|
KIBRIS gazetesi yöneticileri ve köşe yazarlarıyla beş büyük belediyeye başlattığımız ziyaretlerin son durağı Lefkoşa Belediyesi idi.
Belediyeyi geçen cuma günü ziyaret ettik...
Ziyaretimiz, üzücü, hüzünlü bir güne rast geldi.
O gün Lefkoşa Belediyesi'nden 114 kişinin daha görevine son verildi.
Bir süre önce işten çıkarılanlarla bu sayı 141'e ulaşmıştı, dahası bu hafta 100 küsur kişi daha durdurulacak.
Kendi işlerini bırakıp, belediyede işe başlayan 250'yi aşkın kişi, içinde bulunduğumuz bu ekonomik kriz günlerinde işsiz kalıyor.
Keşke bu işlerin hesabı kitabı yapılsaydı da durum böyle olmasaydı.
Belediye başkanı ile yaptığımız uzunca bir sohbetten sonra konu personele geldiğinde, Bulutoğluları'nın yüzünde acı bir ifade belirdi, sanki de bu konunun hiç açılmamasını ister gibiydi.
İyilik yapmak için işe aldığı birçok kişiye aslında istemeden de olsa kötülük yapmıştı.
Gül gibi işlerini bırakıp, belediyenin yolunu tutan ve hayatını da buraya göre ayarlayan insanlar şimdi sokakta, işsiz...
2007'de geçen belediyeler personel yasası gereği, Lefkoşa Belediyesi'nin bu personeli çıkarması zorunluydu, Sayıştay'ın da bu konuda raporu var.
Başkan hüzünlü bir ses tonuyla; son giren ilk çıkar yöntemine göre, çok yetenekli ve belediyeye yararlı, pırıl pırıl insanları çıkarmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Belediye başkanı Cemal Bulutoğluları, bu karardan dolayı çok üzgün olduğunu söylerken yüzüne dikkatlice baktım, gerçekten de üzgün bir ifade vardı yüzünde, bana göre üzüntüsünde samimiydi ama keşke bugün üzüleceğine, önceden bu olacakları görebilseydi.
Daha fazla hizmet için illa ki dağları taşları personel doldurmak mı lazımdı?
Bana göre, iyi bir planlamayla ve hizmet satın alımıyla, fazla personele sahip olmadan Lefkoşalıya hizmet verebilirdi.
Bugün belediye başkanının üzgün olması, yanlış yaptığı gerçeğini değiştirmez.
"İyi niyet" yetmez, hatta bazen insana yanlış bile yaptırır...
İyi niyetle, duygusallıkla değil de ekonomik akılla, sistemle, uzağı görerek planlar yapmak gerekiyormuş demek ki.
Zaten yasal engel olmasa da personel fazlası, belediye bütçesini de zorladıkça zorluyordu, bugün belediye bütçesi, personel maaşları ve diğer personel yatırımları açısından büyük bir yük altında.
Cemal Bulutoğluları, yalnızca personel alımı konusunda değil, başka projelerde de büyük oynadı, iki, üç dönemde yapılacak işleri ilk dönemine sığdırmaya çalıştı.
Tabii ki ilk döneminde zordu bu dev projelerle başa çıkmak ve sorduğumuzda kendisi de kabul etti bu yanlışını.
Başkan, "Haklısınız, bu konuda yapılan eleştiriler haksız değil" dedi.
Belediye başkanı, belediyenin gelirlerine güvenmiş.
Gerçekten de belediyenin iyi gelirleri olduğunu söylüyor belediye başkanı ama ekonomik krizi hesaba katmamış, bir de devlet katkısı konusunda pastadan payının düşebileceğini...
Bulutoğluları, Lefkoşa sınırları içerisindeki Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) öğrenci nüfusunun Lefkoşa nüfusuna dahil edilmemesi, öte yandan Mağusa ve Girne'de üniversitelerin nüfuslarının belediyelerin nüfusuna eklenmesi ve köylerin bağlandığı belediyelerin pastadan daha fazla pay almasıyla Lefkoşa'nın pastadaki payının düştüğünü, gelirlerinin beklediğinden az olduğunu vurguluyor.
Lefkoşa Belediyesi'nin borçları konusunda spekülatif haberler yapıldığını iddia ediyor Cemal Başkan ve bu borçların altından kalkabileceğini, görev süresi dolduğunda belediyenin borçsuz olacağını söylüyor.
Sorunlara rağmen, başkan moralini bozmuyor, sorunların geçici olduğunu, Lefkoşalılara hak ettikleri kenti sunacaklarını iddia ediyor.
AB destekli bazı büyük projelerin hayata geçecek olması, bu zor günlerinde yüzünü güldürüyor başkanın.
Bulutoğluları, vaatleri arasında yer alan ve kısa sürede ıslah edeceğini söylediği Dikmen Çöplüğü konusunda ise pes etmiş görünüyor.
Kendisine bağlanmasını istediği Dikmen Çöplüğü'nün, Çevre Dairesi'ne bağlandığını ve bakanlığın kendisine iş yaptırmadığını öne süren Cemal Başkan, böyle giderse tamamen elini çöplükten çekeceğini ve esas o zaman kaos yaşanacağını belirtiyor.
Bulutoğluları, arkadaşlarımızın kentle ilgili her işaret ettiği soruna kendine özgü tarzıyla izahat getirdi, bazen de sesini yükseltti, öfkesini gizleyemedi ama sonuçta hep ortak bir noktada buluşuldu gördüğüm kadarıyla.
Başkan sorunlardan korkmuyor ve tümünü de çözeceğini söylüyor.
İşte böyle... Hüzünlü bir günde, 114 kişinin işten çıkarıldığı bir günde, başkanın odasına çıkarken çalışanların gözlerinin üzerimizde olduğu bir günde belediyedeydik.
Böyle bir günde belediyeye misafir olmak gerçekten zordu; belediyenin kapısından girdiğimizde bizi güler yüzle karşılayıp başkanın odasına götüren bir bayan meslektaşımızı, belediye binasından çıkışımızda göremedik, çünkü işten çıkarılanlar arasındaydı... Gerçekten yürek burkan bir durum, o saatten sonra kopmuştum zaten ben, kenti gezip de başkanın icraatlarını dinlemeye ne kadar verebilirdim ki kendimi?
Başkan kabul etmese de gerçekten işi zor; bazı konularda hata yaptığını kabul ettiğine göre, umarım hatalarından ders almıştır ve hem başkan sorunsuz günler yaşar, hem de biz hak ettiğimiz başkente kavuşuruz.
|