Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [6]
30 milyon TL alacak var [1]
'Karar seçimlik' [1]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [10]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]



Köstek olunmasın yeter...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı

Bazı yürüyüşler vardır ki, o yürüyüşlerde destekten daha önemli olan köstek olunmamasıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya yönelik yürüyüşlerini de bu tür bir yürüyüş görüyorum.

Talat ve Hristofyas dün Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için liderler düzeyinde müzakerelerin ilk toplantısını yaptı.

Yazımın hemen başında şu noktanın altını çizmek isterim. KIBRIS SORUNUNA ÇÖZÜM BULUNMASINI İSTEYENLER KADAR İSTEMEYENLER DE VAR.

Ancak bunu çok açık olarak söyleme cesareti olanlar yok denecek kadar azdır.

"Biz de barış isteriz" deyip hemen ardından "Amma!" diyerek gerçek niyetlerini dolaylı da olsa dile getiriyorlar.

* * *

Talat ve Hristofyas'ın dünkü görüşmesiyle ilgili pek çok yorum yapılabilir.

Ancak çok net olarak belirteyim dünkü görüşmede her iki lider çözüm sürecinde çok yapıcı bir anlayışla rol üstlenmek istediklerini ortaya koydular.

Pek çok durumda küçük ya da önemsiz gibi algılanabilecek yaklaşımlar çok önemli sonuçlara veri teşkil eder.

Dünkü görüşmenin arifesinde Pirgolu Rumları, Yeşilırmak Kapısını kullanarak Güzelyurt'taki Ay Mamas ayinine gitmelerinin bizim tarafça engellenmesinin sorunu yaşandı.

Bu sorunun Talat - Hristofyas buluşmasına etkisi merak ediliyordu.

Hristofyas, konuyu masaya taşımadı.

Buna karşın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, konuyu masaya getirir gibi oldu ama Hristofyas, çok ciddi bir siyasi olgunlukla konuya yapışmadı.

Bunca yılın olumsuz birikimleri toplumlarda barışçıl değil tam tersi düşünceleri besledi.

Böyle bir ortamda karşı taraf düşmanlığına dayalı politikalar daha kolay prim yaptı.

Ay Mamas ayinine ulaşımda Pirgoluların yaşadığı hayal kırıklığı ve buna bağlı tepkileri sıcaklığını korurken Hristofyas'ın sergilediği tavır barışı besler niteliktedir.

Birilerinin, "Ama Hristofyas şunu da dediydi" dediğini duyar gibiydi.

Söyleyebilir.

Talat'ın da bizim tarafta kendi toplumsal yapımız içinde söyledikleri var.

Karşılıklı söylevlerde rahatsı edici yanlar olabilir.

Önemli olan bardağın dolu kısmını görmek, iyi niyetli barışçıl yaklaşımları beslemek...

Hiç kuşkum yok bu yaklaşım karşılıklı olarak benimsenirse zaman içinde rahatsız edici yanlarda azalma olacak.

* * *

Kapsamlı müzakereler dün başladı.

Dünkü buluşmanın en önemli, en umut verici yanı ilk kez barışın yaşam biçimi olarak benimseyen iki liderin masada buluşmasıdır.

Tam bu noktada KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın hakkını vermek isterim.

Talat, KKTC Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyduğu ilk günden hedefini Kıbrıs sorununun çözümüne imza aşamasına kadar etkin katkı koymak olarak belirledi.

Barış için elini ilk günden uzattı.

Karşısında Papadopulos olmasına rağmen elini bir gün bile geri çekmedi.

Karşı taraftan rahatsız edici çıkışlara tepkisini koydu ama köprüleri hiç bir zaman atmadı.

Rum tarafı kökenli sıkıntı yaşarken kendi içimizden, Türkiye'nin sivil ve asker yüzlerinden de sorunlar yaşadı. Sıkıntılarını gördük. Ama eleştirilerimizle sıkıntı kaynaklarına da mektup yolladık.

Talat, pes etmeyerek yeni ve umut dolu yeni sürecin başlamasında en önemli rolü oynadı.

* * *

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı.

Gerçekler biliniyor.

Çözümden etkilenecek merkezler biliniyor.

Talat ve Hristofyas, hassas dengeleri koruyacak siyasi olgunluk ve beceriye sahiptir.

Geçmişi unutmadık. Ama yaşayabilir bir çözüm için geçmişin deneyimleriyle geleceğe barış duygularıyla yürümek gerekir.

Bir de şunu bilelim. Gerçek ortadayken kelimelerle oynamaya hiç gerek yok. BM Genel Sekreteri dünkü mesajında "Tüm Kıbrıs halkı" (all the people of Cyprus.)

İfadesini kullandı. Bu satırların yazarı olarak bunu Kıbrıs Türk halkını görmezlikten gelen bir tanımlama olarak algılamadım. Adada ağırlıklı olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkı var. Sorun aynı halkı oluşturan insanlar arasında değil dili, dini, ulusal kökeni ayrı iki toplum, iki halk arasındadır. Bunu inkar eden yorumlar geniş tabanlı değil.

... Talat ve Hristofyas'a yürekten başarılar diliyorum...

Günün sözü:

Barış, yürekten beslenen güçle inşa edilir.

   758 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital