Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Denizde facia
Girne'de 30 villalık site inşaatı durduruldu
Kıbrıs Türk devleti kesinlikle kurulacak
Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu 2. Etap duble yolu hizmete açıldı
Güney'de AİHM şoku

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Adalet topallarsa...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Süleyha Hanım'ın ailesini tepki koyma noktasına getiren, benzer durumlarda hızlı çalışan yargı mekanizmasının kendi konularında "topallamasıdır."

Süleyha Bolçocuk'un ölümüne neden olan kazadan sonra yer alan ölümlü başka trafik kazalarında yargı süreci çalıştı, hala çalışan örnekler de var. Peki Süleyha Bolçocuk'un dosyası on aydır niye tozlu raflarda? Ailenin bu soruyu sormaya yerden göğe kadar hakkı var? Yetkililer de en erken zamanda yanıt vermek zorundadır

Tam on ay önce 14 Haziran 2007'de sabah beş buçuk sıralarında Güzelyurt'ta bir kaza olmuştu. Süleyha Bolçocuk, arkadaşlarıyla sağlıklı yaşam için yürüyüş yaparken Osman Kırmızı'nın kontrolden çıkan aracının kendine çarpması sonucu yaşama gözlerini yummuştu.

Osman Kırmızı'nın babası Yakup Kırmızı ile en az 35 yıl geriye giden bir arkadaşlığım var.

Baba yüreğinin böyle bir olayda nasıl gel gitler yaşadığını çok iyi anlarım.

Ancak anladığımı söyledikten sonra büyük harflerle kocaman bir "AMMAAAAAAAAA!" derim.

Çocuklarımızı suç nitelikli davranış noktalarında göstereceğimiz hoşgörü onlar için iyi mi yoksa kötü mü?

Eğer çocuğumuz dahi olsa sicilinde benzer suçların birikimi varsa o birikmede "Aman oğlum, aman kızım" diyerek şımartmalarımızın payı çok büyüktür.

Eğer çocuklarımızı toplumda sorun, tehlike yaratmadan var olmasını sağlayamazsak susup, ortak toplumsal kurumların, adaletin bazı analarının, babaların yapamadığını yapmasını kabul edeceğiz.

* * *

Süleyha Bolçocuk'un ailesi dün Başbakan Soyer'e bir mektup yolladı. Dağıtımını da Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Savcılık ve Polis Genel Müdürlüğü'ne yaptılar.

Kazayla ilgili detay anımsatması yapılan mektuptan bazı bölümleri sizlerle paylaşmak isterim:

" Detayları yukarıda belirtilen trafik kazasına sebep olan Osman Kırmızı'nın, olayın ardından tam on ay geçmesine karşın henüz yargılanmamasından dolayı, olayda yaşamını yitiren merhume Süleyha Bolçocuk'un mağdur olan tüm ailesi adına hem derin üzüntü duyduğumuzu hem de hala çok huzursuz olduğumuzu dikkatinize getirmek istiyorum.

... Ölümle sonuçlanan olayda, Polisin yaptığı açıklamaya göre (KIBRIS Gazetesi, 15 Haziran 2007, Cuma, Sayfa 17), 14 Haziran 2007 tarihinde, sabah saat 05:30 sıralarında, meydana gelen korkunç kazada, aşırı süratli ve alkollü, 25 yaşındaki Osman Kırmızı, GS 932 plakalı otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybetti ve banket içinde yürüyüş yapan Süleyha Bolçocuk (53) ile Nermin Ersoy'a (61) çarptı. Süleyha Bolçocuk olay yerinde yaşamını yitirirken, Nermin Ersoy yaralandı; Birsen Yarkın ise kazayı yara almadan atlattı.

... Yüksek alkollü, aşırı süratli ve sigortasız bir sürücünün sabahın geç saatlerinde, yolun karşı tarafında, banket üzerinde sabah yürüyüşü yapan kadınlara çarpması ve Süleyha Bolçocuk'un ölümüne sebep vermesi olayının ardından tam on ay geçmesine rağmen henüz yargı karşısına çıkarılmaması, hem üzücü hem de oldukça düşündürücüdür. Buna benzer bir olayın Avrupa'da yaşanması durumunda, zanlının derhal tutuklanarak çok kısa bir tarihte, ağır ceza mahkemesinde yargılandığını ve yargı kararının derhal uygulandığını hatırlatmakta yarar görüyorum.

... Ülkemizde yaşanan bu denli korkunç kazalara sebep veren sürücülerin hemen yargılanmaması, kanunsuz, dikkatsiz ve alkollü sürüş yapanları doğal olarak cesaretlendirmektedir.

... Olayın ardından tam on ay geçmesine rağmen, KKTC Polisinin, Osman Kırmızı'ya karşı henüz hukuk süreci başlatmamasını anlayabilmenin asla mümkün olmadığını ayrıca, ülkemizdeki hukuk düzeninden bu konuda hala adalet beklediğimizi de özellikle vurgulamak istiyorum.

... Olayda vefat eden Süleyha Bolçocuk'un mağdur olan tüm ailesi adına, konunun yeniden ele alınıp tahkikatın geliştirilmesini ve ölüm olayına sebep veren Osman Kırmızı'nın hala yargılanmamasının nedenlerinin detaylı olarak araştırılıp kamuoyuna açıklanmasını ve zanlının derhal yargı karşısına çıkarılıp adalete teslim edilmesini talep ediyorum."

* * *

Bir söz var... ALLAH KİMSEYE VERMESİN...

Bu olay iki taraf için de acı.

Süleyha Bolçocuk, yaşamını yitirdi. Geri hayata dönmesi mümkün değil. Değil on ay, onlarca ay, onlarca yıl geçse de onu bilen yakınları acısını unutmayacak.

Osman Kırmızı'nın hem kendi hem de ailesi için çok zor bir durum söz konusu. Benzer durumda adaletin yerine gelmesini ısrarla savunduğum zaman o olaydaki suçlunun ailesi, "Ölen öldü benim çocuğumda hapislerde mi çürüsün?" içerikli bir tepki koymuştu.

Onların penceresinde olaya öyle de bakılabilirdi. Ancak ana-babanın bu yaklaşımı duygusal terazinin tartısıydı, adaletin değil.

Süleyha Hanım'ın ailesini tepki koyma noktasına getiren, benzer durumlarda hızlı çalışan yargı mekanizmasının kendi konularında "topallamasıdır."

Süleyha Bolçocuk'un ölümüne neden olan kazadan sonra yer alan ölümlü başka trafik kazalarında yargı süreci çalıştı, hala çalışan örnekler de var. Peki Süleyha Bolçocuk'un dosyası on aydır niye tozlu raflarda? Ailenin bu soruyu sormaya yerden göğe kadar hakkı var? Yetkililer de en erken zamanda yanıt vermek zorundadır.

Günün sözü:

Geciken adalet, adalet değil

   450 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Temmuz 2008, Pazar   Otuz dört sene yetmedi...
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar...
18 Temmuz 2008, Cuma   CTP, nasıl şamar oğlanı oldu? (*)
17 Temmuz 2008, Perşembe   "Battık Hasan beyi, battıkkkk!"
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Biri yıkılırsa arkası gelecek...
15 Temmuz 2008, Salı   1974'ün üzerinden dile kolay 34 yıl geçmiş...
14 Temmuz 2008, Pazartesi   Sigara Fabrikası'ndaki hastane günlerinden Tıp Fakültesi'ne...
13 Temmuz 2008, Pazar   Yasemini, Mağusa'da buldum...
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Taksiciden al haberi...
11 Temmuz 2008, Cuma   Kıbrıs Türk basını ve KIBRIS gazetesi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS'TA DARBEYİ KİM YAPACAKTI?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Otuz dört sene yetmedi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Erdoğan'ın ziyareti, "Türkiye olar...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

1974'ten birkaç yaprak

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

İKİ ÇİPİL GÖZDEN ANILARIMDA KALAN

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital