|
Politikacılar çoğu kez söylediklerinin ya da yaptıklarının unutulduğunu sanırlar. Onlara göre vatandaşlar “balık hafızalıdır” ve geçmişte yaptıklarıyla söylediklerini unuturlar. Aslında unutmaz insanlarımız ama çoğu sesini çıkarmaz, susmak işlerine geldiği, araya çıkarlar girdiği için bir şey demezler. Tabii ki politikacılar da bundan güç alıyor ve atıp duruyor. Örnek çok... Mesela Annan Planı referandumunda “hayır” çıkması için kendini parçalayan, elinden geleni ardına koymayanlar, daha sonraları “evet”i sahiplendiler. “Evet dedik ama karşılığını alamadık” dediklerinde kulaklarımıza inanamadık. Avrupa’dan, dünyadan “evet”in ödülünü, “evet” diyenlerden daha çok ister oldu “hayır”cılar. Sen ne hakla bunları söylersin ki? Sen “evet” için ne yaptın? Hiçbir şey... Dahası “hayır” için didinip durdun, şimdi geldin “evet” için ödül istiyorsun. Basit mi yani bu işler bu kadar? İşte size bir örnek daha: Ara bölgedeki “Dayanışma Evi - Eğitim ve Araştırma Merkezi”nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun sözleri herkesi hayrete düşürdü. Sayın Eroğlu, tarih kitaplarını Kıbrıs Rum halkına karşı herhangi bir düşmanlık içermeyecek şekilde düzenlediklerini söyledi! “Yok artık!” dedirten sözler. Dahası da var... Eroğlu, tarih kitaplarının herhangi bir halka veya ulusa karşı düşmanlık duyguları aşılamak için değil, genç nesillere tarihlerini öğretmek için düzenlendiğini iddia etti. “Düzenledik” diyor... Düzenlemiş... Kim diyor? Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu diyor. Neyi düzenlemiş... Tarih kitaplarını düşmanlık içeren unsurlardan arındırmış. Kim yapmış? Eroğlu yapmış... İnanabiliyor musunuz? Kimdir Eroğlu? Cumhurbaşkanı olmadan önce CTP’nin değiştirdiği, şovenizmden, düşmanlıktan arındırılmış, gerçek anlamda Kıbrıs tarihini anlatan o güzelim kitapları tozlu ambarlara kapatıp, şoven unsurlar taşıyan kitapları geri getiren hükümetin başbakanı idi. Kendisinin de başında bulunduğu hükümet, tüm itirazlara, “yapmayın, etmeyin” diye tüm yalvarmalara rağmen, bir çırpıda bu güzelim kitapları iptal etti. O tarih kitapları ki CTP’yi sevmeyenler bile “en iyi yaptıkları işti” diyor onlar için. Tarih kitaplarını tersyüz eden, eskiye döndüren Sayın Eroğlu’nun hükümetiydi. Tarih kitaplarını eskiye döndürmekle, yeni ekipler kurarak değiştirmekle de kalmadılar, o dönemki UBP Hükümeti temsilcileri öyle sert demeçler verdi, öyle verip veriştirdi ki insan dehşete kapılırdı. O dönemin hükümetini ve kitabı hazırlayan eğitimcileri vatan haini ilan ettikleri günleri unuttu galiba Sayın Eroğlu ve “Kıbrıs Rum halkına karşı herhangi bir düşmanlık içermeyecek şekilde düzenledik” diyebildi. Şirin görünme uğruna karşı çıktığı bir olayı kucaklayıverdi birdenbire. Açılış törenine katılan Rumlar bile inanmamıştır Eroğlu’nun tarih kitaplarıyla ilgili açıklamalarına. Sayın Eroğlu’na sesleniyorum; ne aptalız biz, ne de hafızamızı kaybettik. Geçmişte beğenmediğiniz şeyleri bugün beğeniyor olmanızı “insanlık hali, olur böyle şeyler” diye değerlendiririz belki, ama geçmişte yıktığınız yaktığınız şeyleri de bize unutturmaya çalışmayın. Başkalarının yaptığı ancak sizin yıktığınız güzel şeyleri sonradan dönüp de “o güzellikleri biz yaptık” demeyiniz lütfen, bunu da kabul edemeyiz.
|