|
Kıbrıs'ın özgün koşulları çok sayıda gazetenin yayımını sağladı. Bu gazetelerden hangilerinin gazete hangilerinin yayın organı ya da bülten olduğu tartışmasını bugün için buradan tetiklemek istemem.
Ancak şunu çok iyi biliyorum ki okuyucu her koşul altında olabildiğince yüksek düzey doğrulukla sağlıklı tercihini yapıyor.
11 Temmuz, hem KIBRIS Gazetesi'nin doğum günü, hem de Basın Günü.
Dile kolay yaklaşık 37 yıldır kesintisiz Kıbrıs Türk basınının içindeyim...
İlk mürekkep kokusunu Özker Yaşın'ın Savaş gazetesinde almıştım. Lefkoşa Yediler bölgesindeydi küçücük binası...
Sonra Girne Caddesi üzerindeki Bozkurt gazetesi... Cemal Toğan, Sadi Toğan, Bilbay Eminoğlu, Ahmet Alper, Ahmet Tolgay, Mehmet Ali Acar ve daha nice isimle orada tanıştım...
1974 sonrası Öğretmenler Sendikası bünyesinde gazeteciliğe yatırım... Yarın ve SÖZ gazetelerinin doğuşu... Müthiş bir heyecan yaşadık tüm arkadaşlar.... Kıbrıs Türk basınından ciddi anlamda yeni bir sayfa açtık...
ORTAM gazetesi doğarken Hasan Kahvecioğlu, Rasıh Keskiner, Erdal Süreç ve Çetin Veziroğlu ile birlikteydik...
1983, 14 Kasım akşamı yayına hazırlanan gazete, o an bilmediğimiz KKTC'nin ilanı nedeniyle sansür edilmek istenmişti. İçeriğinde sansür edilecek haber olmamasına rağmen sırf sansürü kabullenmemek için gazeteyi yayınlamamaya, Hasan Kahvecioğlu ve Erdal Süreç'le nasıl çabuk ve doğru bir karar verdiğimizi de hiç unutmam. Ve o akşamki duruşumuzu her zaman ciddi anlamda ilkeli, onurlu bir duruş olarak anımsarım.
Çünkü şuna hep inandım... Barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü mücadelesinde geri vitesi asla takmayacaksınız... Bir kez geri vites taktınız mı ileri vitese geçişiniz hiç de kolay olmaz.
Baskıcı, özgürlüklerden rahatsız rejim sizi sürekli test eder... Üzerinize gelir... Sizi çeşitli yöntemlerle kendine benzetmek, kendi için çalışan mekanizmanın bir yerine yerleştirmek ister... Kabadayılıkla değil, ilkeli bir şekilde direnirseniz hem siz, hem de en genel anlamıyla ülkenin demokratik hareketi kazanır.
* * *
KIBRIS Gazetesi, gazeteciliği meslek olarak benimsememde en önemli rolü oynamıştır.
1991 yılından bugüne, KIBRIS Gazetesi ailesindeyim.
Gazetenin sahibi Sayın Asil Nadir'dir.
Gazetenin sahibi olması nedeniyle farklı yaklaşımlara fırsat vermemek için Sayın Nadir'le ilgili hiçbir yorum yapmadım. KIBRIS Gazetesi'nde kendisini eleştirsem ciddi anlamda hoşgörü ile karşılayacağına hep inandım. Bunun kaynağı yüz yüze bulunduğumuz ortamlarda farklı düşünceye gösterdiği hoşgörünün ötesindeki saygıdır.
Ancak Kıbrıs'ın özgün koşullarından çok yalın bir prensibi hep korudum. Aleyhine yazamayacağım kişi ve kuruluşların lehine de yazmam.
Bu ilke tartışılabilir. Ancak Kıbrıs'ı, Kuzey Kıbrıs'ı çok iyi tanıyan herkes bu yazdığımın ne anlama gittiğini çok iyi anlar.
Hep altını çizerim. Kuzey Kıbrıs'ta yalanı değil gerçeği söylemek yürek ister.
Gerçeği söylemek için koşullar uygun değilse, yalan söylemek zorunda değilsiniz.
Çok sıkışırsanız gündemi boş verir, kuşları, kelebekleri, kedileri, köpekleri yazarsınız olur biter!!!!
Fikir özgürlüğünü, yalan ve küfür özgürlüğüyle karıştıranlarla aynı safta olmamak da çok önemlidir.
* * *
Her dönemde, statükonun parçası olmayan Kıbrıs Türk basını toplumun önünü açarken, basın özgürlüğü bayrağını daha ileri ve daha yükseklere taşımayı hedefliyor.
Kıbrıs Türk basını düne göre daha iyi koşullara sahiptir... Ancak batılı anlamda işlevini yerine getiren basın için daha gidilecek çok yolumuz vardır.
* * *
Kıbrıs'ın özgün koşulları çok sayıda gazetenin yayımını sağladı. Bu gazetelerden hangilerinin gazete, hangilerinin yayın organı ya da bülten olduğu tartışmasını bugün için buradan tetiklemek istemem.
Ancak şunu çok iyi biliyorum ki okuyucu her koşul altında olabildiğince yüksek düzey doğrulukla sağlıklı tercihini yapıyor.
Çok iyi anımsarım KIBRIS gazetesi renkliyken öteki gazeteler tiraj farkını renge bağlardı. Gün geldi neredeyse tüm gazeteler renkli oldu. Ama tiraj farkı yerinde kaldı.
KIBRIS gazetesinin tirajı neredeyse öteki günlük gazetelerin toplam tirajından fazla. Bu gazetenin köşe yazarı olarak çok açık belirteyim böylesi bir tablo medya demokrasisi açısından sağlıklı değildir.
Neden? Hem gazete hem de bu gazetenin köşe yazarı olarak bizler farklı bir baskı ve sorumluluk altında oluyoruz. Hiç kuşkusuz anomali olarak tanımlanacak bu durumun sorumlusu ve de çare bulması gereken KIBRIS gazetesi ailesi değildir.
KIBRIS gazetesinin, "Bizi satın alıp okumayın" deyecek hali yok. Ya da az gazete basıp öteki gazetelere satış imkanı yaratma hakkı da yok.
On yedi yıldır, KIBRIS gazetesinin bir parçasıyım. Okuyuculardan gördüğüm yakın ilgiden fazlasıyla memnunum. Kamuoyu yoklamalarında bizlere duyulan güven seçilmişler dahil, öteki kesimden isimlerin önünde en ön sıralara bizleri koyuyorsa şahsımızdan öte gerçek gazetecilik adına bundan onur duyarız.
Bu konumumda, KIBRIS'ı her bakımdan zorlayacak başka gazetelerin varlığını içtenlikle arzu ederim. KIBRIS gazetesi gibi etkili ve geniş kitlelere giden gazete sayısı artsa KIBRIS gazetesinde daha rahat gazetecilik yapılacak. Siyasi ve öteki merkezlerin gazete üzerindeki baskısı azalacak.
Biz gazeteciler açısından anlamlı bu günde düşüncelerimden bir kesiti sizlerle paylaşmak istedim.
Günün sözü:
Gazetecilik, arzuhalcilik değildir
|