FELAKETİN SUÇLUSU KİM?

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Ocak 2010, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Güzelyurt’ta halkın perişan olmasına neden olay, bir doğal afetti.
   Kenti adeta boğan suların Güney Kıbrıs’taki barajdan taştığı da aşikardır.
   Ancak, gecenin bir saati daha hiç elimizde bir kanıt yokken, “Rum bizi boğmak için baraj kapaklarını açtı” demek de çok iddialı bir laftır.
   Rum mahsus yapmış bizi perişan etmek için.
   Ortada bir felaket vardır, o sular bir şekilde barajı aşmış ve kuzeye gelmiştir, durup yaralarımızı saracağımıza, bunu bile “Rum- Türk kavgasına” dönüştürmek bana ters geliyor. 
    Rum o barajı mahsus oraya inşa etmiş de, yok böyle olacağını biliyormuş da, amaç Kıbrıslı Türkleri mağdur etmekmiş de…
    Bir dolu hikaye...
    Madem ki orada bir baraj olduğunu ve Güzelyurt’u tehdit ettiğini biliyordunuz niye bu kadar zaman önlem almadınız? Neden hiçbir yetkilimiz kılını kıpırdatmadı, girişim yapmadı?
   “Rum, baraj kapaklarını açtı ve boğulduk” demek bu kadar basit ha?
   O kadar aciz mi bu yüce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ki Rumlar baraj kapaklarını açınca boğuluyor?
   Demek ki stratejik bir silah ele geçirdiler, bizi boğmak için artık hep baraj kapaklarını açsınlar.
    Rumlar bize, “kuzeye sel geliyor” diye haber vermeliymiş.
   Olabilir, haber de verebilirlerdi, verselerdi belki daha iyi olurdu ama haber verseler bu suyun önüne geçecek bir güç bulunabilir miydi?
   Bence bu güçlü selin önüne kimse geçemezdi.   
   Yani doğal afeti de Rumlara mal ettik ya maşallah bize.
    “Güzelyurt’un altyapısı tamamdır, dereler temizlendi, drenaj sorunsuzdur” deniyor.
    İnanıyorum, gerçekten öyle olabilir ama altyapı demek bunlarla biter mi?
    Çarpık kentleşme, derelerin önünü binalarla kesme, su yataklarına inşaat yapma da altyapı sorunu değil mi?
    Sorumluluğu üzerimizden atmakta üstümüze yoktur.
    “Her şey tamam ama yine de bizi su bastı” diyorsanız, (ki olabilir), o zaman suçlu da aramayın, doğal afettir ve dünyanın her yanında yaşanabilir. 
   Sorunumuzu çözmek için kafa patlatacağımıza, düşmanlık edebiyatı yapıyoruz.  
  Güzelyurt’la sınırlı tutmayalım, bir bakın bakalım ülkenin dört bir yanına.
   Dere yataklarına inşaat yapan, bataklıkları bina dolduran, çağdaş bir şehir planlamasını reddeden biz değiliz sanki.
    Rum mu söyledi bize hiçbir çağdaş anlayışa sığmayan tutumlar içine girmeyi?
   Ülkenin birçok bölgesinde kanalizasyon yok, yağmur drenaj delikleri bakımsız, kapaklar önceden temizlenmemiş...
  Mesela Lefkoşa, tam bir rezalet.
  Hade Güzlyurt’a baraj kapakları açıldı, ya Lefkoşa?
  Lefkoşa’ya kim açtı acaba kapakları?
  Üç damla tıp dedi mi su basan bölgelerin, bu kadar yoğun yağıştan kurtulacağını mı sandınız?
  Lefkoşa’da 15 yıldır aynı bölgeleri su basıyor.
  İşte Doktoroğlu LTD ve Işıl Reklam’ın bulunduğu organize sanayi bölgesi su baskınlarından kurtuldu mu?
  Ya Levent Koleji karşısı ile Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bölgesi?
  Bataklık içine inşa edilmiş evlerden oluşan Kermiya’nın bir bölümü göl olmaktan kurtulmuş mudur?
  Hayır, kurtulmamıştır ve kurtulmayacaktır.
  Bakıyorum, belediye başkanları ve bazı hükümet yetkilileri “üzgünüz” diyorlar, marazi laflar ediyorlar.  
  Üzgün olmanız ve topu Rum tarafına atmanız yetmez ki.
  Ne yaptınız bugüne kadar?
  Planlı şehir kurmak derdimiz olmadı, derelerin önüne de bina yaptık içine de, dağa da taşa da, ormana da.
  Yıllarca ülke kurak geçti diye vatandaş da, yetkili merciler de, bizi afetten ilk kurtaracak olanlar da hep böyle süreceğini sandı.
   Küresel ısınma denen olayın laftan öte bir şey olmadığına inandık, halbuki dünyanın dört bir tarafından bunun işareti verilmişti. Tüm dünyada iklimde anormal oynamalar var, olmadık şeyler yaşanıyor.
   Daha durun bakayım, bu ülkede kar da yağacak o zaman göreceksiniz başımıza neler gelecek.
   Küresel ısınmanın hiç tartışılmadığı zamanlarda, yıllar önce de çevreciler, mimarlar mühendisler, duyarlı çevreler, “yapmayın, etmeyin, bir gün ağlayacağız” dediğinde kimse onları takmadı.
   Örneğin Tuzla’da bataklığa evler yapıldığında çok tartışılmış ama herkes bildiğini okumuştu.
   Hırsla ve arsızca, kuma da, bataklığa da, kayalara da, derelere de her tarafa bina diktik şimdi de ağlıyoruz.   
   Daha başımıza çok iş gelecek ve onları Rumlara mal edecek gerekçe de bulamayacağız.  

   8449 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   14
  MÜCAHİT DOĞU         - İZMİR 15 Şubat 2010, Pazartesi 12:22 
Sayın ali bey. lütfen şu RUM sözcüğünün yanına olumlu düşüncelerini koymamaya gayret et. ŞU RUM sözcüğü bazıları için hoş bir komşu anlamı taşıyabilir ama VATANINI seven gerçek KIBRISLI TÜRK HALKI için ALÇAK bir düşmandır.Bunu böyle biline. Gelelim esas meseleye ,belki haklı olduğunuz yönler fazla olabilir.Bunu saygı ile karşılayabilirim. Ama size nacizane bir tavsiyem. Rumları ara sıra dedelerine annene ,babana, geçmiş atalarına, bunların kimler olduğunu bir soruver.Esenlikler diliyorum
  Bir vatandaşş         - Mağusa 15 Şubat 2010, Pazartesi 12:20 
Olayı birilerine mal etmek bir günah keçisi aramak insanoğlunun yapısında var. Fakat biz birlik olmadıkan sonra Ruma ihtiyacımız yokk, biz kendimize yeteriz...
  mahmut yarar         - kıbrıs 05 Şubat 2010, Cuma 12:36 
biraz da kabahatı dere yataklarını çöplük yapan halkta arasanız...bir da o çevrecilerde.makina dere yatağına girince vahşi,doğal hayatı öldürdüler,katlettiler olur!gurbağanın yuvası bozuldu,garıncanın 5 i ezildi,yılanları korkuttular,fareleri kaçırttılar olur!
gel da bunlala memlekette iş yap...buyurun siz yapın deyinca da astarı yüzünden pahalı projelerle karşınızda pişmiş kelleler!durum bu...
  yakup kılıksız         - lefkoşa-kıbrıs 04 Şubat 2010, Perşembe 15:03 
suçlu çevreci geçinen sivil toplum örgütleridir.dereye tokundun başlallar yaygaraya.aman yılannarı öldürdünüz,aman kirpileri kaçırdınız,aman şinyaları söktünüz....eee ne yapacak bu insannar temizlensin dereler.?gidip o dernekçiler temizlesaydı da olmasaydı zarar ziyan.şimdi luzum kaç dane varsa ya kapasınnar ya da mahkemede dava açsınnar bunlara.gonuşmadan başga iş yaptıklarını gören varsa yazsın burada...
  GÜRCAN MOLLA         - ANKARA 02 Şubat 2010, Salı 16:54 
DOĞRU SÖZE NE DENİR.....
HEPSİ DÜŞMANLIK VE SORUMLULUKTAN KAÇMA..TEDBİRİNİ AL ÖNÜNÜ KIŞ TUT...BIRAK YİNE DE YAZ GELSİN
  Ayşen         - Lefkoşa 02 Şubat 2010, Salı 12:46 
Bir laf vardır ya, ayağı taşa takılsa düşmanından bilmek diye, bunlarınki de o hesap. Allah\'ın rahmetinin suçunu bile Rum\'a atan aciz insanlar topluluğu işte.. Kaleminize sağlık Ali bey..
  Hüsniye Özer         - Girne 26 Ocak 2010, Salı 17:31 
Ellerinize sağlık, her yazdığınıza hemfikirim. Yani bu yetkililer bu kadar rahat nasıl olabiliyorlar bu yalan yanlış beyanatları verirken, kuzeydeki tüm dere yataklarının durumunun rezaletini resimlesinler, görsünler, daha çok facialar yaşanacak ..göreceksiniz, hangi işimiz doğru ki...Görev kurdeleler kesmek, düğün dernek nişanlarda boy göstermek olsaydı....sonumuzun vehameti bu kadar aşikar iken laflarla bizleri aldatabildiklerini zannediyorlar..
  yurttaş         - lefkoşalı 26 Ocak 2010, Salı 16:45 
bütün siyasiler düğün dernek gider,gitmezlersa bu halk gücenir.fotoraflar çekilir vidolar çekilir,hatıra olsun diye.fotorafcılar falan da köşeyi döneller.
barajlar taştı ama toprak da doygunudu,bunu unuttunuz galiba.can kayıbı olmaması bile başarıdır bana galsa.
  yüce adalet         - lefkoşa-kıbrıs 26 Ocak 2010, Salı 16:36 
limnididen giriş kapısı açmayı istemeye bilirler da tehlikeyi haber vermeyi mi bilmez bu gumbarolar?
daha karayollarında asfalt yok da sadece köprü yol dere bakımı yaptıkları zamana denk geldi yoksa hapı yuttuyduk be baylar!çatoz,ayharida,değirmenlik bölgelerini hep temizledilerdi.ağzı olan konuşur bizde...güzelyurtta derde nerede ev var yahu?dalga geçmeyin!habersiz suyu bıraktılar ve de bir defada kontrolsuz...olay bukadar basittir.can kaybı olmaması bile büyük başarıdır bence,ancak askerin de yeterince yardım ettiğini söyleyemem!sivil savunma iyi çalıştı.bu herkese ders olmakı ve alarm planları yapmalıdırlar.yangın,deprem herzaman olabilir...HAZIR OLMAK ZORUNDAYIZ.
  Hüsniye Özer         - Girne. 22 Ocak 2010, Cuma 18:20 
Yazdıklarınıza katılıyorum. Hükümetin başı elinde hiçbir kanıt yokken, çıkıp yalan söylüyor resmen, ne acı durum,ve de utanç verici. Kaldı ki bu doğru bile olsa, böyle bir tehlikenin var olduğunu bilerek uyumak suç değil de ne?..Ayıp, yapabileceğin görevi üstlen, vazgeçsinler gösterişten, kurdele keserek vakit öldürmekten, yapması gerekenlere zaman kalmıyor düğünden, dernekten.
  ALİ USKURİ         - LEFKE 22 Ocak 2010, Cuma 18:02 
Sayın Ali Bey ben Lefke\'de oturuyorum ve her hafta eski çocukluk dönemlerimizi aklıma getirerek Lefke barajına ve daha yukardaki rum barajını ziyaret eder birkaç duple viski içer ve geliriz. Bu barajlar 2 de 1 aydan fazladır doludur ve üzerlerinden taşar. Yine diğer KAKOPETRA tarafından trodosa çıktında bir tek baraj yoktur. Dediğniz gibi yazdıklarınıza katılırım bu bir doğal afettir ruma maletmenin hiçbir manası yoktur. Sayın Belediye Başkanına sormak lazım 1974 önce bu dereler Trodosa doğru mu akıyorduda şimdi yönleri değişti. Ali Uskuri
  MUTLU IBILI         - ISTANBUL 22 Ocak 2010, Cuma 16:24 
edirne de de oluyor boyle bulgar kapakları actı meric tastı vs. vs. her sene oluyor burda da ama guzelyurt taki durum bence farklı sureklı yagıs olan bır yer ama bu kadar yogun olan bir yer deıldir. bence kısaca barajın kapagı falan ytoktur. oyle gecen su direk acılıp sehre bırakılmıstır. amac ekonomiktir. tam ekinler filizlenecekken. aklımızı kullanalım bence ...
  okur         - g.yurt 22 Ocak 2010, Cuma 16:23 
genel olarak degerlendırdıgımızde yazdıklarınızda haklısınız ama guzelyurt ıcın aynı sebeplerden bahsetmek mumkun mu? ınsaat sektorunun belkı de en az canlı oldugu bolge guzelyurt.ınsanlar kıralık kalacak ev bulmakta bıle zorlanıyor.oyleyse guzelyurdu sele bogan neydı? sebeplerı bır kez daha dusunup ıyı tesbıt etmek lazım.
  FATMA PALABIYIK         - GİRNE 22 Ocak 2010, Cuma 16:15 
ELEŞTİRİ ALMAK DA ELEŞTİRMEK DE ÇOOK KOLAY KOLAY OLMAYAN NE BİLİYORMUSUNUZ AKLIMIZI KULLANIP İCRAAT YAPMAK HADİ BU VATAN ELLE TUTULUR BİRŞEYLER YAPALIM BUNA VARMISINIZ? MESELE BU İŞTE YOKSA ELEŞTİRMEK ELEŞTİRİ ALMAK ÇOK KOLAY