|
Rauf Bey'in şahsına saygım hiç eksilmedi. Ancak bugün eleştirdiklerinin mimarlarından biri olduğunu niye kabul etmiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rumlar tarafından 1963 Aralık ayında işgal edilmesine karşı ne yapıldı?
Aşırı keskinlik pasifizme eşittir.
Talat da Denktaş'ın yolundan gitse Silihtar Burcu'ndan öte bir yerde söz söyleyeme şansı olamazdı
STRASBOURG- Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi AKPA'da bugün kürsüye KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat çıkacak ve konuşacak.
Avrupa Konseyi'nin davetlisi olarak Strasbourg'a gitmek için dün sabah erken saatte Ercan'dan yola çıktık.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la İstanbul - Strasbourg yolculuğunu THY uçağında birlikte yaptık.
Servis tamamlandıktan sonra Talat'la benim açımdan çok bilgilendirici bir sohbet yaptım. Söylediklerinden çok söylemediklerini iyi okuduğuma inanıyorum.
Uçak sohbetlerini çok severim.
Yerden yaklaşık on bin metre yukarıda yapılan sohbetlerde ayaklar fiilen yere basmazken sohbetin muhasebe yansıtan yanları daha kolay algılanır.
Talat'ın karartmayı çiğnediği iddiası seslendirilir güneyden. Dünkü yolculuk sohbetinde çok açık olarak gördüm ki Talat, kendine o kadar çok bilgi saklıyor ki vicdanen karartma uyguladığından hiç kuşkusu yok.
Söyledikleri, söylemedikleri yanında devede kulak bile değil.
***
Mehmet Ali Talat'ın işi gerçekten zor.
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'a nasıl bakacağım konusunda ikilemden öte çoklu yorum içinde.
Talat'ın siyasette aktif varlık nedeni Kıbrıs sorununun çözümüne etkin katkı koyup sonuca gitmek.
Eğer bu başarılamazsa hiç bir mazaret Talat'ın siyasette varlık ve yola devamına kılıf olamaz.
Mehmet Ali Talat, masanın karşı tarafında Hristofyas'ın oturmuş olmasından çözüme yönelik arayışlar bakımından memnun.
Ancak Hristofyas'ın söylev ve yaklaşımlarındaki çelişkiler Talat'ın görüş netleştirme yolunda yoruyor.
Bir tarafta Hristofyas'ın kamuoyu önünde söylediklerine karşı kendinin de bir şeyler söylemesi gerektiğini hissediyor, öte yanda yaklaşımının özellikle uluslararası camiada farklı algılanmasından endişe duyuyor.
Dünkü sohbette belki Talat, açık olarak seslendirmedi ama çok açık olarak gördüm ki Talat, sonuna kadar Hristofyas'ın üzerine kırmızı çizgi çekmek istemiyor.
Anladım ki Talat'ın söyledikleri içinde daha saldırgan olanlar öne çıkarılıyor. Dünkü sohbetimizden de o türden öne çıkacak malzemeler yok muydu? Mutlaka vardı. Ancak Talat, klasik politikacılara göre genelde daha açık sözlüdür. O açık sözlülük içinde manşetlere taşınıp kolay kolay unutulmayacak sözleri çok rahat söyleyebilir. Ama aynı konuşmasında tam ters tarafta öne çıkarılacak sözleri de yok değil.
***
Talat, Hristofyas'ın CTP-AKEL görüşmelerine gönderme yapmasından rahatsız. Gerek Özker Özgür, gerekse kendisinin CTP Genel Başkanlığı döneminde yapılan görüşmeleri sonuçlarıyla kabul etmekle birlikte o görüşmeleri kaynak göstererek bugün için bağlayıcı yaklaşım peşinde koşulmasını yanlış bulurken, siyasi açıdan da etik bulmuyor.
***
Mehmet Ali Talat, AKPA'da yapacağı konuşmaya önem veriyor.
AKPA'ya pek çok kez geldim.
Her gelişimde pek çok ülke liderinin konuşmasını dinledim.
AKPA kürsüsünde dün Hristofyas vardı. Bizim Rum Yönetimi dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti, başta BM olmak üzere uluslararası tüm kuruluşların tanıdığı bir devlet. Başkanı da o tanınmışlık çerçevesinde muamele görüyor. Hristofyas, konuşma yapmak için AKPA binasında bulunduğu süre içinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bayrağı öteki üye ülke bayraklarından ayrı AB bayrağı ile yan yanyana gönderdeydi.
Bugün de Talat, konuşacak.
Talat'ın kim olduğunu salonda bulunan herkes bilecek. Ama olabildiğince dengeli davranma çabasına karşılık Mehmet Ali Talat'a Cumhurbaşkanı muamelesi yapılmayacak.
Rauf Denktaş'ın dün yaptığı açıklamayı Strasbourg'ta öğrendim. Denktaş, "Talat, cemaat lideri, Hristofyas Cumhurbaşkanı olarak çağrıldı. Bu büyük bir aşağılamadır" dedi.
Rauf Bey'in şahsına saygım hiç eksilmedi. Ancak bugün eleştirdiklerinin mimarlarından biri olduğunu niye kabul etmiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rumlar tarafından 1963 Aralık ayında işgal edilmesine karşı ne yapıldı?
Aşırı keskinlik pasifizme eşittir.
Talat da Denktaş'ın yolundan gitse Silihtar Burcu'ndan öte bir yerde söz söyleyeme şansı olamazdı.
Rum tarafının Talat'ın AKPA'da konuşma yapacak olmasından rahatsız olduğundan hiç kuşkum yok. Talat'ın konuşup ne söyleyeceği bir yana, önemli olan Hristofyas'la eş zamanlı konuşma hakkı verilmesi Hristofyas'a Rum toplumu, Talat'a Kıbrıs Türk toplumu adına söz hakkı tanınması.
İnce hesaplı yaklaşımlar bir yana, Talat, bugün Avrupa'nın çok önemli bir kuruluşunun genel kurulunda konuşup, derdimizi anlatacak.
Günün sözü:
Kümesinde kapalı horoz, kümesinin horozudur
|