AH GÜZEL ÜLKEM AH!

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Temmuz 2009, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

 Ne günlerden geçiyoruz yine?
   Önce iktidar partisine bakalım; büyük vaatlerle iktidara gelen, geçmiş hükümetin yaptığı ve yapmaya çalıştığı icraatları yerden yere vuran ve asla onların düştüğü yanlışa düşmeyeceğini açıklayan UBP’ye bir bakar mısınız?     
   Balon erken patladı...
   Muhalefette atıp tutmak kolay ama işbaşına geçildi mi foyası meydana çıkıyor siyasetçilerimizin.
   Biz aslında biliyorduk UBP’nin verdiği uçuk sözleri tutamayacağını, bu sözlerin altında kalacağını...
   Başta da istihdam sözlerini yerine getirmesi imkansızdı.
   Göreve talipken önlerine gelene devlette iş sözü verdiler ama şimdi kanun gücünde kararname yaparak, özel sektöre sağlayacakları bazı avantajlarla, işsizleri özel sektöre yerleştireceklermiş.
   Yaa, zannedersiniz de o vaatlerde bulunduğunuz kişiler özel sektörde bulduğunuz iş için size teşekkür edecek.
   Keşke olsa böyle bir şey ama ben bu projenin tutacağını, ilgi göreceğini, devreye gireceğini hiç sanmıyorum.
   Yükselttiğin çıtayla sunduğunun arasında dağlar kadar fark var.
   Zaten UBP’nin açmazı budur, dağları vaat etti, insanların önüne tepecikler koymaya çalışıyor. 
   Onlar, aslında çoğu kimseye göre yapılması mümkün olan şeyleri de yapamıyor.
   Azacık KDV ve stopajı indirip göz boyadılar; gerisi ise tufan.
   Örneğin elektrik ücretlerini düşüreceklerini söylediler ama göreve gelir gelmez birtakım mazeretlerle indirime gitmediler.
   Seyrüseferde indirim derken, bir takım kalem oyunlarıyla trafikte suç işlemeyenlere yönelik mükafatı da kaldırdılar.
   Ve “dokunmayacağız” dediği kazanılmış haklara elleyerek, kendi ipini çekmek üzeredir UBP.
   Seçim bildirgeleri ortada, daha mürekkebi kurumadı ama siz daha işin başında hayat pahalılığını yılda ikiye düşürdünüz.
   “Zor günlerden geçiyoruz, mecbur kaldık, zaten ekonomistler de bunu destekliyor” diyebilir UBP’liler.
   Ama o zaman seçim öncesi açıklamalarını, seçim bildirgesini hatırlatırım size.
   Eski hükümetin bu yönde niyetini açıklamasıyla birlikte ne sert açıklamalar yaptığınızı, seçim meydanlarında söylediklerinizi hatırlatırım.
   Muhalefetteyken ekonomi uzmanlarınız, danışmanlarınız farkında değil miydi “ekonomik gerçeklerin” de iktidara gelince mi hatırladılar. Söyleseydiniz ya “iktidara gelince eşel-mobili elleyeceğiz” diye.
   Yoksa dün dündür, bugün bugün müdür?
   Hayat pahalılığına elleyen, yarın 13’üncü maaşa da eller. Sakın bana “Ne yapalım, Türkiye böyle istiyor” demeyin. Hani Türkiye’deki yetkililere ülke gerçeklerini anlatacaktınız, hani siz Türkiye iktidarları ile onurlu ilişkiler içerisine girecektiniz?
   AK Parti’ye şirin görünmek için inanmadığınız Kuran kurslarını bile serbest bıraktıktan sonra, bakalım daha bu şirin görünme adına ne tavizler verilecek?
   Ülkeye işçi giriş çıkışını artık bir standarda, doğru dürüst bir sisteme bağlamak varken, siz gözü kapalı 35 bin kişiye af çıkarıyorsunuz.
   Bu nasıl bir mantıktır, ne yapmaya çalışıyorsunuz?
   Yarın siz, önünüze gelene vatandaşlık da dağıtırsınız eskiden olduğu gibi.
   Tekrar bu “hayat pahalılığını yılda ikiye düşürme” işine gelecek olursak; eşel-mobilin bütçeye yüklü bir külfet getirdiği gerçektir ama Kuzey Kıbrıs’ın çok pahalı bir ülke olduğu da gerçektir.
   Türkiye’yi örnek gösterip de illa ki maaşlara ve benzeri haklara takanlara anlatmak gerekir; Türkiye özellikle yemekte, mutfak giderlerinde, giyimde çok ucuz bir ülkedir.
   En azından her bütçeye uygun ürün bulunmaktadır orada, ama Kuzey Kıbrıs öyle değildir.
   Türkiye’de 5 TL olan mal, Kuzey Kıbrıs’ta 40 liradır.
   Daha fazla kemer sıkamaz bu ülkenin insanı, bunu anlamaları gerekir.
   Ve son nokta... En sonunda yapılacak yardımların koordinasyonuyla ilgili müsteşar da atadı ya Türkiye, tamamdır artık, o hep söylenen “atanacak bir vali orayı yönetir” sözü de gerçek olmuştur.
   Yollanan yardımları koordine edecek yetenekli bir adam yoktur ya Kıbrıs’ta işte onu da atadılar!
   Zaten maliye bakanının görevi Türkiye’den alıp dağıtmaktı, yani bir tür mutemetlikti, artık o işi de Türkiye’den gelecek müsteşar yapacağına göre maliye bakanına da ihtiyaç yok demektir.
   Ah güzel ülkem ah, bakalım daha neler bekliyor seni?
   Bir de “devletiz” diye böbürleniyorlar, Sayın dışişleri bakanımız “KKTC, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden daha yasal bir ülkedir” diyebiliyor, Sayın Başbakanımız “Görüşme masasında KKTC’yi yok etmeye çalışıyorlar” diye öfke saçıyor. Hangi devletten söz ediyorsunuz acaba, hangi devletten?
   Nereye kadar gidecek bu “devletçilik” oyunu? Başınıza vali atadılar, siz daha devletten mi söz ediyorsunuz?
   Hiç olmadığı kadar çözüme ihtiyaç var bu ülkede, milliyetçi söylemlerin yerini kısa sürede ahlar, vahlar aldı, ama ahla vahla daha nereye kadar gidebiliriz ki?

   5487 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   9
  xxx         - Mağusa 05 Ekim 2009, Pazartesi 12:04 
Tek kelimeyle taraflı yazılmış bir yazı.. Kimse tarafsız demesin.. Ben zaten beklerdim böyle yazılar! E daha ilk aylardan ne beklersiniz ama? Utku karsu\'nun Karikatürü geldi aklıma hani ki UBP açtı hazineyi baktı da bırakın boş bulmayı içinde bir de b*k bıraktı CTP da gitti yanında o yama ÖRPyle.. Durumumuzun özeti Geldiler, yediler içtiler ... yaptılar ve gittiler.. tüm bunlar onların suçudur! UBP bunca zaman kaldı iktidarda hangi zaman böyle oldu bu millet? Bir de utanmazlar da non-stop saldırmaya devam! vay be!!!
  ahmet         - MELUŞA 02 Ekim 2009, Cuma 13:56 
bu ülkede sizin gibi tarafsız yazarların endemik bitkiler gibi koruma altına alınması gerekiğini düşünüyorum. bahsi geçen menfaatçi seçmenler için de (bu zihniyette olanların çoğu için) ibret verici bi süreç olacağını düşünüyorum. sistemi yaratanlar ve sürmesini sağlayanlar bu arenada diyet ödemeye devam edeceklerdir. en azından tartışmaya açık da olsa demokrasimize katkısı olacak bir süreç daha yaşanacaktır. üzücü olan bu menfaat ya da çıkar sürecinin, eğitim seviyesinin yüksek olunduğuna dair her fırsatta öğündüğümüz bu toplumda uzun sürecek olması... (aslında yazılacak ya da söylenecek çok ama gerçeklerin içselleştirilmesinin güç olduğu bu ülkede neyin ne kadar söylenmesi gerektiğini bilmiyorum. bildiğim bişey varsa o da korkuyla sadece hayvanların yönlendirilebileceğidir. saygılarımla...
  yusuf söyler         - lefkoşa-kktc 31 Temmuz 2009, Cuma 12:11 
ali bey uzayda yaşarsın galiba!ubp geldiğinde ne buldu?umardı kırıntı bulacak,ölmek üzere olan fareleri buldu.anahtar da ctp deydi,göremezdi ambarın içini!onlara asılman da bunlara ne diye asılın?ya o sendikacılara ne demeli.şımarık çocuk gibi isterler.kendileri işler düzene girsin diye ne yapar?kapar mammayı yangel yat osman,işte bostan!sen de babasın,cebinde ne olduğunu bilmeden vaad edebilin çocuğuna,ama elini atınca cebe değil para,bolca de borç senedi bulursan ne olur?hanıma mı çıkışın şu boşalttı cebini ve de yaptı borcu yoksa,çocuğa vaadinden mi vazgeçen,ne yapan?
vali meselesini de abartma!tc kaynaklı iş yapmasın devlet,personele de ihtiyacı olmasın!elçilik bünyesinde bir olay!bize ne bundan?sen çocuğa parayı vern ve sorman ne yaptı?bali aldı,sigaraya verdi,kitap aldı?
kıbrıs türkü evet milliyetçidir ve ubp yi seçti.seçtiklerini de sonuna kadar destekleyip,yolsuzlukları yapıp,göz da yumanları tertiplemesi için sonuna dek destekleycek.
siz ambargoları kaldırmayan o medeni geçinenlere saldırsanıza biraz?biz turizm yapıp evimizi tertiplemesini biliriz.bıraksınlar eşit koşullarda ekonomik ticari faaliyetlerimizi yapalım.urum 80 metre koşacak,biz yüz metre ve bekleller yetişelim.eşit ve sürdürülebilir ekonomiler sağlanmazsa anlaşma bekleyenler avcunu yalar!
  hasan         - magosa 30 Temmuz 2009, Perşembe 10:43 
türkiyede 5 lira olan mal burada 40 lira belki doğru ama türkiyedeki asgari ücret ve diğer maaşlar ile buradaki asgari ücret ve maaşlara bakmak lazım. Be gardaş ayrıca türkiyeden malı 5 e alıp 40 a satan biz değilmiyik?
  Rifat Bengihan         - Lefkoşa 26 Temmuz 2009, Pazar 17:44 
Tebrikler. Biz hangi çağda yaşıyoruz. Başkaları anlatmadan bizim anlamamız gerekir!..
  hasan         - uk 26 Temmuz 2009, Pazar 02:10 
eger bir yol 5 acilis yapilir ve bitirilmezse tabi ki birilerini kontrol amacli basimiza koyarlar demek ki adamlarimizda hicbirinde is yok bu kadar basit gucumuze gider ama bence bir kibrisli turk olarak bu kararin dogru olduguna inanirim
  nuri baş         - iskele 26 Temmuz 2009, Pazar 01:56 
şöyle bir düşünüyorum\'da bizden geçti çoçuklarımızın yarını ne olacak.Bu ülkede yokmu bir vatan evladı. Bütün çırpınışlar bir koltuk kapma amacıdır.Ülkeyi düşünen yok. Herkes kendi penceresinden bakıyor ülke yansa hiçkimsenin umurunda değil. Göstermelik üzlüyormuş gibi yapıyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın prensibi ile gidiliyor. Bu fani dünyada mevki\'de yalan para\'da yalan önemli olan bir eser bırakmaktır.
  hüseyin         - yemcioğlu 24 Temmuz 2009, Cuma 16:54 
Bütün bu yazmış olduğun olumsuzlukları başımıza açan maalesef beş yıllık CTP iktidarıdır. Siz önce onlardan hesap sormalısınız. Gün geçmiyor ki geçmiş iktidar dönemindeki yolsuzluklar gazetelere her gün manşet olsun. İşte bu nedenledir ki Türkiye Müsteşar atadı. Türkiyeden gelen paralar öyle çarçur edildi ki nerdeyse projesi yapılan yatırımların hiç biri yapılmadı. Paralar yandaşların cebine gitti. Şimdi de UBP tedbir almaya çalışıyor. Sendikalar Daha önce neredeydiler. Maliyeyi boşaltanları protesto etmeleri gerekirken niye TC Elçiliğine giderler. Hepsi de yanlış yoldadır. Doğru yol CTP binasının yoludur.Boşuna UBP\' yi suçlama.
  S Sever         - Melbourne 24 Temmuz 2009, Cuma 15:41 
Ali bey
Bir cozum yolu da sen bul. 5 yasindayken aklindan silinmeyen olaylari anlattin. Bugun gavurlarin alikoydugu gemiden haber var. Cozum yolun nedir? KKTC yi yok etmenin manasi Kibris Turkunu yok etmektir. Aynen sen 5 yasindayken yapmaya calistiklari gibi