EN AŞAĞIDAKİNİ EZEREK KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU ARAMAK

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ekim 2009, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

  Daha önce de yazmıştım, ekonomistlerin, işadamlarının, sanayicilerin bakışıyla, normal bir vatandaşın ekonomiye bakışı çok farklıdır diye.
  Ve biliyorum, onlardan farklı düşünenlere, farklı şeyler yazanlara tepki gösteriyor, hatta cahillik basıyorlar.
   Elbette işadamı “kazanmayı” düşünecektir, ayakta kalması için kazanması şarttır.
  Ve bizim gibi kapalı bir ülkede, ihracat bu kadar zorken, bin bir cambazlıkla yapılabilirken, Türkiye gibi büyük bir pazarın, büyük şirketlerinin ürünleri piyasamızda çok rahat yer alırken, üretim yapmak, işadamı olmak elbette kolay bir iş değildir.
   Bunu biliyor, devlerle rekabetin bu kadar zor olduğu bir ortamda ayakta kalmalarını takdir ediyoruz.
   Hatta şartlar o kadar zordur ki bazı kesimler, buralara yatırım yapanlara “deli” bile demektedir.
   Tamam, hepsini kabul ediyorum ama “hep kazanayım, çalışanımı süründüreyim” mantığına da karşıyım.
   Anlıyoruz, ülkemiz zor bir ülke, tanınmamışlık büyük bir dert, beceriksiz hükümetlerin yarattığı olumsuzlukların da farkındayız ama işadamının, sanayicinin sürekli “ağlama” hali de artık bıkkınlık vermiştir.
   Sürekli ülkenin şartlarını ve şimdi de ekonomik krizi bahane ederek, çalıştırdığı insanlara çok düşük maaş reva görmeleri doğru değildir.
   İnanılmaz düşük maaşlarla çalıştırdıkları insanlar için iki kuruşluk artışı çok görüyorlar.
   Yaklaşık 20 yıldır gazetecilik yapıyorum, bu süre içinde işadamının asgari ücret artışına sürekli itiraz ettiğini görmekteyim.
   Bakmayın siz şimdilerde ekonomik krizi bahane ettiklerine, onlar oldum olası asgari ücret düşmanıdır.
   Asgari ücretin belirlenmemesini, serbest kalmasını, isteyenin istediği maaşı vermesini savunmaktadırlar.
   Her asgari ücret belirleneceğinde hükümet edenlere sünnetçi korkusu verip, “işçi çıkarırız ha” demektedirler.
   Siz zannetmeyin ki ilan edilen asgari ücreti ödüyorlar, kesintilerle ücret daha da düşüyor, üstelik bazıları yaptıkları kesintileri yatırmıyor bile.
   Hem de anlı şanlı şirketler sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırmıyor ve hükümet edenler de buna göz yumuyor.
   Övündüklerinde bir harmanlık yer isteyen, gazetelerde şaşaalı reklamları, haberleri çıkan bu şirketlerin, personeli hastalandığında hastanede tedavi bile olamıyor, yatırımları yapılmadığı için.
   Bakıyorum, Asgari Ücret Komisyonu, toplanıyor ve çok büyük bir iş yaparak asgari ücrete 47 TL’lik zam yapıyor. 
  Koca koca adamlar toplanıp sözde karar üretiyor ve objektiflere büyük bir gururla bakıyorlar, “oybirliğiyle” karar aldılar diye.
  Aslında olduğu gibi bırakacaklardı da ayıp olmasın diye 47 TL’cik artış yaptılar.
  1190 TL olmuş 1237 TL...
  Ne büyük iş!
  Hade bakalım, yemekle bitmez!
  Komisyondaki diğer tarafları anlıyorum da işçi temsilcisi nasıl onay verdi bu komik artışa, onu anlayabilmiş değilim.
  Bence üyeleri, söz konusu sendikaya bunun hesabını sormalıdır.
  Öte yandan, biz, “47 TL ile ne alınabilir ki?” diye sorarken, İşadamları Derneği bir adım daha ileri giderek, verilenin bile çok olduğunu, 47 TL’lik artışın ülkeyi pahalılaştıracağını iddia ediyor.
  Yani pes artık, hem işçiye leblebi parası vereceksiniz, hem de bunun ülkeyi pahalılaştıracağını söyleyeceksiniz.
  Siz kazanırken iyidir, sefalet içindeki işçiye iki kuruş verileceği için ülke pahalılaşacak.
  Vay be, sakın daha kötü olmasın, sakın bu 47 TL ile ülke kaosa sürüklenmesin, piyasa allak bullak olmasın, aman ha!
  Yani işçi açlıktan ölsün ve ülke kurtulsun.
  Yine bir mazeret buldunuz ülkeyi pahalılaştırmak için.
  İşte hep o kafa; “fahiş kâr, çok az gider”.
  Bu mantıkla tüketiciyi Güney Kıbrıs’a kaptırdığınızın farkında değilsiniz anlaşılan.
  Hem kamuda maaş artışı, 13’üncü maaş ve benzeri haklara karşı çıkan hem de özelde çalışana maaş artışını layık görmeyen işadamlarımız, sanayicimiz, kendileri dışında kimsenin kazanmasını istemezken, acaba ürettiklerini kime satacaklarını sanıyorlar? 
  Kazanamayacak halkın, piyasaya, ekonomiye nasıl katkı yapmasını bekliyorlar merak ediyorum.
  Özverinin en yukarılardan, en fazla kazanandan yapılması beklenirken, “en aşağıdakini ezerek” krizden çıkış yolları aranıyor, yazıklar olsun...

   4677 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   1
  Hasan Recep         - leicester uk. 06 Ekim 2009, Salı 10:08 
Sayi Baturay,bu memlekette is kurana \'DELI\' derler dogrudur.Bir de gercekleri soyleyene,yazana da.Dikkatli olun,size de yakinda\'DELI\'
etiketini yapistirabilirler.