Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Erdoğan ABD'yi uyardı: İnceldiği yerden kopar [2]

Bir tadım futbol ve Türkiye'de futbolun misyonu....

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de futbol birilerinin ayakları altında kalıp, onları yükseltme yönünde işe yaradığı sürece bir Türk takımı Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olsa da Türk Futbolu genel düzey olarak Avrupa'nın uzağında kalmaktan kurtulamayacak...

İSTANBUL- İstanbul'da yoğun bir çalışma programı ile ağırlıkla Kıbrıs'ı konuştuk. ABD Lefkoşa Büyükelçiliği'nin organizasyonu olan İstanbul Gazeteciler Sempozyumu'na Kıbrıs'ın iki yakasından, Türkiye ve Yunanistan'dan gazeteciler katıldı.

Pazar günü çalışmanın bitiş saati 17.30'du.

İstanbul'da bulunmayı değerlendirip bir taşla iki kuş vurmak istedik.

Geçen hafta Galatasaray yenilgisiyle şampiyonluk yarışında yara alan Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği ile maçı vardı.

Kıbrıs'tan İstanbul'a uçarken maç izleme niyetimiz olduğu için maçı izleme için ön girişimlerimizi KTSYD aracılığıyla yapmıştım.

Sempozyumda çalışma biraz uzadı.

Maça yetişir miyiz yetişmez miyiz diye düşündük. İstanbul başka şehre benzemez. İstanbul'da gidilecek yerin uzaklığı mesafe olarak değil zaman olarak önemli.

Hele köprüden geçme varsa risk daha büyük. Bazen köprüden geçme bir saatten fazla zaman alabilir.

Saat altıya on kala Ali Baturay, Sami Ozuslu ve Osman Kurt'la taksiye binip yola çıktık.

Taksi sohbetine bayılırım. Çünkü taksiciler en güçlü haber, daha doğrusu kamuoyundan izlenim edinme kaynağı.

Taksiciye klasik ilk soruyu soruyoruz, "Memleket neresi?". Yanıt geldi, "Antepli".

Kıbrıslı olduğumuzu öğrendiği için bir anısını da paylaştı bizlerle: "Bir gün yolculardan biri aynı soruyu sordu. Ben de yine Antepli yanıtını verdim. Meğer adam emekli bir albaymış. Öfkeyle, "Ne demek Antepli. Gaziantepli diyeceksin" dedi. Tamam efendim, dedim."

Şoför espri ve vurgu ile sıraladı: "GAZİantep, ŞANLIurfa, KAHRAMANmaraş."

***

Ulaşım bakımından korktuğumuz başımıza gelmedi, Taksim'den Fenerbahçe'nin Şükrü Saraçoğlu Stadı'na yirmi dakikada gittik.

Futbol dünyanın en büyük dini olarak tanımlanır. Dini inançla bağlantılı olan pek çok ateist "futbol dininin" bir mensubu...

Futbol sadece futbol değil...

Belki de futbolun en güzel zamanı en masum, yerelliği ağır basarak oynandığı yıllardır.

O zaman İngiliz futbolu, Alman futbolu, Fransız, İtalyan, İspanyol, Türk futbolu vardı...

Yabancı futbolcu transferiyle takımlarda yerli futbolcu azınlığa düşünce artık takımların adı kaldı... Artık Arsenal İngiliz futbolunun temsilcisi değil örneğin? Chelsea de öyle... Yabancı ağırlıklı öteki takımlar da...

Bu güne dek Fenerbahçe'yi pek çok kez izledim... Sempati nedeniyle izlerken ayrı bir keyif alırım, heyecanla harmanlanmış...

Önceki akşam izlediğim Fenerbahçe'de yabancılar çoğunlukta... Türk futbolcular takımda adeta eğreti duruyor...

***

Futbol eleştirmeni değilim... Ama sahada gördüğüm futbolu yorumlayarak algılayacak kadar da futboldan anlarım...

Fenerbahçe'de dünya ölçeklerinde iyi futbolcular var... Takım oyunu olan futbolun profesyonel işçileri bu isimler...

Ancak bu profesyonellerin Avrupa ve Türkiye peformansları örtüşmedi... Türkiye liginde yıllardır dört büyük olarak Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor var...

Sezon boyunca derbiden en çok puan çıkaran takım şampiyon olur. Derbilerden 15 puan çıkardı yanılmıyorsam... Normal şartlarda ciddi bir puan farkıyla şampiyon olmalıydı. Olamadı.

Neden? Çünkü Fenerbahçe, okyanusları, deryaları, nehirleri geçerken, dereleri geçerken takıldı...

Teknik direktörsüz Galatasaray'ın şampiyonluğu küçümsenmez ama Fenerbahçe, finişe yaklaşırken kendi ayağına çelme takarak ipi önde göğüsleme şansını bence yitirdi...

Matematiksel olarak Galatasaray henüz şampiyon değil... Ama son hafta beklenmeyen olursa tüm zamanların en büyük sürpizi olur.

***

Farkında olmadan ciddi ciddi futbol yazıyorum...

Bu yazıyı yazmak için bilgisayarın başına oturduğum zaman sahada aldığım bir tadımlık futboldan yola çıkıp Türkiye'de futbolun misyonunu yazma kararım vardı. Buradan itibaren oraya yöneleyim...

Ekonomik boyutuyla da futbol sadece futbol değildir.

Avrupa, futbolun ekonominin sıkı denetim kurallarıyla gelişimi denetlemeye çalışıyor... Futbol kulüpleri şirketleşip çok büyük paralarla el değiştirse de gelir giderinin çok açık olması, bütçesinin şeffaf, açık ve sorgulandığı zaman yanıtları kolay bulunan özellikte olması gerekir.

Chelsea Başkanı Roman Abramoviç'in dışında İngiltere'de popüler olan kaç kulüp başkanı var?

Bir de Türkiye'ye bakınız... Başkanları bırakın yöneticiler popülerlikte futbolcularla yarışıyor... Büyük kulüplerin başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinin parasal bedeli büyüktür.

Peki harcadıkları milyonları geri almıyorlar mı? Büyük çoğunluğu bir biçimde mutlaka alıyor.

Türk futbolunun istikrarlı, ülke genelinde kalınması bu koşullarda mümkün değil... Türkiye'nin ekonomik büyümesinin net olmayan, karanlık bölgelerinden para kazananlar futbol dünyasının da patronu olduğu sürece Türkiye'de futbolun misyonu, spor dışı kulvarlarda işe yarama olacak...

Türk futboluna ciddi bir virüs bulaştı... Bu virüs özellikle yönetimlerdedir... Oradan yayılan virüs tribünlerdedir... O coşkulu taraftarın içinde "kulüp patronlarının" amigoları liderdir...

Bir küçük işaretle tribünler ayağa kalkar, kazan kaldırır...

Türkiye'de futbol birilerinin ayakları altında kalıp, onları yükseltme yönünde işe yaradığı sürece bir Türk takımı Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olsa da Türk futbolu genel düzey olarak Avrupa'nın uzağında kalmaktan kurtulamayacak...

Türkiye'de kirletilen futbol herkesin işine geliyor... Herkesin işine gelmesi "dopingli" başarılarla sahte bayramlar yapılır mıydı?

Bu yazımın son cümlesi olacak şu cümlemi bir kenara yazınız: BİR GÜN TÜM TÜRKİYE'Yİ SARSACAK EN BÜYÜK SKANDAL, EN BÜYÜK KİRLİLİK FUTBOL DÜNYASINDAN OLACAK... Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

***

Türkiye'de dört büyük dense de üç büyük var aslında... Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş... Bunların içinde de Fenerbahçe'nin özel bir yeri var... Fenerbahçe için boşuna FENERBAHÇE CUMHURİYETİ denmedi... Türkiye Cunhuriyeti'nin tepesindekilerin taraftarlığı ne olursa olsun Fenerbahçe, devlet takımı gibidir... O nedenle FENERBAHÇE CUMHURİYETİ denir... Şükrü Saraçoğlu'nda basın bölümünün salonunda bir dönemin ünlü Fenerbahçe taraftarı İslam Çupi'nin yazılarından iki alıntı var... Biri şöyle: "Fenerbahçe büyüklüğü, ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte adı konamaz..."

Ve Çupi'den bir başka alıntı pano yapılmış: "Türkiye'de Fenerbahçe Cumhuriyeti salıklı ve ilkse, bu ülkede her şey huzurlu ve mutludur. Esnafın yüzü güler, parakenteci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar, meyhaneler fuldur. Stadlar Türkiye'nin her vilayetinde lebaleptir. Türkiye gittiği her kenti kendi ile birlikte büyük bereketini de götürür, i.....r diye uğurlansa bile..."

Bunları yazdım diye kimse heyecan kaynağı gördüğü fanatik taraftarlık tutkusundan vazgeçmesin... Futbol alkol derecesi en yüksek içkiden daha hızlı sarhoş edip, hatta uyuşturup günlük sıkıntılardan kurtarıyor değil mi?

Günün sözü:

Kalabalıkların gerçeği perdelediği ortamlarda tehlike çok daha büyüktür

   193 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Anacığıma mektubumdur...
11 Mayıs 2008, Pazar   Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis'in mektubundan sonra Başbakan Ferdi Sabit Soyer, görüşlerini sizlerle paylaşıyor (2)
10 Mayıs 2008, Cumartesi   "Biber ağacına arı bile konmaz, acıdan bal çıkmaz"
09 Mayıs 2008, Cuma   "I can't go to North Cyprus because I have an askerlik problem!"
08 Mayıs 2008, Perşembe   Seyis'in isyanı
07 Mayıs 2008, Çarşamba   "Kıbrıs'la ilgili haberler okunmuyor." ... Ve Türkiye'ye dönük politika pazarlama
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Tıpkı Mersin10-Turkey adresimiz gibi ve "Kıbrıs'ta sevişen kelimeler"...
04 Mayıs 2008, Pazar   Frank Sinatra'nın My Way'i Kıbrıs'ın şarkısı olur mu?
03 Mayıs 2008, Cumartesi   İstanbul'un keyfi kaçtı... İstanbul'un tadı kaçtı...
02 Mayıs 2008, Cuma   Ateşin üstüne bir lenger benzin de ben dökmeycem...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital