Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
'Karar seçimlik' [1]
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [6]
30 milyon TL alacak var [1]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [10]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [8]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [3]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]



Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hatice'ye değil, neticeye baktığım zaman narenciye resmen can çekişiyor. Böyle giderse bir iki sene içinde narenciyeyi toplu cenaze törenleriyle defnedeceğiz. Bir zamanların narenciye ülkesi olarak şimdi Güney Amerika'dan narenciye ithaline başladıysak gidilecek köyün minaresi göründü demektir...

Narenciye tanımlaması günlük konuşma dilimize 1974 sonrası girdi.

1963 öncesi küçük bir çocukken K. Kaymaklı'da evimizin bulunduğu çıkmaz sokakta bakkal Ekşici Hüseyin Dayı vardı. Ekşiyi önce Hüseyin Dayı'nın isminin önünde duydum.

Limona, ekşi derdik daha çok. Ekşinin anavatanı olarak da Lapta bilinirdi adeta.

Portakal dendi mi da akla Lefke portakalı gelirdi.

1974'e kadar narenciyenin ekonomik değerini yorumlamamız da yoktu. 1974 sonrası Omorfo, Kuzey Kıbrıs sınırları içinde kaldı. Rum nüfus Güney'e göç etti. Güneyden gelen insanlarımızın bir kısmı da onların yerine yerleşti.

O zaman grup ismiyle narenciye dilimize girdi.

İnsanların çoğunun narenciye bahçelerinin bakım, yetiştirmesiyle ilgili tarım kültürü yoktu.

Narenciye güzel para getirdiği için insanımız hızla öğrenmenin yolunu buldu.

Narenciye bakım istedi her zaman.

İnsanlar emeklerinin karşılığını alacağına inandığı sürece narenciyeye gözü gibi baktı.

Hele Asil Nadir'in ürün satın aldığı yıllarda narenciyeci halk tanımlamasıyla "KRAL" dı.

Masalımsı bir tanımlama olacak ama kullanayım, gel zaman git zaman günlük hayatımızın her alanında olduğu gibi narenciyede de eniş aşağı gidilmeye başlandı.

Bir zamanların sarı altını, bakırdan da değersiz hale getirildi.

Rum'dan yetmiş beş bin dönüm olarak devraldığımız narenciye alanı otuz bin dönümlere düştü.

Tüm olumsuzluklara rağmen KKTC ihracatında çok önemli yerini korumaya devam ediyor. Narenciye ihracatından elde edilen gelir 80 milyon YTL dolayındadır. Sektörden aldığım bilgilere göre narenciye hala 20 bin dolayında insanın ekmek kapısı.

Hiç kuşkusuz ekonomik yanıyla sürdürülebilirlik önemlidir. Pek çok neden narenciyede üretici olmayı riskli ve zor hale getirdi.

Narenciyede o parlak günler geride kaldı.

Narenciye üreticisi perişan.

Bir zamanlar güçlü olan narenciye üreticisi şimdi adam yerine konulmuyor.

* * *

Toprağına çalışarak sahip çıkan insanların varlığı toprağa kök salmaktır. Bu nedenle tarım salt ekonomik yanıyla değil aynı zaman da ülkenin sahiplenilmesinde ki psikolojik katkı payıyla da özel önem taşır.

Herkes toprakla uğraşamaz ama uğraşanların belirli oranda var olması stratejik hedefler arasında yerini korumalıdır.

Toprakla bağlantılı çalışan insanlar, ülke insanının toprağa geçmiş elleri, parmakları, tırnaklarıdır.

Bunu böyle görüp tarım sektörünün sorunlarına yaklaşmak, duyarlılık göstermek ve çare üretmek gerekir.

Sektörü olabildiğince gelir - gider ve kazanç dengesi içinde tutmak önemli. Öncelikle bu hedeflenmeli ki ihracat geliri ile devlet katkıları bir birine yakın olmasın.

Kabul edelim ki ülke olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz.

Pek çok insan ve şirket iflas sınırlarında geziniyor.

Tam da bu dönemde narenciyecinin sorunlarına duyarsızlık, narenciyecinin boğazına ipi geçirip sıkmak gibidir.

Doğrudan gelir desteği uygulaması şaşaalı bir şekilde başlatılmıştı. Geçen yıl dönüm başına 240 YTL ödendi.

Üretici bu yıl ki doğrudan gelir desteğini almak için çalmadık kapı bırakmadı ama hala sonuç yok. Dahası şartlar daha ağır olmasına rağmen bu yıl ödenmesi düşünülen miktarın dönüm başına 160 YTL olduğunu duydum.

Narenciyeci resmen dert küpü. Su hem yetersiz, hem kalitesiz hem de pahalı.

Geçen sezondan verilen üründen yaklaşık bir milyon dolar alacak hala üreticiye ödenmedi.

Hatice'ye değil, neticeye baktığım zaman narenciye resmen can çekişiyor. Böyle giderse bir iki sene içinde narenciyeyi toplu cenaze törenleriyle defnedeceğiz. Bir zamanların narenciye ülkesi olarak şimdi Güney Amerika'dan narenciye ithaline başladıysak gidilecek köyün minaresi göründü demektir...

Günün sözü:

Üretimden kopmak, yaşamdan kopmaktır

   622 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital