Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Mecbure Esen kurtarılamadı
Annesini dövdü, tutuklandı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Talat'ın dört buçuk saatlik sabrı ve Hristofyas'ın sıkıntısı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Talat, dün ısrarla doğrudan görüşmelerin başlama tarihinin netleşmesini ve kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Hristofyas, daha önce sıraladığı gerekçelerini yineleyerek kabul etmedi.

25 Temmuz'da iki lider komite ve çalışma gruplarında ele alınan konuları son bir kez gözden geçirmek içi bir araya gelecek.

Son bir kez gözden geçirme ifadesinin altında yatan 25 Temmuz'da yüz yüze görüşme tarihinin belirleneceğidir.

 

 

 KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas dün dört buçuk saat görüştü. Gelişmeleri pek çok merkezlerle bağlantılı olarak yakından izledim.

 Görüşmeler devam ederken çeşitli haber kanallarından arandım, görüşlerim soruldu.

 Hiç kuşkuya kapılmadan sıraladım görüşlerimi.

 Yıllardır Kıbrıs sorununa nasıl bakıyorsam bugün de öyle bakıyorum.

 Dün barış ve çözümü ne kadar istiyorsam bugün de en az o kadar istiyorum.

 Mehmet Ali Talat, görüşme masasında Türk tarafı adına yerini alana kadar, görüşme süreçlerinde sıkıntılar yaşayan taraftık.

 Rauf Bey'in, inatçı, Kıbrıs Türk tarafını uzlaşmaz konumda tutan duruşu nedeniyle bizim tarafın politikalarını savunamıyorduk.

 Şimdi durum değişti.

 Masada gene bir inatçı duruş var ama bu duruş Talat tarafından pozitif bir yaklaşımla barış ve çözüm için sergileniyor.

 Dünkü dört buçuk saatlik görüşme de öyle oldu.

 ***

 Başkanlığı, özellikle uluslararası camiada Papadopulos sonrası umutla karşılanan Hristofyas'ın, genel ilkeleri belli çözümü kabul noktasından uzakta duran DİKO ve EDEK'in politikalarını adeta gönüllü ayak bağı kabul etmesi süreci olumsuz yönde etkiliyor.

 Kıbrıs Türk tarafı adına Mehmet Ali Talat, doğrudan görüşmelerin başlaması yönünde yolun başında varılan uzlaşının hayat bulmasını istiyor.

 Hristofyas ise komite ve ortak çalışma gruplarından yeterli ürün çıkmadığı gerekçesiyle topu sürekli taca atıyor.

 Görüşme sonrası yapılan kısa açıklama içerideki havayı dışarı yansıtmıyordu.

 ***

 Talat dün ısrarla doğrudan görüşmelerin başlama tarihinin netleşmesini ve kamuoyuna açıklanmasını istedi.

 Hristofyas, daha önce sıraladığı gerekçelerini yineleyerek kabul etmedi.

 25 Temmuz'da iki lider komite ve çalışma gruplarında ele alınan konuları son bir kez gözden geçirmek için bir araya gelecek.

 Son bir kez gözden geçime ifadesinin altında yatan 25 Temmuz'da yüz yüze görüşme tarihinin belirleneceğidir.

 Eğer dünkü görüşmelerde Talat, yüz yüze görüşmeler için tarih belirlenmesinde ısrarcı olup son bir kez esneklik göstermeseydi, Talat-Hristofyas görüşmeleri de hüsranla sonuçlanan görüşmeler zincirinin bir halkası olacaktı.

 ***

 Dünkü görüşmeden dışarıya yansıyan güler yüzlü fotoğraflar sürece bağlanan umutları sulamaya yetmiyor.

 Hristofyas'ın kapalı kapılar ardında sergilediği tavır, koalisyon ortaklarının etkinliğini ortaya koyuyor.

 İşin ilginç yanı seçim döneminde AKEL'in seslendirdiği DİKO ve EDEK'in başkanlık sisteminde etkili olamayacağı yaklaşımlarına karşılık bugün tam tersi bir tavır sergileniyor. Rum toplumu içinde çözüm karşıtı seslere Hristofyas'ın kulak verip bunu sıkıştığı anlarda mazeret olarak ileri sürmesi karşılıklı güveni de olumsuz etkiliyor.

 ***

 Hristofyas ve AKEL'in sergilediği durumu değerlendiren Güney Kıbrıs'tan önemli bir diplomatik kaynağın şu yorumu oldukça önemli ve dikkat çekici:

 "Hristofyas ve AKEL çok önemli bir kararı vermek zorundadır. Koalisyon ortağı konumunda olan DİKO ve EDEK'in Kıbrıs sorunuyla ilgili politikalarına katılıyorlar mı yoksa katılmıyorlar mı? Hristofyas'ın seçim döneminde söyledikleri ile görüşme masasındaki tavrı aynı değil. Hani tam kapasite güç Hristofyas ve AKEL'in elindeydi?

 Hristofyas, Meclis çalışmalarında DİKO ve EDEK'e ihtiyacı, mazeret olarak ileri süremez.

 Kıbrıs sorununun çözümünde pozitif bir tavır içinde olan DİSİ'yi daha ne kadar görmezlikten gelecekler.

 AKEL'in DİKO ve EDEK'le yollarını ayırıp DİSİ ile kader birliğine karar vermesi Kıbrıs'ın geleceği bakımından hayati bir karar olacak. AKEL ve Hrisyofyas, bunu başaramazsa çok yakın bir gelecekte iç ve dış ilişkiler bakımından zor konuma düşecek."

 Bu görüşlere katılıyorum.

 AKEL, Papadopulos döneminde hükümette etkiliydi ama Ppadopulos'un özellikle Kıbrıs politikalarından etkili değildi. O günlerin mazeret kılıfı Papadopulos'tu. Şimdi Papadopulos yok artık. Başkan Hristofyas ve ayak bağı olan DİKO ve EDEK'e karşı DİSİ alternatifi var. Bu tablo ortada dururken ayak sürümenin izahını ne Hristofyas ne de bir başka AKEL yetkilisi yapabilir.

 

 Günün sözü:

 

 Korku, verimliliğin de düşmanıdır

   518 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Talat'ın işi gerçekten zor...
30 Eylül 2008, Salı   Hısardaki basamaklar...
29 Eylül 2008, Pazartesi   Bu ülkenin kaderini değiştirecek insanlarımız var...
28 Eylül 2008, Pazar   Canavar insanoğlunun içinde "Sevgi" gizli bir yerde durur



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital