Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
'Karar seçimlik' [1]
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [6]
30 milyon TL alacak var [1]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [10]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [8]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [3]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]



Barışın elçileriyle yürümek...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Ekim 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünkü yürüyüş dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgili ömür törpülemiş üç insanın Kıbrıs sorununa ilgisini somutlaştırırken, ayaklarının yere basma yürüyüşüydü de.

Vücut dillerini okumaya çalıştım özellikle.

Şunu açık olarak belirteyim. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü dünyada artık kaygıya neden olmuyor.

Bir başka deyişle Kıbrıs sorunu bölge ve dünya barışı için tehdit kabul edilmiyor. Tutu, Carter ve Brahimi sanki de turistik boyut kazanmış bir siyasi sorunu gözlemeye gelmiş gibiydi. Ne yüzlerinde, ne de gözlerinde çözümsüzlüğün paniği vardı

 

 

  K. Kaymaklı'da doğdum. K. Kaymaklı Lefkoşa'nın bir mahallesi olunca kendiliğinden Lefkoşalı olduk.

  Hayatımın her evresi Lefkoşa'da geçti.

  Böyle olduğu için Lefkoşa'nın ellili yılların sonlarını, 1960'lı yılları, 1970'li 1980'li doksanlı, kısacak Lefkoşa'nın son elli yılını anımsarım.

  Lokmacı Barikatı dediğimiz bölgeyi, bu bölgenin Güzey uzantısı Ledra ya da bizim deyişimizle Uzun Yol'u da hep bilirim.

  1968 sonrası Rum tarafı dediğimiz Güney'e yaya geçiş noktalarımızın en önemlisiydi.

  Belki anılarımın baskısıyla da Lokmacı kapısının açılmasına ayrı bir önem verdim. Sanki de o kapı anılarımızın kapalı kapılarını açacaktı.

  *           *            *

  Önceki gün akşam üzeri Kıbrıs BM Barış Gücü Sözcüsü Jose Diaz aradı. Konu Kıbrıs'ta bulunan   "The Elders"in Kıbrıs'ı ziyaret eden Elders'in başkanı Güney Afrikalı, Anglika Kilisesi'nin Başpiskoposu Desmond Tutu, eski ABD Başkanı Jimmy Carter ve eski Cezayir Dışişleri Bakanı Lakhdar Brahimi'mim dün sabah Uzun Yol'dan Lokmacı'ya yapacağı yürüyüş.

  Ön daveti iletti.

  Detay için bir başka yetkiliyle iletişimi yönlendirdi.

  Dün sabah gittim.

  Önce Lokmacı'da bir süre sohbet ettim bizim taraftan insanlarla.

  Sonra işlem yapıp Erol Uysal'la Uzun Yol'a doğru yürüdük. Sonra KIBRIS Medya ailesinden Aysu Basri ve Serhat İncirli de geldi.

  *             *          *

  Desmond Tutu 1984, Jimmy Carter ise 2002 Nobel Barış Ödülüne layık görüldü.

  Lakhdar Brahimi, eski Cezayir Dışişleri Bakanı. Afganistan'da BM'nin Özel Temsilcisi Görevinde bulundu. 2004 yılında da dönemin BM Genel Sekreteri Annan tarafından barış ve güvenlik konularında danışmanlık görevine atandı.

  Özetle üçü de barış elçisi.

  ABD eski başkanının nasıl barış elçisi olduğunu sorgulamak isteyen çok okur olabilir. Carter, 1976'da ABD Başkanı seçildi.

    "Jimmy Carter'ın başkanlığı sırasında petrol krizi yaşandı. Enflasyon oranı tarihin en yüksek değerlerinden birine ulaştı. Sovyetler Birliği Afganistan'ı işgal etti. İran'daki Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimi yıkılarak İslam Cumhuriyeti kuruldu. ABD'nin Tahran'daki elçiliği hükümetten cesaret alan bir grup öğrenci tarafından işgal edildi ve elçilik çalışanları 444 günlük bir süreyle rehin alındı. Bu durum Jimmy Carter'ın başkanlığının son günlerine kadar sürdü ve Jimmy Carter'ın rehinelerin serbest bırakılması konusunda başarısızlığı 1980 yılındaki başkanlık seçimlerini Ronald Reagan'a kaybetmesinde büyük rol oynadı.

    Başkanlığından sonraki dönemde de Jimmy Carter dünya çapındaki birçok krizde ara buluculuk görevini üstlendi."

  İsrail ile Mısır arasında sorunların aşılmasını sağlayan Camp David süreci de Carter'in eseri olarak kabul edilir.

  *              *           *

 

  Üç barış elçisi ile Uzun Yol'dan başlayarak bizim tarafa Lokmacı ve ötesine kadar yürüdük.

  Görsel malzeme toplamak isteyen yoğun bir gazeteci ordusu vardı. Hiç kuşkusuz o yoğunluk içinde özel bir iletişim ancak anlık olabilirdi.

  Ancak dünkü yürüyüş dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgili ömür törpülemiş üç insanın Kıbrıs sorununa ilgisini somutlaştırırken ayaklarının yere basma yürüyüşüydü.

  Vücut dillerini okumaya çalıştım özellikle.

  Şunu açık olarak belirteyim. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü dünyada artık kaygıya neden olmuyor.

  Bir başka deyişle Kıbrıs sorunu bölge ve dünya barışı için tehdit kabul edilmiyor.

  Tutu, Carter ve Brahimi sanki de turistik boyut kazanmış bir siyasi sorunu gözlemeye gelmiş gibiydi.

  Ne yüzlerinde, ne de gözlerinde çözümsüzlüğün paniği vardı.

  Desmond Tutu, üç lider içerisinde en rahat olandı. Medyaya görsel malzeme verme konusunda olağanüstü cömertti.

  Amerika farkı Carter'in korunmasında ortaya çıktı. Genel güvenlik tedbirlerinin çok çok fazlası Carter için vardı. Benzetme yerindeyse Tutu halkın içinde cirit atarken Carter'in etrafında etten duvar korumalar dikkat çekiciydi.

  *           *         *

  Tutu, Carter ve Brahimi'nin dünkü temaslarını hafife mi alıyorum? Asla.

  Tam tersi barışçıl bir katkı bakımından önemli buluyorum. Kıbrıs'taki çözümsüzlüğün bölge ve dünya barışını tehdit etmemesi de çözüm çabaları için bir avantajdır. Savaşın, çatışmanın baskısından uzak tam da barışçıl çözüm bulma ortamı.

 

  Günün sözü:

 

  Barışı, barış isteyenler inşa eder

   622 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital