|
KIBRIS gazetesi olarak beş büyük belediyeye başlattığımız ziyaretler çerçevesinde geçen cuma günü Girne Belediyesi'ndeydik.
Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın, yaptıkları ve yapacaklarını anlatırken şikâyetlerini de dile getirdi.
Aygın, Vakıflar İdaresi'ne, Elektrik Kurumu'na ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'ne oldukça bozuk, oldukça tepkili.
Ama en fazla Vakıflar İdaresi'ne kızgın.
Öyle imayla falan söylemiyor söyleyeceklerini, parmağının ardına saklanmıyor, direkt dile getiriyor şikâyetlerini; "vizyonsuz" diyor onlara, "ilgisiz" diyor.
Aygın, Vakıflar İdaresi'ni, işbirliğine yanaşmadığı için Girne'nin ilerlemesine engel olmakla suçluyor.
Girne Yat Limanı'ndaki yıllardır süren sorunların ve Beycan Mağazaları'ndaki kötü durumun sorumlusunun Vakıflar İdaresi olduğunu söylüyor Sümer Aygın.
Başkan, şimdilerde liman yönetiminde Vakıflar İdaresi'nin yanında Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Şehir Planlama Dairesi ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nin de söz sahibi olduğunu ama bunun inanılmaz bir yetki karmaşası yarattığını belirtiyor.
Yat limanındaki yetki karmaşasını bilmeyen vatandaşların, buradaki olumsuzluklardan Girne Belediyesi'ni sorumlu tuttuğunu belirten Sümer Aygın, "ama iş yapmayan ve de yaptırmayan birçok makam bu işe karıştığı için buraya elleyemediğimizi birçok kişi bilmiyor" diyor.
Başkan, yat limanında bir şey yapamamaktan dolayı hem üzgün hem de kızgın, kent turuna yat limanını almıyor, bizi oraya götürmüyor; "neyi göreceğiz ki orada?" diyor.
Vakıflar İdaresi'ne ait Beycan Mağazaları konusu gündeme gelince de kaşları çatılıyor Sümer Aygın'ın, burasının kafalarındaki çağdaş Girne'ye uymadığını, kenti bozduğunu, burasının gecekonduya dönüştüğünü ama Vakıflar İdaresi yetkiliklerine bir türlü bunu anlatamadıklarını söylüyor.
Kendi partisi CTP'nin yönetiminde olan Vakıflar İdaresi'ne yüklenmekte bir sakınca görmüyor, "Vizyonsuzdurlar... Dertleri oradan kira toplamaktır... O kadar yatırım yaptık oralara hepsi boşa gitti" diyor.
Aygın, Elektrik Kurumu'nun da çok ağır hareket ettiğini, projelerini uygulamakta kendilerini engellediğini vurguluyor.
Girne Belediyesi, elektrik hatlarını yeraltından geçirmek için neler çekmiş neler Elektrik Kurumu'ndan!
Denilene göre, yapılacak iş önce Elektrik Kurumu'nu yönetenlerin kafasına yatacak, sonra da keyifleri gelip hareket edeceklermiş...
Kaplumbağa hızında hareket ediyormuş bu daire, belediye elektrik hatlarını yeraltından geçirmiş ama Elektrik Kurumu tam yedi ay sonra direkleri ve telleri kaldırabilmiş.
Hatta çarşının en önemli yerinde bir direk numunelik gibi kalmış.
"Gelin kaldırın" diyorlarmış ama dairenin pek niyeti yokmuş bu direği kaldırmaya.
Üstelik işler hızlı gitsin diye Elektrik Kurumu'nun işlerini de belediye yapıyormuş.
Şimdilerde Namık Kemal Caddesi'nin de elektrik hatlarının yeraltından geçmesi gerekiyormuş ama yine Elektrik Kurumu belediyeyi oyalıyormuş.
Sümer Aygın, "Girne'deki Elektrik Kurumu şubesi bize bağlansın, başka türlü iş yapamayız" diyor
Kenti gezerken, en düzgün caddelerde yıkık dökük evler görüyoruz, bu kez de Sümer Aygın, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'ne tepkisini dile getiriyor; "Ne dokunuyor ne dokunduruyorlar, işte böyle kötü görüntüler ortaya çıkıyor" diyor.
Girne Belediyesi'nin yaptıklarından çok şikâyetlerini taşıdım köşeme, çünkü Vakıflar İdaresi'nden, Elektrik Kurumu'ndan ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nden memlekette şikayet etmeyen yok.
Yani Girne Belediyesi'nin yere çöp atanlara yönelik başlattığı 100 YTL cezanın iyi sonuçlar verdiğini, kentte seyyar satıcı görmemenin güzelliğini, kentin yeşil ve ışıl ışıl halini, çeşmeden içilecek su akmasını sıralayabilirdim size ama onları zaten ziyaret haberimizde bulacaksınız.
Ben belediyenin canını yakan durumlara dikkat çekmek istedim.
O kadar canı yanmış ki belediye başkanının, en ağır ifadeleri kullanıyor bu kurumlar için.
Devlet kurumlarının hantallığının yarattığı sıkıntıyı iliklerine kadar yaşamış belediyeyi yönetenler, illallah çekmişler, bu üç kurum iş yapmak isteyen belediyeye ayak bağı olmuş.
Koskoca bir belediye bu kurumlarla başa çıkamıyorsa, siz bir vatandaşın buralarda işi olduğunu, sorunu bulunduğunu düşünün, vatandaş nasıl başa çıksın bunlarla, insanın canını yakarlar, canından bezdirirler, çünkü onlar iş yapmak değil, bekletmek için vardırlar sanki de...
|