Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gece kulübünden kadınları baba yollamış
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu
Lefkoşa'da bıçaklı kavga
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek

YORUMLANANLAR
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [2]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [17]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Rusya Rum'a teslim [1]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [2]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]
Esrar çekip ortalığı dağıttılar [5]
Köşeyi dönemedi, devrildi [2]
"Abla beni kurtar" [1]
Gece kulübünden kadınlarla seçim zaferi kutladılar [29]
Avda yaralanan Erol, GATA'ya gönderildi [1]
"Recep'in Angonisi Recep", Karpazlıları ağlattı [1]
Ziyarete gitti, soydu, 1 yıl yedi [1]



Az bilgi çok laf...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de verilen demeçler ve basında yazılanlarla Avrupa bambaşka.

Türkiye uyum yasalarını neredeyse bir gecede meclisten geçirdi. Ancak dışarıdan bakıldığı zaman uyum yasalarının ne denli günlük yaşama yansıdığı konusunda tereddütler vardır.

Tereddüt içinde olan Avrupa, bu tereddüdünün içinin boş olmadığını örneklerle gösteriyor.

Aslında Türkiye'nin AB ailesine katılma konusunda ne kadar istekli olduğu bile tartışılır

 

   "Az bilgi çok laf..." başlıklı yazımı tam altı yıl önce yazdım. Zaman neyi ne kadar değiştirdi? Bir kez daha okuyun ve düşüncelerinizi tartın...

   "Her fırsatta altını çize çize söylerim. "KIBRIS SORUNU, TÜRKİYE'DE EN AZ BİLGİYLE EN ÇOK KONUŞULAN KONULARIN BAŞINDADIR."

   Kıbrıs sorunu Türkiye kamuoyunda, politika arenasında ve de medyasında bu özelliğini uzun yıllar tek başına korudu.

   Avrupa Birliği (AB) konusuyla Kıbrıs bu yalnızlığından kurtuldu. Çünkü AB konusunda da yazı yazanların bir elin parmakları kadarı bile AB'yi tüm yönleriyle en azından yapısı ve karar süreçleriyle bilmiyor.

   Son genişleme raporlarının açıklanması sonrası Türkiye basınını izliyorum.

   En ciddi kabul ettiğimiz köşe yazarlarının yazılarında bile akıl almaz bilgi eksiklikleri var.

   Gazetecinin her konuyu eksiksiz bilme şansı yoktur. Gazeteci çok konuda az şey bilir. Uzmanlarla yarışma iddiası olamaz. Ancak yazısını yazarken dersine çalışır, eksik bilgi bir yana, yanlış bilgi üzerine yazısını kurmaz.

    *     *    *

   Türkiye'nin içte yaşadıklarını boş verin özellikle dış politikada işi çok zor. Çok zor, çünkü Türkiye değişen dünyaya uyum sağlayarak dış politikada her bakımdan yeniden yapılanamadı.

   "Türkiye büyük devlettir" demekle sorunlar aşılmıyor. "Ben büyüğüm" diyerek dünyada her kapıyı açamazsınız.

   Brüksel'de bunu çok net gözleme fırsatı buldum.

   Türkiye'de verilen demeçler ve basında yazılanlarla Avrupa bambaşka.

   Türkiye uyum yasalarını neredeyse bir gecede meclisten geçirdi. Ancak dışarıdan bakıldığı zaman uyum yasalarının ne denli günlük yaşama yansıdığı konusunda tereddütler vardır.

   Tereddüt içinde olan Avrupa, bu tereddüdünün içinin boş olmadığını örneklerle gösteriyor.

   Aslında Türkiye'nin AB ailesine katılma konusunda ne kadar istekli olduğu bile tartışılır.

   Zaman zaman öyle bir görünüm ortaya çıkar ki sanki de Türkiye, AB'ye değil; AB, Türkiye'ye katılacak.

*   *    *

   Türkiye'nin AB üyeliğine temelde bir karşı çıkış yoktur. Önce Gümrük Birliği, sonra Helsinki'de aday ülke statüsü ve şimdi sırada müzakere tarihi verilip görüşmelerin başlaması.

   Komisyon raporu, Türkiye'ye tarih verilmesini önermedi. Ancak Türkiye'nin dünden daha iyi konumda olduğunu da inkar etmedi.

   Kıbrıs sorununun çözümünde önümüzdeki dönemde nelerin olacağı AB'yi yakından ilgilendiriyor.

   Türkiye'de 3 Kasım'da yapılacak seçimlerin nasıl sonuçlanacağı, yeni siyasi yapının AB'ye nasıl bakacağı da merakın ötesinde ilgi alanı içinde.

   Avrupa Birliği konusunda Anavatan Partisi ve lideri Mesut Yılmaz'ın duruşu pozitif yönde açık. Ancak kamuoyu yoklamaları Yılmaz'ın yüzünü güldürecek noktada değil.

*    *    *

   Doğa boşluk tanımıyor.

   Türkiye'nin batıya, AB'ye doğru yürüyüşünde çok geniş bir uzlaşının ürünü sivil toplum hareketi önemli bir misyonu yerine getiriyor.

   İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Meral Gezgin Eriş, Türkiye Cumhuriyet tarihinin en çağdaş kadın portrelerinden biri olarak AB yürüyüşünde en öndeki sembol isimlerden.

   Hem İstanbul-Brüksel, hem de Brüksel-İstanbul yolculuklarını aynı uçaktan yaptık.

   Çok uzun uzun konuşma olanağımız olmadı, ancak laf değil iş üreten insan tipinin güzel örneklerinden biri.

   Türkiye medyasının geleneksel öne çıkarma anlayışına karşılık Meral Gezgin Eriş, gösterişten uzak kendinin değil, uğraş verdiği konunun aldığı mesafeyle mutlu olan biri.

   Türkiye Meral Gezgin Eriş gibi insanlara siyasi yaşamda da sahip olabilse Türkiye'nin çehresi inanılmaz bir süratle değişir.

*    *    *

   Türkiye ile ilgili gelişmeler bizim için de yaşamsal nitelik taşıyor. Türkiye'nin çatışma kültürü ile bir yere varması mümkün değil.

   İç politikaya yönelik popülist söylevlerle dış dünyada hiç sorun çözümlenemez.

   Türkiye'nin en ciddi talihsizliklerinden biri basının bir yandan popülizmi eleştirirken manşetlerde, yorumlarda popülizmin daniskasını yapmasıdır.

   Dışilişkilerde herkesi düşman görme hastalığından hem Türkiye hem de biz kurtulmak zorundayız. Avrupa, yaşadığı iki büyük dünya savaşının ardından sorunları çatışarak değil, uzlaşarak çözmeyi tercih etmiştir.

   Avrupa insana değer veren ilkeler üzerine, insanı devletten değerli gören bir yapılanmada önemli mesafeler aldı. Bu değişimin ruhunu yakalamayanın AB'nin son ilerleme raporunu anlaması mümkün değildir.

   Türkiye Büyük Millet Meclisi uyum yasalarını kabul ettikten sonra ünlü bir köşe yazarının, "Biz yasaları yaptık ancak AB bize tarih vermezse kazık yanımıza kalacak" içerikli yaklaşımını asla unutmam.

*    *     *

   Kopenhag Zirvesi'ne kadar doğru işler yapılırsa Türkiye'ye tarih verilir, Kıbrıs sorunu da bizleri mutlu edecek şekilde çözümlenir. Oraya gidene kadar bilgiden beslenmeyen ağızlar sussun. Böyle ağızlar susarak Türkiye ve Kıbrıs Türkü'ne en büyük yardımı yapacaklardır." (KIBRIS-14 Ekim 2002)

 

Günün sözü:

 

Az rüzgar ateşi körüklerken, çok rüzgar söndürür

   608 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...
11 Kasım 2008, Salı   En büyük din futbol...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6637 1.6754
1 STERLİN 2.4982 2.5168
1 EURO 2.1009 2.1157



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

SABIKALI LİDERLER

Hasan Hastürer

Dünya devleti ve temsilcileri...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranm...

Ahmet Tolgay

YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...

Bilbay Eminoğlu

Her işimiz yarı buçuk!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

CTP muhalefete düşse, ne olacak?

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

AMERİKA NE KADAR SESSİZ KALACAK?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Yaşlanmadan önce gençliğimizin kıymetini b...

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital