Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

Seyis'in isyanı

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'in herkese ders verecek mektubu...

Bizim verdiğimiz kavga ne hükümet olunca birilerinin; "Kamudaki başlangıç ücretleri asgari ücret olsun" demesi, ne de bir diğerlerinin "Sizi biz seçtik, bize ayrıcalık yapın, her dediğimizi yapın" demesi için değildi

" Hasan dostum, son dönemlerde yaşananların, 1 Mayıs'a bile yansıyacak kadar ileri bir boyuta gelmesinin verdiği endişe ile bu yazıyı yazma gereği duydum. Bu duygu ve düşüncelerimin topluma, bu konularda farklı düşünmediğimize inandığım sizin köşenizden ulaşması beni memnun edecektir"... Bu satırların sahibi DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis...

Son zamanlarda zor günlerde kader birliği yapanlar arasında yaşananlar onu da derinden yaralamış... Suskunluğunu bozup, hissettiklerini kaleme döküp toplumsal paylaşıma taşımamı istemiş... Seve seve taşıyorum... Zaten her fırsatta demiyor muyum, "Bu köşe halkın köşesi."

Ön yoruma gerek yok.

İşte DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'in pek çok kesime mesaj içeren yazısı:

" Açıkçası 2000 - 2004 yılları arasında o içten mücadeleyi özlüyorum. Tüm sosyal kesimlerin kendi zümresel çıkarlarını, ya da kişisel hesaplarını bir yana bırakarak tek bir yürek gibi, ayni ideal uğruna biraraya geldiği o dönemi özleyen herhalde yalnız ben değilim. Eminim ki, tüm ilerici, demokrat ve barıştan yana olup da meydanları dolduran tüm Kıbrıslı Türkler özlüyordur.

"Kurtulmak Yok Tek Başına. Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" belgisinin doğru olabileceğinin kanıtı idi o günlerde yaşananlar.

Mağusa'da her akşamüzeri işe gider gibi yağmur çamur demeden çemberde toplanan yüzlerce kadının karşılarına dikilen faşistlerden hiç yılmadan sürdürdükleri mum eylemleri nasıl unutulur?

Unutmak mümkün mü bu kadar kısa bir sürede?

Ne olur inin araçlarınızdan ve bakın Mağusa'nın o tarihi surlarına. Hala mumların bıraktığı kara isleri ve erimiş mumları göreceksiniz.

Meydanları tek yürek olarak dolduran hep birlikte bizler değilmiydik yoksa defalarca?

Neden yapmıştık tüm bunları?

Yoksa unuttuk mu?

Elye'de kalkıp başımıza inen polis copları bir şaka mıydı?

Ya da "Vatan Hainliği" suçlaması ile kodese tıkılanlar, şimdi birbirlerine hakarete varan düşmanca tavırlar içindeki arkadaşlar değil miydi?

Evet ben bunları unutmadım ve bugün anlamsız bulduğum kişiselleştirilen düşmanca bir kavgaya taraf olmayacağım.

Bizim verdiğimiz kavga ne hükümet olunca birilerinin; "Kamudaki başlangıç ücretleri asgari ücret olsun" demesi, ne de bir diğerlerinin "Sizi biz seçtik, bize ayrıcalık yapın, her dediğimizi yapın" demesi için değildi.

Biz Kıbrıs'a Barış gelmesi, demokrasi gelmesi ve sosyal kesimlerin, (belki bu arkadaşların tümünün de bugün unuttuğu) işçilerin de hep birlikte Barış içinde daha insanca yaşama ulaşmaları için bu kavgayı verdik. Zaten toplumun bizlere, kimimize oy vererek, kimimize sahip çıkarak verdiği desteğin bizlere duyduğu güvenin nedeni de bu değerler oldu.

Şimdi geldiğimiz noktaya bir bakın. Yalnız bulunduğu noktayı düşünen, dünyayı kendi eksenlerinde sanan yöneticiler ile hem Sendikalara hem de Hükümete duyulan güven dibe vuruyor.

Evet, Kapitalist sistemde hükümetler işçiden yana olmuyor.

Evet, aslında "işçi" denemeyen, küçük burjuva nitelikli olan çalışanların örgütleri bencil oluyor.

Evet, aydın ihanetleri tarihte bolca var. Ama unutulmasın ki bizler çok şey pay ettik ve 2000 - 20004 arasında bu yargı haline gelen olguları yenebileceğimize tüm toplumu inandırdık.

Bu toplumun ihtiyacı olan da o günlerde yaptıklarımız. Bunun için herkes olayları kişiselleştirmekten bir an önce kurtulmalı.

Kıbrıs sorununda girilen yeni süreci, "Biz Barış İsteriz" diyen dostlar kişiselleştirdikleri kavgalarına heba ettirmemeli. Hükümet eden dostlar " Seçim başka, şimdi ben istediğimi yaparım olur", diğer dostlar da "Ben seçtim, zümresel çıkar isterim" noktasından çıkarak derhal Kıbrıs sorununa dönmeli.

Biz, ilkeli birlikten yanayız. Yanlış yapan kim isterse olsun eleştireceğiz ama bağcı dövmek için değil, üzüm yemek için.

Biz, gelinen aşamada ilkeli duruşumuzdan dolayı "Zaten bunlar da deli" diyen yeni liberallerle de olamayız...

Eleştiri yerine hakareti, eylem yerine saldırganlığı huy edinenler tarafından bize "Hükümet yanlısı" gibi akla sığmaz sözlerle çamur atılsa da zümresel ve kişisel kavga verenlerin kuyrukçusu da olmayacağız.

Bir de kendilerini ilerici sayan ama tarihleri boyunca bozgunculuktan başka bir iş yapamayan derin kalemlerin kışkırtmalarına dönüp de bakmayacağız.

Yani geçmişten bu yana olduğu gibi. "Ne İsa'ya, sırf İsa olduğu için, ne Musa'ya sırf Musa olduğu için" yaranmaya uğraşmayacağız. Yalnızca "Doğruya" yaranmaya devam edeceğiz.

Herkesten de ayni sorumluluğu inatla bekleyeceğiz. Bu yalnız bizim değil, hepinize güvenerek peşinize düşen insanlarımızın da hakkı."

Günün sözü:

Konuşması gerekenler susarsa, susması gerekenler konuşur

   389 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Anacığıma mektubumdur...
11 Mayıs 2008, Pazar   Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis'in mektubundan sonra Başbakan Ferdi Sabit Soyer, görüşlerini sizlerle paylaşıyor (2)
10 Mayıs 2008, Cumartesi   "Biber ağacına arı bile konmaz, acıdan bal çıkmaz"
09 Mayıs 2008, Cuma   "I can't go to North Cyprus because I have an askerlik problem!"
07 Mayıs 2008, Çarşamba   "Kıbrıs'la ilgili haberler okunmuyor." ... Ve Türkiye'ye dönük politika pazarlama
06 Mayıs 2008, Salı   Bir tadım futbol ve Türkiye'de futbolun misyonu....
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Tıpkı Mersin10-Turkey adresimiz gibi ve "Kıbrıs'ta sevişen kelimeler"...
04 Mayıs 2008, Pazar   Frank Sinatra'nın My Way'i Kıbrıs'ın şarkısı olur mu?
03 Mayıs 2008, Cumartesi   İstanbul'un keyfi kaçtı... İstanbul'un tadı kaçtı...
02 Mayıs 2008, Cuma   Ateşin üstüne bir lenger benzin de ben dökmeycem...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital