Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kaygıları çabalara takoz olmamalı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı

Kıbrıs sorunu elli yılı aşkın süredir vardı.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşu taraflarca özümsenmiş bir çözüm modeli olmadığı için anayasal kimliği ile ancak üç yıl yaşayabildi.

Şimdi BM ve AB üyesi uluslararası tanınmış bir Kıbrıs Cumhuriyeti var ve bu cumhuriyetin kuruluşu 1960'tır. Ama bu cumhuriyet 1960-1963 arası iki toplumlu kimliğe sahip Kıbrıs Cumhuriyeti değil.

Soruna çare bulmak için 1968'den beri iki toplumlu görüşmeler yapılıyor. Bir umutla başlayan görüşmeler kesiliyor...

Daha görüşmelerin kesilmesinin ertesi günü yeni çabalar başlıyor.

Bir bakıyoruz Kıbrıs sorununda görüşmelerin kesilmesi de, başlaması da her defasında bir öncekilere benziyor.

* * *

Yaklaşık yedi yıl önce. 1 Eylül 2001'de bu köşede, "Yeni bir sınav verilirken..." başlıklı yazımı okurlarla buluşturmuştum.

O zaman KKTC'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Rauf Denktaş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda ise Glafkos Kleridis oturuyordu.

AKEL iktidarın ortağı değildi ama Rum Toplumunun siyasal yaşamında en etkili siyasi partilerden biriydi.

Bizleri Annan Planı Referandumuna kadar götüren süreç başlamak üzereydi.

İşte 1 Eylül 2001 tarihinde yayımlanan yazımın önemli bir bölümü:

"Kıbrıs konusunda çözüm yönünde trafik kızışınca Rum tarafından yükselen endişeler sürpriz değil. Ancak bu ülkeye taraflarca kabul edilir, kalıcı bir barış gelmesini çok çok isteyen biri için ciddi bir üzüntü kaynağıdır.

Kıbrıs'ın son 50-60 yıllık dönemi tüm siyasi unsurlar için sınavlarla doludur. Sağdan en sola kadar herkes oturduğu sınavı ve aldığı notu çok iyi biliyor.

Rumların ENOSİS ideali Kıbrıslı Türklerle ortak mücadele önündeki en büyük engeldi. İngilizlere karşı verilen mücadelenin amacı adanın Yunanistan'a bağlanması olunca Kıbrıslı Türkler o mücadelenin saflarında nasıl yer alabilirdi?

1974'e kadar yaşanan sıcak gelişmelerde kaybeden taraf Kıbrıslı Türkler oldu.

1974'te bu kez tekerlek ters döndü, Rum tarafı öyle bir tokat yedi ki terazinin eşitliğe gelmesi bir yana kayıplar bakımından Rumların terazisi çok ağır bastı.

Bu satırların yazarı olarak asla, "Yukarıdaki gonnora yemez, oh gelsin!" basit yaklaşımına sempati duymadım. Aksine çektikleri acıyı daha önceki deneyimlerle hissettim.

Yeniden o acılar yaşanmasın diyerek de kalıcı barışa giden yolda mücadeleye karınca kararınca omuz vermeyi sürdürdüm.

AKEL'in tavrı her zaman için daha bir duyarlılıkla izlendi. AKEL Genel Sekreteri Hristofias'la yaptığım ve KIBRIS Gazetesi'nde yayınlanan söyleşide, ENOSİS'le ilgili AKEL geçmiş tavrını sorduğumda yanıtın şu bölümü önemliydi:

"Enosis" davası tarihsel bir olgu olarak algılanmalı ve bunun değerlendirilmesi tarihe ve tarihçilere bırakılmalıdır. "Taksim" de aynı biçimde değerlendirilmelidir. Geçmişi silmiyoruz, fakat bakışlarımızı geleceğe çevirmeliyiz. Geçmişin acı deneyiminden gelecekte de aynı şeyleri yaşamamak için dersler çıkarmalıyız. Eğer Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk halkımızı bugünkü felaket durumdan kurtarmak istiyorsak hepimiz her tür samimiyetimizle açıklamalıyız: Taksim konusu olmadığı gibi Enosis konusu da yoktur. Kıbrıs ne bir ikinci Helen devleti olarak yaşayabilir ne de Ankara'nın protektorası ve Anadolu'nun bir uzantısı olarak yaşayabilir. Biz, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonu öngören ve "Enosisi" ayrılıkçılığı, başka bir devlete bağlanmayı ve her tür taksimi "YASAKLAYAN" BM kararlarını kabul ettiğimizi açıklıyoruz."

* * *

Şimdi Kıbrıs konusunda çözüm umutları gündeme geldi. Çözüme yönelik önerileri kaygıyla karşılayıp, kaygının ötesine taşan yaklaşımlar sergileyenler arasında AKEL'in yine varolması hem dikkat çekici hem de düşündürücüdür.

Bulunacak çözümün, adaya kalıcı bir bölünme getirip, bir sonraki aşamada kuzeyin Türkiye'ye bağlanma olasılığına kapalı olması konusunda AKEL'in endişesi yeni değildir. Ulaşılacak çözümün adanın tümü veya herhangi bir parçasının bir başka ülkeyle bütünleşme olasılığına açık olmasına karşı çıkmak başka, endişeler nedeniyle çözüm önerilerine takoz koymak ya da takoz koymak isteyenlere destek vermek başkadır."

* * *

Aradan yedi yıl geçti.

Bu sürede köprülerin altından çok sular geçti.

Önce Klerides'in yerine Papadopulos, Cumhurbaşkanı seçildi. Denktaş - Papadopulos döneminde çözüm yönünde mesafe alınamadı.

KKTC'de Denktaş dönemi kapandı Talat, Cumhurbaşkanı oldu. Talat, elini barış için uzattı ama eli hep havada kaldı.

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı.

Günün sözü:

İlk hata saflığın, sonrakiler suçun ürünüdür

   491 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Panayırcılıktan festivale...
19 Ağustos 2008, Salı   Parti içi demokrasinin önemi...
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Citius, Altius, Fortius...
17 Ağustos 2008, Pazar   Özgüvenimiz nerede kan kaybediyor?
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Şehit Mehmet Kaşif Sokağı
15 Ağustos 2008, Cuma   Kamunun çıkar hesabı her türlü hesabın önündedir
14 Ağustos 2008, Perşembe   Bankacılık ekonominin omurgasıdır
13 Ağustos 2008, Çarşamba   Para yolcuysa, bankalar handır
12 Ağustos 2008, Salı   KTHY için aklın yolu...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital