MARKAJ 23/05/2004

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mayıs 2004, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Acaba

SİGARAYA ZAM MESELESİ

Hükümet, fonların kaldırılmasının bütçeye getireceği yükü, sigaraya zam yaparak hafifletti. Bu bağlamda sigaraya 360 bin TL zam yapıldı. Karar genellikle olumlu eleştiriler aldı. Ancak tiryakiler, "ya 350 bin, ya da 400 bin TL zam yapılsaydı" diyor. Neden mi? Çünkü satıcıların 60 binin üzerini verecekleri 40 bin TL'yi bulamayacaklarından endişeli. "Üstü diye, ya sakız, ya kibrit verecekler, ya da hiç üst alamayacağız" diyor sigara tiryakileri. Eh onlar da haklı ama kısa yoldan sigarayı kesseler daha iyi olmaz mı?

**********

"BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?"

"Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"
Ne antipatik bir soru değil mi?
"Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"
Neden insanlar birisine "kim olduğunu" hatırlatmak ihtiyacı duyar?
Bu antipatik soruda tehdit var, aşağılama var, karşısındakine yukarıdan bakma var, egoizim var...
Meslek hayatımda defalarca bu soruya muhatap oldum, birçok kişi bize kim olduğunu hatırlattı durdu, halbuki ben tümünün de kim olduğunu biliyordum...
Trafik polisi olan bir arkadaşım da bu sorudan hiç hoşlanmıyor, ceza kestiği kuralları ihlal etmiş birçok kişi onu da "Benim kim olduğumu biliyor musun, seni sürdürürüm" diye tehdit etmiş...
Geçtiğimiz günlerde bağımsız milletvekili Ünal Üstel de muhabir arkadaşımıza "benim kim olduğumu biliyor musun?" diye çıkışmış!
Üstel'in oğlu Emre Üstel trafik kazası yaptı, arkadaşlarımız da otomobili görüntülemeye çalıştı.
Gelin görün ki arkadaşlarımız Sayın Ünal Üstel'in sert tepkisiyle karşılaştı...
O da arkadaşlarımıza "benim kim olduğumu biliyor musun?" diye sordu, hatta görevini yapmaya çalışan muhabirlere "terbiyesizlik" bastı...
Fotoğraf çekilmemesi, haber yapılmaması için tehditler savurdu.
Üstelik ağzına geleni söyleyen oğlunu da uyarmadı!
Arkadaşlarımız olay yerine giderken trafik kazasını Ünal Üstel'in oğlunun yaptığını bilmiyordu.
Büyük bir trafik kazası olduğu ihbarı geldi ve arkadaşlarımız olay yerine koştu.
Editörleri onlardan haberi ve fotoğrafları bekliyordu.
Yani görevlerini yapacaklardı.
Ama milletin vekili onlara "benim kim olduğumu biliyor musunuz?" diyerek tehdit etti, foto muhabiri arkadaşımıza "terbiyesiz" dedi.
Evet, kim olduğunuzu biliyoruz Sayın Üstel ama sizi daha iyi tanımamız için yardımcı oldunuz.
Bunca insanın trafik kazası gazetede haber oldu, sizinki niye olmasın?
Milletin trafik kazası yayınlanır da vekilininki yayınlanamaz mı?
Sayın Ünal Üstel, arkadaşlarımıza tehdit ve hakaretle yaklaşmak yerine, haberin çıkmaması için makul mantıklı bir gerekçesi olduğunu söyleseydi ve bu gerekçe muhabirler ve editörlerce inandırıcı bulunsaydı belki de bu haber yayınlanmayabilirdi.
Ama daha merhaba bile demeden saldırmak bir milletvekiline yakışmaz.
Milletin vekili bizden daha "ayrıcalıklı" olduğunu hatırlatmaya çalıştı...
Milletvekillerinin yasa gereği mecliste söylediklerinden dolayı sorumlu tutulmaması için "dokunulmazlığı" vardır ama bu dokunulmazlık ona başkalarına tehdit ve hakaret etme hakkı vermez.
İngiltere Başbakanı Blair'in de oğlu trafik suçu işlemiş ve Blair, "gereken neyse yapın" demişti.
Bizim vekilimizse gazetecilere hakaret yağdıran oğlunu susturmayıp, ona bile kötü örnek olacak şekilde saldırıya geçti.
Bu üzücü trafik kazası, vekilimizi tanımak için fırsat oldu, yazık, çok yazık!!

***********

UZAYLILAR, KIBRIS SORUNUNA EL Mİ ATIYOR!

Mağusa'da vatandaşlar "UFO" gördü...

Olaya tanık olanlar, "beyaz, parlak ışıklar saçan ve sürekli dönen büyük bir cisim" gördükleri konusunda ısrarlı.

"Bal gibi uçan daireydi" diyorlar.

Görenler arasında sözüne güvendiğim dostlarım da var!

İlla ki gördüklerini iddia ediyorlar.

Son anda yere inmekten vazgeçen, tuhaf sesler çıkaran ve ışıklar saçan bu cisim bir anda Mağusa'nın gündemi oldu.

Bir- iki kişi görse tamam da birçok kişi görmüş ve ne olduğuna anlam verememiş!

Bu koca evrende yalnız olduğumuzu söyleyecek değilim.

Başka "canlılar", "yaratıklar" da olabilir ama Mağusalılara görünenin "UFO" olduğu konusunda pek iyimser değilim.

Ama gelin biraz gırgır yapalım, esprili fikirler yürütelim:

Filmlerini çekip, sürekli onlar karşısında galip gelen ABD'lilere görünüp, onlardan intikam alacaklarına bizim gibi "garip" bir ülkeye mi gelecekler?

Kim bilir belki de "tanınmamış", "illegal" bir ülke olduğumuzu haber aldılar ve o nedenle buralara geldiler!

Belki de Kıbrıs sorununa al atacaklar!

AB ve BM'den sonra bu işe ABD'nin de burnunu sokması uzaylıları kızdırmış olmalı.

"ABD karışırsa, biz de karışırız" demiş olmalılar!

Uzaylılar, Kıbrıs sorununa mı el attı?

Eğer öyleyse niye ışınlarını gönderip "çözüme" kavuşturmuyorlar bu ülkeyi?

Galiba uzaylılar filmlerde gördüklerimiz kadar teknik donanımlı ve cesur yaratıklar değil.

Öyle olsaydı, son anda yere inmekten vazgeçip, geri gitmezlerdi!

Ayıp ettiler, "Bu memleketi uzaylılar bile kurtaramaz" der gibi meraklı bakışlarla onları bekleyen Mağusalıları hayal kırıklığına uğrattılar!

Kimden korktunuz be uzaylılar, be tuhaf yaratıklar, faili meçhul bombacıdan mı korktunuz siz de?

Yazıklar olsun size, koskoca uzaylılar, bombacıdan, bomba yüklü arabadan mı korkar?

Yok mu sizin son model ışınlı tabancalarınız?

Geldiniz, bari aşağıya inseydiniz!

Bakın pasaportsuz geçişler de sağlandı, fırsatı kaçırdınız!

******

ŞİİR

Sİ Sİ SİYASİ

Si si siyasi
Terbiyeli siyasi
Terbiyeli kalmadı
Yahnisi var yahnisi
Şa şa şaşırma
Siyasinin huyuna
Al bir parça ekmek de
Sen de bandır suyuna
Kıs kıs kıstırma
Köz üstünde pastırma
Gel barışı küstürme
Biri bine böldürme
Bil böl bul bal
Ne yat kaldı ne de sal
Kıstırılmış adada
Bakıyoruz bel bel
Aç aç gözünü
Tut tut dilini
İki defa düşün de
Yalama tükürdüğünü

Ayşen DAĞLI

Mayıs 2004

**************

SEVGİ

Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür.
Hoşgörü sevgi değildir, istemediğine katlanmaktır.
Bağımlılık sevgi değildir, gereksinmenin karşılanmasıdır. Sevgi değer vermesini bilmektir.
Sevgi yaşama hakkını kabul etmektir.
Sevgi, var olmaktan kıvanç duymaktır.
Sevgi, birlikte olmaktan sevinç duymaktır.
Sevgi, eşitliğin duyumsanmasıdır.
Sevgi, bütün yapay ayırımların hayattan çıkarılmasıdır.
Sevgi, bilinçtir.

   7069 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?