|
... Turizm takım ruhunun şart olduğu bir sektör... Öncelikle acente - ulaşım - otel üçlüsü aynı formayı giyen oyuncular gibi olmalı... El ve kader birliği pek çok yokluğun yarattığı sorunların üstesinden gelinmesini sağlayabilir. Yeter ki rotamız tamam, pusulamız arızasız olsun...
Önce Lefkoşa'da serin bir akşam üzeri.
Geçtiğimiz Pazartesi akşamının ilk saatleri Kıbrıslı Türk İş Kadını Sıdıka Atalay'ın ev sahipliğinde Türkiye'de turizm sektöründe elini taşın altına koyan ciddi yatırımcıların oluşturduğu Turizm Yatırımcıları Derneği'nin önemli üyeleriyle birlikte olma fırsatı yakaladım.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kokteyl, Başbakan Ferdi Sabit Soyer ise yemek kısmına katıldı.
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin ise baştan sona oradaydı.
Tüm eleştirilere rağmen Türkiye'den ciddi yatırımcıların buraya ilgisi sürüyor.
Şikayetleri ne olursa olsun yine de bir şeyler onları çekiyor Kuzey Kıbrıs'a.
Geçmişte Türkiye'nin ünlü işadamlarının, "Sermaye ürkektir" deyip Kuzey Kıbrıs'ı ciddi yatırım bakımından güvenilir bulmadıklarını unutmuş değiliz.
Özellikle o dönemde az sayıda ciddi yatırımcının dışında çok sayıda ciddi olmayan "yatırımcı da" buralara geldi.
Sahte yatırımcılardan ağzımız fena yandı. O nedenle bu gün yoğurdu üfleyerek yiyoruz.
Ya hiç bir şey yapmadan ucuz maliyetli, uzun vadeli kredi elde etmek için kullandılar Kuzey Kıbrıs'ı, ya da geniş arazileri elde edip hava parasına avanta kazanç peşinde oldular.
İşin doğrusu bu türler yerli işbirlikçi ya da iş kolaylaştırıcı bulma konusunda da ustaydı.
Pazartesi akşamı konuştuğum yatırımcılar ciddi insanlardı.
Dedemanlar oradaydı... Kaya Artemis'i ülkemize kazandıran Burhanettin Kaya oradaydı... Aslında onları dinlerken, ciddi olmayan sözde yatırımcılardan onların da rahatsız olduğunu kolayca anlarsınız.
Önce Talat sonra Başbakan Soyer ve Büyükelçi Kurttekin dinleyip, girişim cesaretlerinin kırılmaması için çare üretici duruş sergilediler. İyimser bir tablo için tuvale fırça dokundurdular.
İşin doğrusu, kimse cebinden on milyonlarca dolar çıkarıp buralara yatırım yapamaz.
Türkiye, Kuzey Kıbrıs'a yatırım yapacak olanlara Kalkınma Bankası'ndan kredi veriyor. Ama bürokrasi bazen öyle çelmeler atıyor ki, yolun başındaki iyimser bahar esintisi felaket fırtınasına dönüşebiliyor.
Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'taki yatırım için kredi alınabiliyor ama yaratılan eser on milyonları bulan değerine karşılık Türkiye'de yeni kredi için teminat kabul edilmiyor.
İlginç örnekler anlatıldı.
Talat, soruları genel çerçevede bir duruşla karşıladı. Yanıtları Soyer verdi.
Ama önemli bir değerlendirmeyi Büyükelçi Türkekul Kurttekin yapıp şunları söyledi özetle: "Buraya sadece Türkiye'den yatırımcı gelmeyecek. Yabancı yatırımcıların da gelmesi isteniyor. Sizler yaşadığınız sıkıntıları yetkililerle paylaşıp çözüm yollarının öğrenilmesini de sağlayacaksınız. Böylece sizlerle elde edilen deneyimler yeni yatırımcıların asgari sorunla yoluna devamını sağlayacak."
* * *
Bu köşenin okurları mutlaka bilir.
Ciddi Türkiye ve üçüncü ülke yatırımcısına sıcak bakarım. Ama onlara sunulan koşullarda yine ciddi yerli yatırımcıya öncelik verilmesini de arzu ederim.
Acı ama gerçek... Ülkemizde lokomotif sektör olarak gösterilen turizmde en genel tanımlamayla iddialı ve kaliteli kaç yerli yatırımcımız var?
Buranın yerel kaynakları yetmezse Türkiye Kalkınma Bankası'nın kapısı Kıbrıslı Türk yatırımcıya da açılmalıdır.
Bizim Kalkınma Bankası'nın gücü "leblebici dükkanlarına" ancak yeter.
Kalkınma Bankası'nın toplam kapasitesi şu an devam eden ya da sonuçlanma aşamasına gelen büyük ölçekli bir, hade iki projeye bile yetemez.
Madem ki yatırımın merkezi Kuzey Kıbrıs'tır, Kıbrıslı Türk yatırımcıya da eşit koşullarda kredi olanakları verilmelidir.
Sektörde TC ve KKTC kökenli yatırımcıların birlikte varlığı daha sağlıklı bir gelecek yürüyüşünü besler.
* * *
Dün de Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk, Merit Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar ve Net Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İnşaat Koordinatörü Haluk Ever'in basınla buluşması vardı.
Besim Tibuk, farklı bir yüz.
Bir dönem Liberal Parti Genel Başkanlığı görevinde de bulundu. Çok ciddi siyasi açılımları korkusuzca seslendirdi. Ama sandıktan beklediği desteği bulamayınca, öfkesiz bir geri çekilişle siyasete noktayı koydu.
Ancak aktif siyasete nokta koysa da konuşurken siyasi konulara dokunmadan edemiyor.
Dün sabah u şeklindeki basın toplantısı masasının dar cephesinde Tibuk, Arar ve Ever oturuyordu.
Onların oturma pozisyonuna göre sağ yanlarındaydım.
Merit Otel'in altıncı katında harika bir manzara.
Karşımda Girne'ye doğru uzanan sahil... Arkamda ise Mare Monte ve batıya uzanan kısım. Girne Dağları'nın başı dün sabah dumanlıydı. O incecik bulut tabakası özellikle St. Hilarion'un tepesinde gelinin duvağı gibiydi.
Ve sanki de önce Kıbrıs sorunu sonra turizm konuşulurken, "Bizi mi konuşuyorsunuz?" diye sorar gibiydi o harika manzaranın bütünü...
NET Holding, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a ilk ciddi yatırımı yapanların sanırım başında geliyor.
Türkiye ile birlikte bizim buralar da ekonomik anlamda sallanırken Besim Tibuk, buraları yıkılmayacak mevzi olarak gördü.
Yatırımlarını sürdürmenin yolunu hep açık tuttu.
Bu tür basın toplantılarında "gözyaşı" çok olur. Dün gözyaşı yoktu.
Acaba gözyaşı selinde boğulur muyuz diye düşünmedim dersem yalan olur. Ama niyeti sonunda çok net anladık.
Besim Tibuk, katılan gazetecilerle düşüncelerini paylaşıp sohbet etmek istedi.
Tibuk'a göre ulaşım hala ciddi sorun.
THY, sırf KTHY'nı korumak için neredeyse İstanbul-Londra fiyatına denk bir bilet ücretiyle Ercan'a uçuyor.
THY'nin öteki tüm uçuşlarında bilet fiyatları ucuzlarken Kuzey Kıbrıs'a uçuş fiyatları pahalılanmış.
Tibuk, iddialı bir şekilde İsrail pazarını işaret etti.
İşaretinde haklı. İsrailliler için en cazip turistik destinasyonlardan biri Kuzey Kıbrıs olabilir.
Besim Tibuk, casino konusuna da dokunup ilginç bir soru yöneltti: "Las Vegaslıların, Monte Carloluların sahip oldukları casino sektöründen utandıklarını hiç duydunuz mu?"
... Ve ekledi: "Kuzey Kıbrıs ekonomisinde casinoların payı çok büyük ama yönetenler ve halk sektöre hak ettiği sahiplenmeyi göstermiyor. Bu ciddi bir çelişkidir. KKTC'deki casinolar utanılacak değil övünç duyulacak özelliktedir."
* * *
Reha Arar, grubun en önemli profesyonel isimlerinden. Arar, kongre turizminin ülkemizde doğuşunu anlattı. Ama en önemlisi ülkemiz turizminin Türkiye'de ciddi kampanyalarla tanıtılmasının altını yine çizdi. Arar, turizmde yeni açılımların neler olabileceğini de anlattı.
Net Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İnşaat Koordinatörü Haluk Ever, özellikle Mare Monte projesinin önemini vurguladı. O noktada söze giren Besim Tibuk, "Mare Monte yaklaşık 200 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve sadece bölgede değil dünyada ses getirecek" diyerek iddialarını dile getirdi.
* * *
Turizmde başını vura vura yola devam eden yerli ve yabancı yatırımcı var... Tümün hedefi başarılı olmak...
... Turizm takım ruhunun şart olduğu bir sektör... Öncelikle acente - ulaşım - otel üçlüsü aynı formayı giyen oyuncular gibi olmalı... El ve kader birliği pek çok yokluğun yarattığı sorunların üstesinden gelinmesini sağlayabilir. Yeter ki rotamız tamam, pusulamız arızasız olsun...
Günün sözü:
Ortak çaba, ortak başarıyı getirir
|