ÖLDÜ İŞTE BİRİSİ!

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Eylül 2010, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark
Defalarca yazdım, bu ülkede insan yaşamına değer verilmiyor.
  Bu ülkede insanlar rast gele yaşıyor.
  Bu ülkede ölmemek, kanser olmamak, sakat kalmamak için çok şanslı olmanız gerekiyor.
  Şimdi size durup da yine sayayım mı; neler bizi ölümle tehdit ediyor, neler hastalandırıyor, neler nefesimizi kesiyor, neler kanser ediyor diye...
  Saymamın ne faydası olacak değil mi?
  Kim takacak, kimin umurunda olacak ki?
  Hangi yakıcı sorunun üzerine gittiler de acaba hangisini çözdüler?
  Bin kere yaz, bin kere TV programı yap, ne olacak?
 Onlar bildiğini okuyor, siz de kendinizi tekrar edip duruyorsunuz.
 Hasan Kahvecioğlu, işlediği sorunların çözümlendiğini görememekten, aynı şeyleri dönüp de tekrar yazmaktan sıkıldı ve köşe yazarlığını bıraktı, Turgut Afşaroğlu günlük yazılarını haftada bire döndürdü.
  Hak veriyorum onlara, kısırdöngü insanın şevkini kırıyor...
  Dün Karpaz anayolunda gencecik bir insan yaşamını yitirdi.
  Neden?
  Hiçbir önlem alınmadan devam ettirilen yol çalışması yüzünden...
  Karpaz anayolunun adeta ölüm tuzağı olduğunu, anımsadığım kadarıyla dört kez KIBRIS gazetesi haber yaptı.
  “Birisinin ölmesini mi bekliyorsunuz?” diye soru soruldu.
  O bölgeye giden turistlerin yaşadığı zorluklar gündeme getirildi.
  Gördüğüm kadarıyla diğer gazeteler de defalarca bu yolu haber yaptı, uyarıda bulundu.
  Hatta dün feci şekilde yaşamını yitiren Gözde Şengüler, Karpaz’da bölge muhabiriydi ve kendi gazetesinde bu konuyu haber yapmıştı.
  Haber yapmıştı ki birisi bu ölüm tuzağına düşmesin, yaşamını kaybetmesin diye.
  Bölge halkıyla röportajlar yapmıştı, korkularına tercüman olmak için...
  Nerden bilecekti ki bu ölüm çukurunun kendisini içine çekeceğini?
  Trafik kazalarında sürekli sürücü hatalarını ön plana çıkarıyoruz ama altyapının yetersizliği ile kritik bölgelerde alınmayan önlemlerin de insan yaşamını tehdit ettiğini görmezden geliyoruz.
  Başka bölgelerden insanlar Karpaz tarafına gidip de büyük korkularla dönüyor geri...
  O korku çemberinden, o tehlikeden, o cambazlık isteyen mesafeden çıktığına bin şükür ediyor.
  Ya her gün o yolu kullanmak zorunda kalan bölge insanı?
  Onlar da canı burnunda gidip, dönüyor.
  İnanılmaz bir eziyet, inanılmaz bir işkence.
  Herkes şikayet ediyor ama denetleyecek olanlar kör, önlem alacak olanlar sağır...
  Kazalar olmuyor değil, oluyor da henüz biri ölmediği için önlem alınmıyordu.
  “Ölecek biri” deniliyordu üzerine basa basa ama takan yoktu.
  Umurlarında mı?
  İşleri güçleri konuşmak, hava atmak, blöf, palavra…
  Konuş, konuş, konuş…
  Demeçler, röportajlar, kabuller, yurt dışı ziyaretleri, kurdele kesmeler...
  Kime yararı var bunların, neyi çözüyorsunuz bunlarla?
  İşte en sonunda öldü birisi! 
  İşte genç bir insan yaşamını yitirdi, bağıra bağıra geldi bu ölüm.
  Şimdi ne yapacaksınız?
  Utanmazsanız, “süratliydi” ya da “04.30’da sokakta ne iş vardı?” der işin içinden çıkarsınız.
  Çare yok, bunların bir şey yapacağı yok…
   Sinirleniyorum bu satırları yazarken, harflere basarken klavyeyi kıracak gibi oluyorum...
  Koruyacağız kendimizi koruyabileceğimiz kadar, çünkü yöneticilerimiz insan yaşamına önem vermiyor...
  Vermeyecek de...
  Biz de böyle yazıp duracağız ve ölüm tuzaklarıyla dolu bu ülkede, yollarda ölüp kalmaktan, zehirlenmekten, kanser olmaktan, sakatlanmaktan korunabileceğimiz kadar korunmaya çalışacağız ve sıramızı bekleyeceğiz.
   Yıllardır değişmeyen ve değişmeyecek bu zihniyet ortadayken, var mı başka bir seçeneğimiz?
   3902 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   6
  UMIT TOSUN         - LONDRA 14 Eylül 2010, Salı 12:07 
Ali kardesim yerden goge kadar haklisin ama yine gencecik bir hayat yine sondu.Bir bakin bakalim KKTCde duzgun olan birsey varmi?Kibrisin Kuzeyi artik cok bozulmus..
  gercek bır kıbrıslı...         - kıbrıstan mecburıyetten ayrılmıs fakat hala dunyada 11 Eylül 2010, Cumartesi 14:32 
sana bulent ersoy gıbı içimden gelerek bu yazına ve yazılarına tek kelıme ıle HELAL OLSUNNNNNNN dıyorum.
  Ramazan         - Lefkosa 06 Eylül 2010, Pazartesi 19:23 
Madem siz genc yazarlar defalarca soyluyor ve yaziyorsunuz.. sagir sultan duymasa da madem genc okuyucular anliyor ve bakiniyor, her sey degisecek..
  Hasra Sutcu         - Iskele/Bogaz 06 Eylül 2010, Pazartesi 17:04 
Gercekten de bir cok kisinin dusuncelerine ve hislerine tercuman oldu bu yaziniz. Ancak soylenen her soz, yazilan her yazi gibi biliyorum ki yarin bu yazi da bir onceki gunun yazisi olarak kalacak. Harekete gecmek icin gereken cesaret, umut yok kimsede. Ogrenilmis bir caresizlik hukum suruyor memlekette. Gordugum kadari ile sadece gunu kurtariyor basimizdakiler. Sikayet etmede ustumuze yok. Sinirleniyoruz da ancak saman alevi gibi ofkemiz de. En gec ertesi gun sonuyor. Gercekten de kurtarilmasi gereken bir zihniyet, bir TOPLUM var.
  ŞERİFE TÜRKEL         - LEFKOŞA 06 Eylül 2010, Pazartesi 17:03 
Ali bey yazdıklarınız çok güzel. Kazada ölen benim yeğenim sayılrdı.Çok da iyibir insandı rahmetli. Önemli olan bu ülkedeki duyarsızlıktır. Haber yapmak artık boş bence. Bu yazılar bu yorumlarda boş. Ne oldu gözde de haber yaptı veyazdı. Artık benim inancım bu tarz şeyleri haber yapmak yada eleştirmek değil tüm halkın duyarlı davranmasıyla bu konuları için grev yapmak birilerinin kapısını çalmak değil kırmak lazım artık.Herkes bekliyor kader diyor bilmem ne diyor.Tamam allahın işine karışamayız ama en azından biz gençler için bu adada canımız burnumuzda gün geçirmekten ölmeyceksek de endişeyle yaşıyoruz. Buna kimsenin hakkı yok.Bizimle artık dalga geçilmesine izin vermememiz lazım. Bişeyler yapmanın zamanı geldi artık!!!!
  m yahi         - pile 06 Eylül 2010, Pazartesi 17:02 
SELAM ALİ YAZINI OKUDUM DAHA BETER SİNİR OLDUM NE ZAMAN GÜNEYE GEÇSEM YOLLARINA VE YOL İNŞAATLARINDA ALINAN ONLEMLERE HAYRAN KALIRIM ÖRNEĞİN ÇİFT KABİNLE ÇEKİLEN 1 ROMÖRK ÜZERİNDE ÜZERİNDE SARI LAMBALAR TAMİR EDİLEN YERİ OK İŞARETİYLE GÖSTERİYOR VE YANIP SÖNÜYOR 1 KM DEN FARK EDİLİYOR BİZİM İLGİLİLER İLGİLENSE DE BİRKAÇ TANE GETİRİLSE AMA İLGİLENİLİRSE KOCA KOCA FİRMALAR DOĞRU DÜRÜST EMNİYET ALETLERİ MALESEF YOK ONLARA HATIRLATAN 1 MERCİMİZ DA YOKMU