|
LAÜ konusunu öncelikle CTP kendi içinde halletsin... Bu yaklaşımım CTP içinde konunun farklı tarafları olmasını özümsemediğim şeklinde algılanmasın... Farklı taraflar olsun ama oturup tartışıp bir noktaya varsınlar... Yok eğer CTP içinde farklı kanatların kalıcılığı doğal karşılanıyorsa bu da yeni bir gelişme olur...
Lefke Avrupa Üniversitesi'nde (LAÜ) kazan kaynıyor.
Kesin olarak anladım ki kazan LAÜ tepetakla gidene kadar da kaynayacak.
Bu gidişle LAÜ'nün hayır etme şansı yok gibi!!!
Yaygın olarak kullanılan bir söz var... GELEN GİDENİ ARATIR.
Bu söz bizim coğrafyadan öte bizim ÇEKEMEME kültürümüzün özetlerindendir.
Aslında GELEN GİDENİ ARATIR'dan daha doğru olan "GİDEN GELENİ ÇELMELER" dir.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası'nın grevi, Adnan Eraslan filan ayrıntı, LAÜ'nün derdi kendi içinde...
* * *
Özelde LAÜ genelde üniversitelerimiz konusuna devam etmeden farklı gibi görünen ama olumlu bir örnek olacak bir tepkiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
11 Nisan Cuma günü bu köşede Kalkınma Bankası'nı konu aldım.
Şu an görevde olan ekibin bizlerle paylaştığı görüşler yazımının ağırlığını oluşturuyordu.
Ertesi gün bir önceki dönemde Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Ata Atun'dan bir mail aldım. Ne yazdıklarıma saldırdı, ne de şu an görevde olanlara... Şu an görevde olanları doğrudan ya da dolaylı olarak suçlayacak, ya da aşağılayacak bir tek kelime kullanmadı.
Çok uygar bir dille kendi dönemlerinde yapılanları anımsattı.
Kalkınma Bankası Yönetimi gelen giden hükümetlere göre şekillenir... Ata Atun da CTP-DP döneminde DP kanadından görev yapmıştı.
O mailinde aldıkları önemli kararları da şöyle sıraladı:
A) Yapımı halen süren Kalkınma Bankası binasının mimari planlarının güncelleştirilerek izinlerinin alınmasının, parasal kaynağının ayrılmasının ve ihaleye çıkılmasının kararı.
B) Kredilendirmede zorluk çıkaran bürokratik işlemleri azaltmak amacı ile, yasaya rağmen Bakanlar kurulundan özel bir karar çıkartarak, kredilendirilecek sektörleri sınıflandırarak büroktarik işlemleri azaltmak kararı.
C) Onaylanan ödemelerin parasının çıkmasının bürokrasi nedeni ile gecikmesinden dolayı "AVANS" verilmesi kararı ve bu işlemin yürürlüğe konması kararı.
D) Başlatılan KOBİ kredilendirilmesi için gazetelere ilan verilmesi ve bölgesel bilgilendirme toplantılarının yapılması kararı.
E) Yer olmadığı gerekçesi ile LAÜ'den kayıt sildiren 1200 öğrenci nedeni ile "YURT" yapılması için teşvik kararının çıkarılması ve 9700 yataklık kredi verilmesi.
F) Japonya'nın 1946 yılında başlattığı ve içinde o günlerde küçük bir aile kuruluşu olan SONY şirketinin de yer aldığı "Küçük İşletmelerin Kurulması ve Kredilendirilmesi" uygulamasının esas alınarak ülkemize uygun bir kalkınmaya yönelik kredilendirme yönteminin belirlenmesi.
En önemlisi ise, icraatın, 1993'den beri süregelen şekli ile Genel Müdürde olması ve Yönetim Kurulunun sadece kredileri tasdik etmesi kavramından çıkartılarak, Yönetim Kurulunun yapılacak icraatlarda ve uygulamaya konacak yöntemlerde söz sahibi olması gerçekleştirilmiştir. Bu bankanın çalışma sisteminde bir devrim yaratmıştır.
Bilgisayar sistemi ve kullanılan program, açılan ihale ile tamamen yenilenerek çağdaşlaştırılmıştır.
Kalite Yönetimi (Quality Management, ISO 9001-2000) kararı alınmış, kurslar düzenlenmiş, gerekli eğitimler yaptırılmış ve görevden ayrılmamdan 3 ay sonra da yapılan teftiş sonrası bu belge bankaya kazandırılmıştır."
Mademki siyasi değişimlere paralel değişim alanlarını bu kadar geniş tuttuk en azında olgunluk çıtasını yukarılarda tutup, bayrak yarışı gibi her gelen bir öncekinden bayrağı devralıp yola devam etmeli.
* * *
Mevcut üniversitelerimiz içinde huzursuzluğu bir türlü geride kalmayan iki üniversite var biri Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) öteki ise Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ)...
İkisi de siyasilerin çöplük kapsamı içindedir.
Daha da ilginci bu iki üniversitede söz hakkı öncelikle hükümet eden partinin Mağusa ve Lefke bölgesi örgütleridir.
İstisnai birkaç isim hariç DAÜ'yü Mağusa'dan LAÜ'yü ise Lefke ve Güzelyurt bölgesinden isimler idare etmek ister. Ve bunu belirli ölçülerde başarırlar da...
Çok basit bir benzetme olacak ama bazılarına göre sanki de DAÜ, Namık Kemal Lisesi'nin, LAÜ'de Lefke Gazi Lisesi'nin devamıdır...
DAÜ ve LAÜ Vakıf Yönetimi için isim belirlenirken birinci kriter bölgeden olmadır.
Bu arkadaşların kişisel kapasiteleriyle ilgili önyargı ürünü hiç bir yaklaşımım yok.
Belirlenirlerken ki kriterler değişmedikten sonra farklı bölgelerden isimlerin seçilmesi çok da farklı bir sonuç ortaya çıkarmayacak aslında.
DAÜ'nün yönetimine muhalefet CTP'den gelmiyor. CTP'ye ülke genelinde muhalefet yapanlar DAÜ'de de yapıyor.
Ama LAÜ için durum öyle değil.
LAÜ'de yönetime gizli ya da açık tavır gene CTP'nin içinden.
Çok açık ortaya konmasa da LAÜ'de Yönetim Kurulu Başkanının Güzelyurt'tan Eren Adataş'ın olması ilk günden beri hazmedilmedi. Bu kamuoyu önünde açık olarak söylenmese de kapalı kapılar ardında bir biçimde ifade edildi.
Hiç kuşkusuz LAÜ'de yaşananların kaynağı Adataş'ın başkanlığının hazmedilmemesi değil. Ama huzursuzluğun tırmanıp, yönetim değişikliğine kadar gitmesi beklentisini de görmezlikten gelmek olası değil.
Kimin haklı kimin haksız olduğu bugün için bu yazımın sınırları dışında.
Siyasi olarak belirleyici olanlar kararını versin.
Yönetim, yönetimin kararları tartışılıyor...
Rektörün akademik sıfatı tartışılıyor... Rektörün akademik sıfatı ile adeta dalga geçiliyor.
Hiç kuşkusuz her konu tartışılmalı... Ama LAÜ'de durum oldukça farklı görülüyor... HAZIMSIZLIK var...
Başkan işe yaramıyorsa atandığı gibi görevden geri alınsın. Rektör, bazılarının dolaylı olarak ifade etmeye çalıştığı gibi "sahtekarsa" o da kurallara uygun bir şekilde yollandırılsın. Yok eğer hesaplar farklıysa LAÜ'ye gerçekten yazık ediliyor.
Bunlar LAÜ'deki eylemden daha önemli konular...
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası'nın (KTOEÖS) adı üzerinde esas örgütlenme alanı orta eğitim... Daha önce ilköğretimini de örgütlenme alanına almıştı... Şimdi yüksek öğretimi kucaklama çabasında... İlk bakışta ters geliyor... Ama yarın oturup sendikanın adını Kıbrıs Türk Eğitim Emekçileri Sendikası yaparlar bu ikilem de ortadan kalkar... Ya da LAÜ'de de DAÜ örneği LAÜ-SEN kurulur. Bu nedenle LAÜ'deki sendikalaşma meselesini çok önemli bulmuyorum.
LAÜ konusunu öncelikle CTP kendi içinde halletsin... Bu yaklaşımım CTP içinde konunun farklı tarafları olmasını özümsemediğim şeklinde algılanmasın... Farklı taraflar olsun ama oturup tartışıp bir noktaya varsınlar... Yok eğer CTP içinde farklı kanatların kalıcılığı doğal karşılanıyorsa bu da yeni bir gelişme olur...
Günün sözü:
İçten kemirilen ahşabın tamiri zordur
|