Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Lefkoşa... Tarihe birlikte yaşayarak sahip çıkmak...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Belki zamanında Lefkoşa birleşik, bir bütün düşünülüp hisar altlarının Güney bölümü ağrılıkla otopark, Kuzey'de kalan bölümler ise ağırlıkla yeşil alan olarak plana yerleştirildi.

Gerçek öyle değil ama. Şimdi Lefkoşa'nın Kuzey surlar içinin ciddi bir otopark sorunu var.

Şehrin içine, tarihi dokuyla uyumu tartışılır çok katlı oto parklar yerine sur diplerinin bu amaçla kullanıma bana daha tarihi eser dostu geliyor.

 

Kuzey Kıbrıs'ın bütününü bir yana bırakın Lefkoşa'da, özellikle Lefkoşa'nın surlar içinde iki önemli gerçekle yüz yüzeyiz.

Bir... Surlar içi, hisarlardan başlayarak çok zengin bir tarihi dokuya sahiptir. Çok detaya inmeden belirlemeye kalkılsa her bina tarihi değer taşır. Tarihi bina özelliğinde olmayanlar da tarihi binaların komşusudur. Eğer bir geliştirme yapılacaksa o tarihi dokuya uygun olması gerekir.

Yani Lefkoşe Surlar içinde taş üstüne taş konacaksa Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan onay alınmalı.

Aman ne olur kimse bu yaklaşımımı tarihi eserler korunmamalıdır şeklinde bir sitemin göndermesi olarak algılamasın.

Duyarlı olacağız ama ölçü olması gereken yerde olacak.

Bu konuya devam etmeden ikinci önemli gerçeği de belirteyim... Lefkoşa Surlar içi sanırım bütünüyle en üst derecede askeri bölgedir.

Anlayacağınız eğer birileri hassasiyet çıtasını yukarda tutarsa Lefkoşa'da ya Anıtlar Yüksek Kurulu'na ya da askeri makamlara toslarsınız.

* * *

Tarihi eserler sadece bizde yok.

Avrupa'da ve de dünyanın her yerinde tarihi doku var.

Dünya evi BM'den dünyaya yayılan bir anlayışla insanlığın tarihi dokuya evrensel bir anlayışla sahip çıkması söz konusu.

Tarihe birlikte yaşayarak sahip çıkmanın yolu bulunuyor... Tarih, insanla yaşayarak korunuyor...

Eski eser uzmanı değilim. Ama bilirim ki eski eserler de kendi içinde kategorize edilirler.

Bazı eski eserler müzelerde özel koruma alanları içinde, korunup sergilenir. Bazı çok değerli eserlerin ise asıllarına sadık kopyaları sergilenir, orijinaller gelecek kuşaklara aktarılmak için özenle ayrı yerlerde saklanır.

Lefkoşa'da hisarlardan başlayarak kentin içinde tarihi eserler bulunuyor.

Bunlar pek tabii korunacak.

Ancak zaman zaman bu koruma anlayışında ölçünün kaçtığı görüşüne yakın oluyorum.

Bu satırları yazarken zorlanıyorum. Neden zorlanıyorum? Anıtlar Yüksek Kurulu üzerindeki baskıyı artırıp şikayet edilen abartılı duyarlılığın yerini bu kez duyarsızlık alsın da istemem.

* * *

Lefkoşa'yı çepe çevre saran surların neredeyse yarısı bizde, öteki yarısı da Güney Lefkoşa'dadır.

Senelerdir Lefkoşa Surlar içinin değişen insan doksundan, dışarı kaçan ekonomik hareketliliğinden şikayet ettik.

Özellikle Lokmacı'nın açılmasıyla beraber hareketlilik gelince ortaya çıkan sorunlardan biri oto park yerlerinin yetersizliği oldu.

Hem pratik hem de hızlı çözüm üretmede becerimiz yetersiz.

Her türlü krizde hep sınıfta kalınır. Lokmacı'nın açılması sonrası yaşananlar yine bir sınıfta kalmayı yansıtıyor.

* * *

İlk aklıma gelen tek yönlü ve yeterli genişliği olan yolların bir tarafındaki çift sarı şeritlerin silinmesi ve araç parkına en azından kalıcı çözüm bulunana kadar izin verilmesi.

Bu önlem pek düşünülmedi anlaşılan.

Çarşı içinde bir yanı park edilmeye uygun yolların parka uygun bölümleri de dükkân sahiplerinin koyduğu parkı engelleyen cisimlerle dolu. Sandalyeden, karton kutuya kadar her şey yol içine konulabiliyor.

Araçlara ceza yazmada zehir zemberek olan zabıtalar da bunlara hiç ses çıkarmıyor.

Konu surlar içinin trafik sorunu olunca aklıma gelen bir noktaya daha değineyim.

Saray Otel, dünyada belki de girişi araç parkına göre düzenlenmeyen, önünde ya da yakınında otele ait özel park yeri olmayan ender otellerden biridir.

Saray Otel orada varken şimdi oralarda olanların ezici çoğunluğu yoktu.

Taksiciler alınmasın ama şehrin en önemli meydanında oransal olarak o kadar geniş alan taksicilere sürekli park yeri olarak verilmez.

Bir ya da iki hade üç araçlık park yeri verilir. Sırayla taksiler orada durur. Ötekiler daha geride meydana ulaşımı uygun yerde telefonla çağrılmayı bekler. Çağdaş uygulama budur.

Böylece meydanda araç parkına uygun yerlerden kısa süreli olarak park ihtiyacı duyanlar yararlanır.

* * *

Gelelim surların alt kısımlarının oto park olarak kullanılmasına.

Nasıl ki anayollarda devletin bütününün sorumluluğu var Lefkoşa'nın sorunlarının çözümünde de devlet birimlerinin çare üretici bir rolüne gerek var.

Güney Kıbrıs, uluslararası toplumun üyesidir.

Bu nedenle uluslararası denetim daha kolay etkinlik fırsatına sahiptir.

Güney Lefkoşa'da surların altındaki bölümlerin bazı yerleri yeşil alan olarak düzenlenmiştir. Eskilerin deyişiyle çocuk bahçesi ya da millet bahçesi gibidir.

Bir bölümde tenis sahaları var. Kıbrıs'ın en ünlü ve en eski tenis sahaları Baf Kapısı'na yakın bir yerde surların dibindeki boş alandadır.

Ve Güneyde hisarların dibindeki alanların en büyük kısmı otopark olarak kullanılıyor.

Onlar asfalt dökerek oto park alanlarını düzenledi. Belki biz Kuzeyde tarihi dokuya uygun başka malzeme kullanırız.

Bilmem hangi tarihte bizim hisar altları başka amaçla değerlendirilmek için düşünülmüş, planlanmış olabilir. Gelişen koşullar oto park olarak kullanımını daha acil olarak işaret ediyorsa, oturulur gerekli kararlar verilir.

* * *

Belki zamanında Lefkoşa birleşik, bir bütün düşünülüp hisar altlarının Güney bölümü ağrılıkla otopark, Kuzey'de kalan bölümler ise ağırlıkla yeşil alan olarak plana yerleştirildi.

Gerçek öyle değil ama. Şimdi Lefkoşa'nın Kuzey surlar içinin ciddi bir otopark sorunu var.

Şehrin içine, tarihi dokuyla uyumu tartışılır çok katlı oto parklar yerine sur diplerinin bu amaçla kullanımı bana daha tarihi eser dostu geliyor.

Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları'nın her yapmak istediğine karşı çıkıp topu oyun alanı dışına atmak yerine, doğru ve yararlı kararların birlikte üretilmesini sağlamak doğru olandır.

Eğer ortada iletişim, eşgüdüm sorunu varsa bu soruna çare bulmak da sorumlu konumda olanlara düşen görevdir.

* * *

Dün çok değer verdiğim sevgili bir arkadaşım arayıp, yazılarımda yumuşama hissedildiğini söyledi.

Kararlı duruşumda, halkın yanında oluşumda, haksızlık karşısında haklının yanında, kişisel çıkar hesapsız durma çizgimde bir değişiklik yok. Hep bildim ki kavga ederek, küfürle, hakaretle çözüm bulunmaz. Eskiden beri bu çizgideyim. Ama bu dönem konulara daha barışçıl dille yaklaşmaya daha çok özen gösteriyorum. Her türlü provokasyona karşı da pozisyonumu koruyorum. Hayatın her alanında herkese sorunlar karşısında hoşgörüsü eksik olmayan bir duruş öneririm. Kimse yanlış anlamasın bu önerdiğim duruş, pes etmek, teslime yakın olmak anlamını taşımaz, tam tersi çok daha uzun soluklu mücadele enerjisi verir...

Bugün yeni bir haftaya merhaba diyoruz... Yeni haftada her türlü kazancınız emeğinizin karşılığı olsun... Mutluluk ve başarınızın tepesinde sağlık tacı hiç eksik olmasın...

Günün sözü:

Toplumcu düşünce aklın yolunu kolay bulmayı sağlar

   400 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Denizden para değil cesaret kazandım...
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
04 Temmuz 2008, Cuma   Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bilmiyoruz...
03 Temmuz 2008, Perşembe   Rauf Denktaş'tan mektup var...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...
01 Temmuz 2008, Salı   Sıkıntı lafı kıvırmada...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Bunun adı adres olmaktır...
29 Haziran 2008, Pazar   Dün, bugün, yarın... İşte Budapeşte...
28 Haziran 2008, Cumartesi   KTHY'nin talihsizliği nerede?
27 Haziran 2008, Cuma   Kalitesizlikten öte kullanılamaz su...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital