Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Günah da sevab da...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Eylül 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kimine göre insanın hayatını etkileyen yaşadığı olumlu veya olumsuz olayların adı kaderdir...

Kimine göre, kaderi insanın kendi elindedir...

Bu iki görüşü sonuna kadar savunan da var...

Sonunda görüş değiştiren de...

Ama, kader denilen veya alın yazısı olarak kabul edilen bu takdir, ancak bir felaket halinde geçerli olur...

Bir trafik kazasına kurban giden bir kişinin, hareket anı çok önemlidir esasında...

Bazen beş saniyelik gecikme bile bir insanın hayatını kurtarabilir...

Kırmızı ışıkta durmadan geçen bir arabanın çarptığı araçta siz olmayabilirsiniz...

Veya yolda bir tanıdığınıza rastlayıp, gideceğiniz yere gecikmiş olduğunuz için felaketi de atlatmış olan siz olursunuz...

Ya sizin olmanız gereken yerde olan insanın kaderimiydi bu...

Belki de...

Onun için insan ne kadar istemese de, bazı olayları önleyemiyor...

Fırtınalı bir havada denize açılan bir balıkçının riski kadar, durgun havada aniden patlayan fırtınanın da riski önemli bir konudur...

Ve galiba fırtınalı havanın riskinden daha fazladır...

***

Kadercilik insanın yaşamında ta ilk çağlardan beri vardır...

Hatta, bize okullarda okutulan kitaplarda bile vardır bu...

Kurbağalar hikayesinde ise daha da belirginleşir...

Bir su dolu kazana düşen iki kurbağadan kurtulmaya azmeden kurtulurken, diğerinin boğulduğu gibi...

***

Birçok insan var ki, elindeki fırsatları teperek kendini yalnızlaştırır, sonunda ise "Kader böyle imiş" deyip sıyrılır işin içinden...

Sonunda gelecek her olumsuzluktan kaderi suçlayıp gider...

Bazıları ise, her şeye rağmen kendi doğrularında ısrar edip giderler...

Ancak, bir gün kendi doğrularının yanlış olduğunu hiç kabul etmezler...

Bu tiplerin de daha önce sözünü ettiğimizden hiçbir farkları yoktur...

Kaderden ziyade yaptıkları yanlışlardır onları yıkan...

Hele de bunlar, ayaklarının bastığı yeri dünyanın merkezi olarak kabul ederlerse...

İşler daha da dramatik boyutlara gider...

***

Tabii ki, kader olgusunun insan yaşamında bu kadar ön plana çıkmasının en önemli nedeni de toplum yapısındaki inançlardan kaynaklanmaktadır...

Şarkılarını ve şiirlerini kadere bağlayanların, kadere inanmamak gibi şansları da pek yoktur...

Dillerden düşmeyen bir şarkıda bunun tersi şu sözlerle anlatılsa bile; "Kader diyemezsin sen kendin ettin..."

Sonunda ne yaparsak yapalım, günahı ve sevabı bizim olacağına göre...

   1073 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar (24)...
26 Haziran 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(23)...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(22)...
24 Haziran 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(21)...
17 Haziran 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar (20)
13 Haziran 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(19)...
07 Haziran 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(18)...
06 Haziran 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar (17)...
05 Haziran 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(16)...
04 Haziran 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar (15)...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital