kocaman kocaman daşlar bırakırlarmış.

Namuslu ya da gorkan tüm işverenler işlerini dosdoğru yapmaya başlamış. Onlarda da bizdeki gibi Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı varmış...

Guruşuna kadar yatıranlar başını yastığı rahat goyup uyurmuş.

Ama bazıları o kadar safmış ki SU UYURKANA DÜŞMANIN UYUMADIĞINI unutmuş.

Gene garşıdan gelen taşeronlara iş yaptıranlar olurmuş.

Taşeronla anlaşmasına "kaçak çalıştırma olmaz haaa!" diye madde goysa da her Allahın günü taşeronun adamlarını kontrol edecek hali de yok tabii..

Taşeron rakip inşaat şirketlerinden biriyle anlaşıp izinsiz işçileri işyerine sokar. Anında bakanlık haberdar edilir. Bakan talimatı çatlatır... İşyerine merkezden komiser Colombolar gider... Yüz küsur çalışandan sadece 3-5'ini ismen arayıp pirinç torbasında gara daş gibi bulurlar... Onların taşeronun adamları olduğu anlatılmaya çalışılsa da ahbap hatırına operasyon devam eder... O güne kadar bu konuda ihtarı bile olmayan iş sahibini kafasına topuzu çatladırlar...

Namuslu iş adamı goşturur ama nor deyenlere peynir dedirtmek için anası ağlar. Ama nafile...

Bakanın iki dudacığı kolay kolay doğru yönde peynir dememekte direnmiş..."

* * *

Espri ile anlattı.

Ben de dinledim.

Aslında her gün ne hikayeler dinliyoruz ki...

Sonunda sordu: "Bu tür olaylar bizde da olur mu sizce?"

Üstüne basa basa yanıtımı verdim: "ASLAAAAA!!!"

Çatlattı kahkahayı...

* * *

Bizde hassas ve yıpratıcı uygulamalara karşı bir yapı oluşturma çabası var. Ya da olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Ancak bizde de en ciddi sorun kurumlaşma yerine iki dudak düzeninin devam etmesinden yana olanları etkinliğidir. Bir ülkede bakan talimatıyla yapılan işler ne kadar çoksa orada yönetim o kadar bozuktur.

İşin bir diğer yanı Bakanın gizli diye verdiği talimat beş dakika sonra en yüksek tirajlı fısıltı gazetesinde yayındadır.

Bakanın her akşam eve gitmeden kiminle yeme içme muhabbeti yaptığından tutun daha neler neler konuşulur?

Bunların tümü gerçek mi? Bana göre değil... Ama yetişip ipin ucu kaçıp, burna gelen kokular bozulursa, arkası yıpratıcı olarak gelir... Bütün mesele dikkatli olmak... KAŞ YAPAYIM DERKEN GÖZ ÇIKARMAMAK, KENDİ AYAĞINIZI KURŞUN SIKMAMAK...

Günün sözü:

Kendini görmeyen kördür

   488 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat, boşuna nefes tüketiyor...
08 Temmuz 2008, Salı   Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz sedasız imzalanan sözleşme...
07 Temmuz 2008, Pazartesi   "Sen olsan genel greve katılır mıydın?"
06 Temmuz 2008, Pazar   Denizden para değil cesaret kazandım...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
04 Temmuz 2008, Cuma   Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bilmiyoruz...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Rauf Denktaş'tan mektup var...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...
01 Temmuz 2008, Salı   Sıkıntı lafı kıvırmada...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Bunun adı adres olmaktır...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital