|
Belki zamanında Lefkoşa birleşik, bir bütün düşünülüp hisar altlarının Güney bölümü ağrılıkla otopark, Kuzey'de kalan bölümler ise ağırlıkla yeşil alan olarak plana yerleştirildi.
Gerçek öyle değil ama. Şimdi Lefkoşa'nın Kuzey surlar içinin ciddi bir otopark sorunu var.
Şehrin içine, tarihi dokuyla uyumu tartışılır çok katlı oto parklar yerine sur diplerinin bu amaçla kullanıma bana daha tarihi eser dostu geliyor.
Kuzey Kıbrıs'ın bütününü bir yana bırakın Lefkoşa'da, özellikle Lefkoşa'nın surlar içinde iki önemli gerçekle yüz yüzeyiz.
Bir... Surlar içi, hisarlardan başlayarak çok zengin bir tarihi dokuya sahiptir. Çok detaya inmeden belirlemeye kalkılsa her bina tarihi değer taşır. Tarihi bina özelliğinde olmayanlar da tarihi binaların komşusudur. Eğer bir geliştirme yapılacaksa o tarihi dokuya uygun olması gerekir.
Yani Lefkoşe Surlar içinde taş üstüne taş konacaksa Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan onay alınmalı.
Aman ne olur kimse bu yaklaşımımı tarihi eserler korunmamalıdır şeklinde bir sitemin göndermesi olarak algılamasın.
Duyarlı olacağız ama ölçü olması gereken yerde olacak.
Bu konuya devam etmeden ikinci önemli gerçeği de belirteyim... Lefkoşa Surlar içi sanırım bütünüyle en üst derecede askeri bölgedir.
Anlayacağınız eğer birileri hassasiyet çıtasını yukarda tutarsa Lefkoşa'da ya Anıtlar Yüksek Kurulu'na ya da askeri makamlara toslarsınız.
* * *
Tarihi eserler sadece bizde yok.
Avrupa'da ve de dünyanın her yerinde tarihi doku var.
Dünya evi BM'den dünyaya yayılan bir anlayışla insanlığın tarihi dokuya evrensel bir anlayışla sahip çıkması söz konusu.
Tarihe birlikte yaşayarak sahip çıkmanın yolu bulunuyor... Tarih, insanla yaşayarak korunuyor...
Eski eser uzmanı değilim. Ama bilirim ki eski eserler de kendi içinde kategorize edilirler.
Bazı eski eserler müzelerde özel koruma alanları içinde, korunup sergilenir. Bazı çok değerli eserlerin ise asıllarına sadık kopyaları sergilenir, orijinaller gelecek kuşaklara aktarılmak için özenle ayrı yerlerde saklanır.
Lefkoşa'da hisarlardan başlayarak kentin içinde tarihi eserler bulunuyor.
Bunlar pek tabii korunacak.
Ancak zaman zaman bu koruma anlayışında ölçünün kaçtığı görüşüne yakın oluyorum.
Bu satırları yazarken zorlanıyorum. Neden zorlanıyorum? Anıtlar Yüksek Kurulu üzerindeki baskıyı artırıp şikayet edilen abartılı duyarlılığın yerini bu kez duyarsızlık alsın da istemem.
* * *
Lefkoşa'yı çepe çevre saran surların neredeyse yarısı bizde, öteki yarısı da Güney Lefkoşa'dadır.
Senelerdir Lefkoşa Surlar içinin değişen insan doksundan, dışarı kaçan ekonomik hareketliliğinden şikayet ettik.
Özellikle Lokmacı'nın açılmasıyla beraber hareketlilik gelince ortaya çıkan sorunlardan biri oto park yerlerinin yetersizliği oldu.
Hem pratik hem de hızlı çözüm üretmede becerimiz yetersiz.
Her türlü krizde hep sınıfta kalınır. Lokmacı'nın açılması sonrası yaşananlar yine bir sınıfta kalmayı yansıtıyor.
* * *
İlk aklıma gelen tek yönlü ve yeterli genişliği olan yolların bir tarafındaki çift sarı şeritlerin silinmesi ve araç parkına en azından kalıcı çözüm bulunana kadar izin verilmesi.
Bu önlem pek düşünülmedi anlaşılan.
Çarşı içinde bir yanı park edilmeye uygun yolların parka uygun bölümleri de dükkân sahiplerinin koyduğu parkı engelleyen cisimlerle dolu. Sandalyeden, karton kutuya kadar her şey yol içine konulabiliyor.
Araçlara ceza yazmada zehir zemberek olan zabıtalar da bunlara hiç ses çıkarmıyor.
Konu surlar içinin trafik sorunu olunca aklıma gelen bir noktaya daha değineyim.
Saray Otel, dünyada belki de girişi araç parkına göre düzenlenmeyen, önünde ya da yakınında otele ait özel park yeri olmayan ender otellerden biridir.
Saray Otel orada varken şimdi oralarda olanların ezici çoğunluğu yoktu.
Taksiciler alınmasın ama şehrin en önemli meydanında oransal olarak o kadar geniş alan taksicilere sürekli park yeri olarak verilmez.
Bir ya da iki hade üç araçlık park yeri verilir. Sırayla taksiler orada durur. Ötekiler daha geride meydana ulaşımı uygun yerde telefonla çağrılmayı bekler. Çağdaş uygulama budur.
Böylece meydanda araç parkına uygun yerlerden kısa süreli olarak park ihtiyacı duyanlar yararlanır.
* * *
Gelelim surların alt kısımlarının oto park olarak kullanılmasına.
Nasıl ki anayollarda devletin bütününün sorumluluğu var Lefkoşa'nın sorunlarının çözümünde de devlet birimlerinin çare üretici bir rolüne gerek var.
Güney Kıbrıs, uluslararası toplumun üyesidir.
Bu nedenle uluslararası denetim daha kolay etkinlik fırsatına sahiptir.
Güney Lefkoşa'da surların altındaki bölümlerin bazı yerleri yeşil alan olarak düzenlenmiştir. Eskilerin deyişiyle çocuk bahçesi ya da millet bahçesi gibidir.
Bir bölümde tenis sahaları var. Kıbrıs'ın en ünlü ve en eski tenis sahaları Baf Kapısı'na yakın bir yerde surların dibindeki boş alandadır.
Ve Güneyde hisarların dibindeki alanların en büyük kısmı otopark olarak kullanılıyor.
Onlar asfalt dökerek oto park alanlarını düzenledi. Belki biz Kuzeyde tarihi dokuya uygun başka malzeme kullanırız.
Bilmem hangi tarihte bizim hisar altları başka amaçla değerlendirilmek için düşünülmüş, planlanmış olabilir. Gelişen koşullar oto park olarak kullanımını daha acil olarak işaret ediyorsa, oturulur gerekli kararlar verilir.
* * *
Belki zamanında Lefkoşa birleşik, bir bütün düşünülüp hisar altlarının Güney bölümü ağrılıkla otopark, Kuzey'de kalan bölümler ise ağırlıkla yeşil alan olarak plana yerleştirildi.
Gerçek öyle değil ama. Şimdi Lefkoşa'nın Kuzey surlar içinin ciddi bir otopark sorunu var.
Şehrin içine, tarihi dokuyla uyumu tartışılır çok katlı oto parklar yerine sur diplerinin bu amaçla kullanımı bana daha tarihi eser dostu geliyor.
Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları'nın her yapmak istediğine karşı çıkıp topu oyun alanı dışına atmak yerine, doğru ve yararlı kararların birlikte üretilmesini sağlamak doğru olandır.
Eğer ortada iletişim, eşgüdüm sorunu varsa bu soruna çare bulmak da sorumlu konumda olanlara düşen görevdir.
* * *
Dün çok değer verdiğim sevgili bir arkadaşım arayıp, yazılarımda yumuşama hissedildiğini söyledi.
Kararlı duruşumda, halkın yanında oluşumda, haksızlık karşısında haklının yanında, kişisel çıkar hesapsız durma çizgimde bir değişiklik yok. Hep bildim ki kavga ederek, küfürle, hakaretle çözüm bulunmaz. Eskiden beri bu çizgideyim. Ama bu dönem konulara daha barışçıl dille yaklaşmaya daha çok özen gösteriyorum. Her türlü provokasyona karşı da pozisyonumu koruyorum. Hayatın her alanında herkese sorunlar karşısında hoşgörüsü eksik olmayan bir duruş öneririm. Kimse yanlış anlamasın bu önerdiğim duruş, pes etmek, teslime yakın olmak anlamını taşımaz, tam tersi çok daha uzun soluklu mücadele enerjisi verir...
Bugün yeni bir haftaya merhaba diyoruz... Yeni haftada her türlü kazancınız emeğinizin karşılığı olsun... Mutluluk ve başarınızın tepesinde sağlık tacı hiç eksik olmasın...
Günün sözü:
Toplumcu düşünce aklın yolunu kolay bulmayı sağlar
|