|
Alanlı'nın istifası siyasi kirliliğe bir okkalı çamur daha ekledi.
Tabii bu istifanın ardından Alanlı, beklendiği gibi ÖRP'ye katılırsa ÖRP Mecliste grup kurma hakkını elde edecek. Grup kurma hakkı demek ÖRP'nin Meclis komitelerinde, başkanlık divanında, yurt dışı temaslarda yer alması demek.
ÖRP'nin Genel Kurul salonundaki varlığını kabul etmekte zorlanan UBP, ÖRP ile meclisin her alanında birlikte olmayı 'bir bardak su içerek' hazmedecek mi?
Ortaya bir görüş koyduğunuz zaman, farklısını seslendirene kadar o görüşleriniz geçerlidir.
Milletvekillerinin partilerinden istifa edip siyasi dengeyi etkileyecek şekilde parlamentoda varlığını sürdürmesini hem sisteme hem siyasi etiğe aykırı buluyorum.
Bizdeki demokratik parlamenter sistem içinde parlamentoya şekil veren seçimde nisbi sistem esastır.
Barajı geçen partiler aldıkları oy oranında mecliste sandalye sahibi olur.
Mevcut sistemde halkın seçtiği milletvekillerinden önce halkın partilere dağıttığı milletvekillikleri var.
Basit çoğunluk sistemi olsa yüzdeliği ne olursa olsun en çok oyu alan parti tüm sandalyelerin sahibi olurdu. Ama bizdeki sistem bu değil. Barajı geçen her görüşün mecliste olmasına açık bir sistemimiz var.
Mevcut seçim sisteminde bağımsız bir adayın seçilmesi adeta imkansız. Bu nedenle seçilen milletvekilleri doğrudan halkın seçtiği kişiler değil. Sistem parti ağırlıklıdır. Milletvekilleri seçildikleri partiye ait sandalyede oturur.
Eğer ciddi görüş ayrılığı varsa partisinden değil milletvekilliğinden istifa etmeli.
* * *
Önceki gün UBP'den İskele Milletvekili Hüseyin Avkıran Alanlı, partisinden istifa etti.
İstifadan 12 saat önce can ciğer arkadaş görünümü yansıtan Avkıran ile UBP Genel Sekreteri'nin açıklamalarını bakıyorum... Sokak ağzından beter...
Alanlı, gider ayak UBP için bakınız neler söyledi...
"... UBP marjinalleşti... Parti uçlara kaydı... Muhalefette basiretsiz... Koltuk kavgası başladı... Vizyon ve politika kalmadı... Parti içi demokrasi işlemiyor... Proje ve somut öneri yok... UBP halktan koptu... Partililere sahip çıkılmıyor... Saygı kalmadı.. Tek adamlık mevcut."
Alanlı'nın istifasının ardından bu yazıyı dünde sizlerle buluşturmayı düşündüm... Sonra vazgeçtim... Hatta hiç yazmamayı da düşündüm... Önemsenmeye değer bulmuyorum ama onaylamadığım bir davranış biçimi karşısında suskun kalmayı da hiç kabul etmedim...
Alanlı ne derse desin asla ve katla inandırıcı değil.
Politikaya paralel ailece iş hayatları da var. Ciddi kriz içinde oldukları çek yasağı listesinden belli.
Çek yasağından yola çıkıp bir tek satır yazmadım, bir tek kelime konuşmadım. Ülke ciddi bir krizden geçiyor Alanlı ailesinin de bundan etkilenmesi çok doğal.
UBP ile ayrılık noktasının bir gün öncesine kadar her şey tamam olacak ama bir gün sonra UBP için ne kadar olumsuzluk varsa sıralanacak.
Hade canım sen da kimse bunu yutmaz...
Yaptığı bir açıklamada bir de ekleme yaptı: "Bağımsız kalmayacağım."
Sağır sultanın da duyduğu nedenlerle bağımsız kalamaz ki...
* * *
Bu istifalar UBP için talihsiz istifalar. Hiç bir parti milletvekillerinin istifasını istemez. Ancak bu satırların yazarı olarak şuna içtenlikle inanıyorum ki bu istifalar UBP'ye zarar vermez. Tam tersi güçlendirir.
Eğer Alanlı önce parti için uzun soluklu bir mücadele verip, bunu kamuoyu ile paylaşmış olsaydı istifasının temelinde siyasi neden olduğu kabul ve saygı görürdü.
Çavuşoğlu'nun dediği gibi, "Beş yılda beş kelime eleştiri yapmayan insan böyle bir eleştiri yapma hakkını nereden buluyor?"
Beğenelim ya da beğenmeyelim UBP ülkemiz çok partili sisteminde köklü partilerden biridir. Çok yönlü saldırılara rağmen ciddi oy desteğini korumayı başardı.
UBP, kapalı kapıların ardında birkaç kişinin ince hesabıyla genel başkan seçme yerine parti içi demokrasiyle ciddi tavır ve yarışla başkan seçiyor.
* * *
Ülkemiz siyasal yaşamı uzun süredir artçı depremler yaşıyor.
Bir kez daha yineleyeyim meclisteki partiler arasındaki tartışmalar, ya da transferlerle halkın gündemi örtüşmüyor.
Siyasetin seçilmişleri halkla yabancılaşmak için ne gerekirse yapıyor.
Alanlı'nın istifası siyasi kirliliğe bir okkalı çamur daha ekledi.
Tabii bu istifanın ardından Alanlı, beklendiği gibi ÖRP'ye katılırsa ÖRP Mecliste grup kurma hakkını elde edecek. Grup kurma hakkı demek ÖRP'nin Meclis komitelerinde, başkanlık divanında, yurt dışı temaslarda yer alması demek.
ÖRP'nin Genel Kurul salonundaki varlığını kabul etmekte zorlanan UBP, ÖRP ile meclisin her alanında birlikte olmayı 'bir bardak su içerek' hazmedecek mi?
UBP, Alanlı'nın istifasıyla, "Ne biçim adam seçersiniz, ama?" türünden sorularla yıpratılamaz. Alanlılar, kavun olsa koklayıp karar verecekler...
Tabii bu tür istifaların bizler tarafından nasıl karşılandığının bir yere kadar değeri var. Esas önemli olan bu istifaların ilk genel seçimde halk tarafından nasıl karşılanacağıdır...
Eğer halk "tamamdır" derse bize söyleyecek tek söz kalır, "BÖYLE BAŞA BÖYLE TRAŞ. HER TOPLUM HAK ETTİĞİ İNSANLARCA YÖNETİLİR... DEVAM EDİN DA TAMAMDIR!!!"
Günün sözü:
Dar alanda sıçrayan her çamur herkesi kirletir
|