Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Madende 60 yıl önce birlikte yazılan tarih...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıslı bir Türk'ün anıları da var belgeselde... Kıbrıslı Rumlarla çok uyumlu, kardeş gibi çalıştıklarını anlatıp sonradan başlayan toplumlar arası gerginlik ve çatışmalarla ilgili aynen şöyle konuştu: "... Millet sonradan delirdi."

Dün akşam Güney Lefkoşa'da PEO genel merkezinde belgesel bir filimle 60 yıl önce Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum maden işçilerinin birlikte yazdıkları tarihi yaşadım.

Müthiş etkilendim...

Pashalis Papapetru'nun rejisörlüğünde hayat bulan "Madencilerin Anıları" harika bir derleme... Filimde hem Kıbrıs'ın yer altı zenginlikleri olan maden hem de maden ocaklarında çalışan gerçek işçilerin yaşamları ve mücadelesi ekrana taşındı.

* * *

Filimde o yılların madencileri anılarını aktardı.

Jeolog Dr. Yorgos Konstantinu ise filme bilgisiyle özel katkı koydu. Pashalis Papapetru o katkının altını çizip şunları söyledi:

" Eminim ki onun bilimsel katkıları olmasaydı bu film yoksul kalacaktı, ülkemiz açısından genel olarak madenlerin ve özellikle de bakırın önemini ortaya koyamayacaktı."

* * *

Belgesele anılarıyla en büyük katkıyı Trikomolu Pandelis Varnava yaptı. Kapıların açık olmasının verdiği kolaylıkla 1940'larda çalıştığı maden ocaklarının yerlerini yeniden gezip anımsadıklarını aktardı.

O yılları anlatan yaşlı bir Rum'un şu söylediklerine bakınız:

" 12 lira biriktirmek için en az 2 sene çalışmak gerekiyordu. Çok zor şartlarda çalışıyorduk. Gece eve gider dinlenmeden gene madene dönerdik. Hayvan gibi işletilirdik. Bir söz var HAYVANA YEM VERİRLER AMA YİYEMESİN DİYE DE İPİNİ KISA TUTARLAR... Bizim durumumuz aynen öyleydi."

Bir başkası anlattı:

"... Bazı maden ocaklarında madeni katırlar taşırdı. Çok ağır olan yükü çekemeyen katırların bazılarının ayakları kırılırdı. Ayakları kırılan katırlar vurularak öldürülür, öldürülen her katır için sahibine 100 lira tazminat verilirdi. Madende çalışırken ölen işçilerin de tazminatı 100 liraydı. Ama o parayı almak için iyi avukat tutmak gerekirdi. Anlayacağınız insanın katır kadar değeri yoktu."

Kıbrıslı bir Türk'ün anıları da var belgeselde... Kıbrıslı Rumlarla çok uyumlu, kardeş gibi çalıştıklarını anlatıp sonradan başlayan toplumlar arası gerginlik ve çatışmalarla ilgili aynen şöyle konuştu: "... Millet sonradan delirdi."

* * *

Madenlerdeki işçilerin örgütlülüğü ve mücadelesi Kıbrıs'ta işçi sınıfı mücadelesinin hem örgütlenme hem de eylem bakımından bir anlamda başlangıç noktasıdır.

O yıllarda Kıbrıs adasında çalışanların % 17'si maden ocaklarında çalışıyordu. Madenlerde çalışanlar işi olmayanlarla tarımdan beklediği geliri elde edemeyenlerdi.

İşçilerin hem çalışma hem de yaşam koşulları çok ağırdı.

Baf gibi uzak yerlerden madene işlemeye gidenlerin yatacak yeri yoktu. Kahvehanelerde sandalye hatta yerde yatan işçiler olduğu anlatıldı. Bir tanesi, " Benim uyku için üç parça eşyam vardı. Yere serdiğim hasır, başımın altına koyduğum bir yastık ve bir pataniya" dedi.

İşçiler haftalık toplam 44 saat çalışma dahil daha iyi çalışma koşulları için mücadelelerini ileri taşıma noktasına gelirken dönemin Amerikan Maden Şirketi CMC'nin Amerikalı Müdürünün söylediği şu sözlerin altı çizildi belgeselde: "Amerika dünya genelinde komünistlere karşı milyonlarca dolar harcıyor, burada da birkaç bin dolar harcarsak ne olur?"

* * *

1948 yılında Rum ve Türk işçiler omuz omuza Kıbrıs tarihinin en şanlı eylemini gerçekleştirdiler. Polis ateş açtı... Kıbrıslı Türk ve Rum işçiler yaralandı... Ama pes etmediler... Mücadeleye çocuklar, kadınlar da omuz verdi ve sonunda dün akşam konuşan PEO Genel Sekreteri Pambis Kiritsis'in vurguladığı gibi, " Ülkemizde daha önce benzeri yaşanmamış boyutlardaki 1948'in kahramanca verilen sınıfsal mücadelesiyle, onlar örgütlenme haklarının, ücret ve çalışma koşulları için toplu müzakere haklarının tanınmasını başardılar. Kısacası sendikal hareketin varlığının ve rolünün tanınmasını başardılar."

* * *

Dün akşam ki ilk gösterim öncesi konuşma yapanlardan biri de DEV- İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'di.

Salonu tıka basa dolduran kalabalıktan büyük alkış alan Seyis'in konuşmasından bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum:

"... Sınıfını ve geçmişteki onurlu kavgasını bilmeyenler, geleceğini doğru kuramaz. İşte bunun için Kıbrıs işçi sınıfının Türk ve Rum işçilerin ortak kavgasını konu alan bu etkinlik çok anlamlı.

... 1948 Maden Grevinde Kıbrıs işçi sınıfı bir bütün olarak acıyı da sevinci de paylaştı. Sırasında bir dilim ekmeği, 3-5 zeytini kardeşçe bölüşerek yediler. Birlikte vuruldular, birlikte hapis yattılar, sermayenin polisine karşı birlikte savaştılar. Tümü de eşleri ve hatta çocuklarıyla birlikte canları, kanları pahasına bu onurlu kavgayı vererek "Kıbrıs İşçi Sınıfı Tarihini" yazdılar.

İşte bugün ve gelecekte de bunların tüm Kıbrıslılar tarafından bilinmesi açısından bu etkinlik çok önemli. Kıbrıslıların kardeş olduğunun ve tüm yaşanan acıların aslında Ulusal değil, Sınıfsal olduğunun bilinmesi açısından bu etkinlik çok önemli.

... Kıbrıslıyız ve biliyoruz ki mutlaka Kıbrıs İşçi Sınıfı olarak ülkemizi yeniden birleştireceğiz. Çünkü bizler yüzyıllardır ayni acıları ve ayni sevinçleri paylaştık, ayni gelenek ve görenekleri sürdürdük. Ve tabii ki ayni kültürle yoğrulduk. Ve biz Kıbrıslılar çok anlamlı bir ortak geçmişe birlikte imza attık.

Şimdi bizlere düşen, bu kader birlikteliklerimizi unutmamak ve hiç unutturmamaktır."

Günün sözü:

Güzellikler unutulursa, yerini hatırlatılan çirkinlikler alır

   255 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Panayırcılıktan festivale...
19 Ağustos 2008, Salı   Parti içi demokrasinin önemi...
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Citius, Altius, Fortius...
17 Ağustos 2008, Pazar   Özgüvenimiz nerede kan kaybediyor?
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Şehit Mehmet Kaşif Sokağı
15 Ağustos 2008, Cuma   Kamunun çıkar hesabı her türlü hesabın önündedir
14 Ağustos 2008, Perşembe   Bankacılık ekonominin omurgasıdır
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Para yolcuysa, bankalar handır
12 Ağustos 2008, Salı   KTHY için aklın yolu...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital