Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Denizde facia
Girne'de 30 villalık site inşaatı durduruldu
Kıbrıs Türk devleti kesinlikle kurulacak
Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu 2. Etap duble yolu hizmete açıldı
Güney'de AİHM şoku

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

GÜL’ÜN İÇİNDE SAKLI TUTTUKLARI AÇIĞA ÇIKARKEN

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2007, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ben insanların öfke anında söylediği sözlere çok önem veririm.

 İnsanlar genellikle öfke anında, öfke duydukları kişiye karşı gerçek düşüncelerini, kontrol dışı açığa vururlar. 

    Öfke anında, ağızdaki zincirden kopup da yüzünüze çarpan sözler aslında o kişinin sizinle ilgili içinde saklı tuttuğu gerçek düşünceleridir.

    Böyle anlar üzüntü verici anlardır ama bir anlamda da gerçekle yüzleşmedir.

    Geçen perşembe akşamı, Star Kıbrıs’ın tanıtım kokteyline katılan Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de iki kadının provokasyonu karşısında böyle bir ruh haline büründü.

    KKTC’yi Yaşatma Derneği üyeleri Seyyan Uzunoğlu ile Makbule Ötüken’in Abdullah Gül’e yönelik tavırları gerçekten çirkindi, mahallede olay çıkaran yaramaz çocuklar kadar şımarık, sokakta kavga eden kadınlar kadar rezil bir görüntü verdiler.

    Ancak Gül’ün bu kadar kolay tahrik olacağını doğrusu tahmin etmemiştim.

    Abdullah Gül, Türkiye’den içi dolu gelmiş, son zamanlarda basında yer alan “hain Kıbrıslı Türkler” edebiyatı onu da etkilemiş, inanmış aslında bu Kıbrıslı Türklerin “nankör” olduğuna.

    İstiklal Marşı, bayrak, tarih kitapları, şehitlere saygısızlık tartışmaları bir kulağından girip diğerinden çıkmamış Gül’ün, inanmış bunlara...

    Halbuki bu tartışmalar Türkiye’deki seçimler nedeniyle ortaya atılıyor, AKP’yi hedef alanlar, seçim savaşını  Kıbrıs’ta veriyordu.

    Bir anlamda bugün özelde CTP’yi, genelde tüm barış güçlerini hatta tüm Kıbrıslı Türkleri gelip vuran suçlamalar, hakaretler biraz da Sayın Gül’ün partisinin yüzündendi.  

    Üstelik kendisine laf atan kadınlar, “hainlerden” değil, “büyük milliyetçilerden” ikisiydi...

    Kıbrıs’ta AKP’yi hedef alan gerginlikleri çıkaran ekipten yani.

    Gül’ün bulunduğu resepsiyona da yollama gelmişlerdi, yaptıkları provokasyon da bu hareketin, bu gerginlik eylemlerinin bir parçasıydı.

     Orada Gül’e bağıran iki kadın, onu sinirleterek, yine Türkiye basınına malzeme vermek istemişti ki Gül de bu oyuna geldi.

     “Hainler, nankörler” edebiyatına inanmış, kafası oraya takılmış, sesini çıkarmamış ama maalesef geçen perşembe akşamı Uzunoğlu ile Ötüken’in sözleri patlamasına yetmiş Sayın Gül’ün.

   Abdullah Gül, açtı ağzını, yumdu gözünü ve Kıbrıslı Türklerin duymak istemediği o malum sözleri sarf etti.

   Gül, “Askerimiz sizin için şehit oldu. Sizin başınızı dik tutmak için kan akıtanlara karşı bu üslup nereden çıktı?” dedi, hani şu sokakta en küçük fırsatta Kıbrıslı Türklerin sıkça duyup da artık nefret ettiği o “sizi biz kurtardık” sözünün bir başka versiyonuydu Gül’ün söylediği.

   Abdullah Gül bununla kalsa iyi, “Kıbrıs’taki kişi başına geliri 5 bin dolardan 12 bin dolara çıkarmak için kendi vergilerimizden kesiyoruz, bu tavırlar hiç hoşuma gitmedi” dedi.

   Sokaktaki adamdan duymaya alışmıştı Kıbrıslı Türkler bu sözleri ama ilk kez bir hükümet yetkilisi bu kadar net söylemişti bunu.

   İlk kez bir hükümet yetkilisi de Kıbrıslı Türklerin yüzüne vurmuştu, “sizi biz kurtardık”ı ve “sizi biz doyuruyoruz”u...

     Ne demişti bu kadınlar da bu kadar kızdırmışlardı Sayın Gül’ü?

    Mesela Seyyan Uzunoğlu, “Referandumda evet sonucu çıkarsa KKTC’yi tüm dünyaya tanıtmaya söz verdiniz. Sözünüzü neden tutmadınız? KKTC’nin tanınması için ne yaptınız? Onu bekliyoruz tanıtınız. KKTC tanınmadan hiçbir anlaşma yapamazsınız” dedi.

   Makbule Ötüken de Gül, Uzunoğlu’na “sen” demiş diye yaygara çıkardı.

   Şimdi iki kadının bunları söylemesi, taşkınlık yapmasına karşılık; “Anavatandan sizin için asker geldi, sizin için şehit oldu. Başınızı dik tutmak için kan döktü” demenin ne anlamı var?

    Ne alakası var şimdi iki fanatik kadının provokasyonuyla Gül’ün sözlerinin?

    Bu kadar basit mi olayın “sizi biz kurtardık”, “sizi biz doyuruyoruz” noktasına getirilmesi ama o kadar basit işte.

    Sıradan biri değil bunu söyleyen; Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı söylüyor bunu, ilk kez bir hükümet yetkilisi Kıbrıslı Türklerin yüzüne vuruyor, 1974’ü ve yapılan yardımları.

    Anlaşıldı ki Türkiye’yi yönetenler de Kıbrıslı Türklere karşı önyargılı.

    Gül’ün tüm sözlerini burada yazmadım ama söyledikleri ve söyleyiş tarzı gerçekten kırıcı ve üzüntü vericiydi, ben orada bulunmadım ama ekrandan olayı an be an izlerken gözlerim doldu.

    Oturup ağlamak geldi içimden, çünkü bu sözler, bir önyargının öfke anında dışa vurumuydu.

    Gül de aşağılamıştı bizi, hor görmüştü, alınıp satılan bir mal gibi, ya da kötü bir durumdan kurtarıp da yanında çalıştırdığı, karnını doyurduğu ama istediğinde de fırça attığı bir uşaktan farksız bir bakış açısı var Kıbrıslı Türklere...

    “Siz ayrı bir toplum, ayrı bir devletsiniz” diyorlar ama o farklı ülkede  kendisine yöneltilen suçlamaya katlanamayarak, tüm toplumu genelleyebiliyor.

    Bu önyargılar, bu genellemeler, bu aşağılamalar, bu “sizin sahibiniz biziz” mantığıyla ne kadar yardım yapsanız da bu toplumu mutlu edemezsiniz.

   Öte yandan, o iki kadının; “Referandumda evet çıkmasına karşılık verilen sözlerle” ilgili konuşmaya ne hakkı var?

    Referandumun baş “hayırcıları”, konuşmasın lütfen.

    Bırakın da “evet” diyenler hesabını sorsun AB’den, AKP’den ve CTP’den, size ne oluyor?

    Ve eski Cumhurbaşkanı Denktaş, o iki kadın rezillik çıkarırken, onları “yatıştıran” pozisyonundaydı.

    Ne tuhaf değil mi?

    Bunlar gibi fanatik tipleri, destekleyen, kışkırtan, şımartan, görevde olduğu dönemde besleyen Denktaş, şimdi onları yatıştıran, babacan arabulucu rolünde.

    Vay anam vay, ne göz yaşartıcı bir tablo değil mi?

    Denktaş, bu olan olaydan zerre kadar üzülmemiştir, bilakis sevinmiş, çok mutlu olmuştur, bundan adım gibi eminim.

     Ve yine Sayın Gül’e birkaç söz...

     Yaaa Sayın Gül, dört gözle hükümetten düşmenizi bekleyen, bu amaçla eylem yapan, size yakın hissettikleri kişileri gidip komutana şikayet eden, her gün size verip veriştiren fanatik kesimden iki kişinin oyununa geldiniz...

    Parti yapınız ve dünya görüşünüz bir birine uyuşmasa da tuhaf bir şekilde “dinci bir partiye” kimisi sempati duymuş, kimisi medet ummuş, kimisi de temkinli köşesinden durumu izleyen birçok Kıbrıslı Türk barışseverleri hayal kırıklığına uğrattınız, sizin yüzünüzden hakarete maruz kalan, horlanan, komutanın hışmına uğrayan barış yanlılarına teşekkür edeceğinize üstü kapalı da olsa fırça attınız, aşağıladınız, yaptığınız yardımları kafalarına kaktınız, yüzlerine vurdunuz, sokaktaki adam gibi “sizi biz kurtardık”, “sizi biz doyuruyoruz” dediniz...

   Yanlış yaptınız Sayın Gül.

   Ve Sayın Başbakan Soyer, ortamı yumuşatma adına dahi olsa Sayın Abdullah Gül’e yönelik; “aramıza kara kedi giremez” dediniz.

   Ahhh Sayın Başbakan, ne kedisi, aramızda koca koca aslanlar, kaplanlar dolaşıyor, bizi yemek üzere, yoksa farkında değil misiniz?

 

 

************

 

NOKTA DERGİSİ BASKINININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ?

 

  Nokta dergisi, 2003- 2005 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevinde bulunan Oramiral Özden Örnek’in günlükleri olduğunu iddia ettiği bazı notları ve Genelkurmay’ın medya andıcını  yayınladı.

  Nokta’nın alıntı yaptığı günlükte, dönemin üç kuvvet komutanının, Jandarma Genel Komutanı’nı da yanına alarak, AKP’yi hükümetten düşürmek için darbe yapacağına ilişkin ifadelerin yer aldığı öne sürülüyor.

  İşte bu nedenle, Nokta dergisi askeri savcılığın talimatıyla polis tarafından basıldı.

  Baskında tüm çalışanlar yönetim katıla çıkarılarak, üstleri arandı.

  Arama boyunca yöneticiler ve editörlerin dışarı çıkmasına izin vermeyen polis, dergideki tüm belge ve bilgisayarlara el koydu. 

   Durum, tam bir skandal.

   Her fırsatta Türkiye’de demokrasi adına ilerleme olduğu söyleniyor.

   Bir yayın organının merkezi basılacak, çalışanlar bir odaya kapatılacak, bilgisayarlara ve belgelere el konulacak ve siz o ülkede demokrasi olduğunu söyleyeceksiniz.

   Sanki de Türkiye’de askeri yönetim dönemi yaşanıyor.

    Hatta dün Türkiye gazeteleri, askeri yönetim döneminde dahi böyle bir baskın olmadığını yazdı.

    Gerçekten de bir gazeteci olarak, Nokta’daki meslektaşlarımızın yaşadıklarını üzüntüyle takip ettim, dehşete kapıldım.

    Türkiye’nin o çok çektiği dışa yönelik “imaj” meselesi açısından çok kötü bir durum, AB tam üyelik süreci açısından da tabii.

   Şimdi Kıbrıs’taki komutanın, başbakanı azarlama gücünü nereden aldığını anladınız mı?

   Başbakanı azarlayan zihniyetle, dergi basıp çalışanlarına adi suçlu muamelesi yapıp, ne var ne yok yükleyip götüren zihniyet arasında ne fark var acaba?

     Demokrasi henüz Türkiye’ye de Kuzey Kıbrıs’a da çok uzak, demokrasi gibi sunulan ise cilalı içi boş bir kutudan başka bir şey değil.

 

 

**********

 

İLLA Kİ GERGİNLİK İSTİYORLAR

 

   Yeniden yakınlaşma etkinlikleri çerçevesinde oynanan iki toplumlu, sembolik futbol maçını dahi hazmedemeyen fanatikler dün yine olay çıkardı.

    Yaptıkları çirkin eylemler yetmedi, işi şiddete vardırdılar.

    İlla ki gerginlik istiyorlar.

   Ülkeyi kaosa sürükleyerek bundan çıkar elde edecekler.

   Olayları çıkaranlara bakıyorsunuz, hep aynı çevreler, hep aynı kişiler.

   Her taşın altından çıkıyorlar.

   Bu gerginliğin sonu kötü bitecek, ansızın kan dökülecek, merak ediyorum onları kışkırtanlar bunun hesabını nasıl verecek?

   2877 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?


Yorum Sayısı:   27
  Ediz         - Australia 24 Nisan 2007, Salı 21:00 
Tekrarliyorum Rumlarin bircogu ben Kibrisliyim der Yunanli oldugunu kabul etmez Hatta Rum tarafinin basarili tenis oyuncusu Bagdatis burda oynarken burdaki yunan genliginin surekli olarak yunan bayragina sarilip onu bir yunan vatandasiymis gibi lanse etmeleri Kibrisli rumlari cok rahatsiz etmisti
  Esra         - Ankara 23 Nisan 2007, Pazartesi 17:37 
Ali Baturay Bey,önyargılar konusundaki görüşlerinize katılıyorum.

Ben hiç Kıbrıs'a gitmedim.Ama çalıştığım yerde birçok Kıbrıslı Türk müşterimiz vardı.

Benim Kıbrıs hakkındaki duygularım biraz karmaşık. Kıbrıs'ın Kıbrıslılara bırakılması gerektiğine inanıyorum.Ve Kıbrıs'lı Türkler'in gelecekleriyle ilgili isteklerine saygı duymamız gerektiğini düşünüyorum.Sonuçta adada yaşayacak olan Onlar.

Bu bakımdan "Kıbrıs'ta "taviz" verilemez","Kıbrıs satılıyor" vs vs tarzındaki politikalar bana çok ters geliyor.

Ote yandan Kıbrıs'a hiç gelmemiş biri olarak bazı şeyler beni gerçekten incitiyor.Mesela o buyuk gösterilerde açılan "işgalci" pankartları beni çok kırmıştı hatırlıyorum. Ya da birkaç saat önce okuduğum Avustralya'dan Ediz isimli bir arkadaşın yazdığı "biz Osmanlı'ya başkaldırmış Türkmen soyundan geliyoruz,Türkiye'dekilerle genetik bağımız yok" türünden şeyler. Ben hiç bir Rum'un geldiği yerden utandığını,ben Yunanlı değilim dediğini duymadım.

Işte bunlar benim aklımı ve kalbimi karıştırıyor.Tabii Kıbrıs'a hiç gelmediğim içinde gerçeği bilemiyorum,işte sanırım önyargı dediğiniz bu Ali Bey.

Umarım herşey iyi olur Kıbrıslılar için,bizse içişlerine karışmadan sadece çözüm konusunda destek olmalıyız ihtiyaçları olduğu zaman.

Biraz uzun oldu sanırım,yazmış bulundum artık, iyi günler.
  oya erdoğdu         - magusa 22 Nisan 2007, Pazar 09:20 
ELLERİN DERT GÖRMESİN.BİZLER KİMSEYLE NE SAVAŞ NEDE KAVGA ETMEK İSTİYORUZ.ÇOĞU ARKADAŞIMIZI FENERBAHÇE VE GALATASARAYIN VEYA MİLLİ TAKIMI GUNEYDE DEGİL, K .K.T.C DE MAÇA BEKLİYORUZ. İNŞALLAH ÖLMEDEN GÖRÜRÜZ.SADECE KUMARHANE VEYA GECE KULÜBÜ DEGİL BURADA YASAYAN HER TÜRK GENCİNE, FABRIKALARLA DOLU ,TÜRKİYEDEN BAŞKA ÜLKELERE FABRİKA AÇANLAR, ORALARDAN GELİP BURASINI VATAN KABUL EDEN TÜM TÜRK GENÇLERİNİ DE TANIYIN. İŞ İÇİN RUM TARAFINA DEĞİL TURK TARAFINDA FERAH BİR ŞEKİLDE İŞE GİTMESİ YARDIM ETMESİ DUYRULUR.MİLLİYETCİLİK LAFDA DEĞİLDİR.KİMSE ÇOCUĞUNU ÖLMESİ İÇİN DOĞURMAZ KİMSE MERAK ETMESİN. BİZLER BAŞKA YERLERDE DEĞİL SADECE KIBRISTA ÇOCUKLARIMIZLA BERABER YAŞAMAK İSTİYORUM.DİGER ÜLKELERDEKİ KUZENLERİMİ DE O ÜLKDE GÖMÜLMESİNİ İSTEMİYORUM.SİZ NEDERSİNİZ.?
ARKADAŞIM DÜZELTİRSEN VE YAYINLARSAN SEVİNİRİM.SEVGİLER.
  Ismail         - Girne 21 Nisan 2007, Cumartesi 23:15 
Benim merak ettigim birsey var Turk askerinin istegi adanin kuzeyinde usleri silahi ordusu olsun guvenlik acisindan neden sadece bunu yapmiyorlar yani nediye surekli nufus tasiyorlar polisi ellerinde tutuyorlar kibrislilara hayati zidan ediyrlar yani illada bizi ezmelari mi lazim eger uslerinde taburlarinda kalsalar isimize gucumuze karismasalar vatandaslarini gecerli sebebler goterdigimiz halde yinede israrla uklkeye sokmasalar olmazmi
  kibristurkkonseyi@yahoo.co.uk         - LONDRA 21 Nisan 2007, Cumartesi 19:46 
UBP/DP: KKTC,topraklarini paylasirken tanitma diye bir niyetleri yoktu.
CTP/TKP: halen birlesik Kibris ister,KKTC istemez.
Guney Kibrista EOKACILAR hepsini ister.
Sayin Gul:NE ISTER?ben bilmem
ya siz,bilirmisiniz?
Ey,Kibrislilar,Turkiyeliler,Londralilar,nerede dogdunuz onemli degil ne dogdunuz onemlidir.
Ben mi?ben TURKUM,Limasolda dogdum,42 yil Londrada yasarim,Turkiye ve K.Kibrisa toz kondurmam.
Her zaman her yerde mertce kendi ismimle, kimligimle yazar, konusurum ve KKTC'yi savunurum.
AKMEN ALI SITKI(Konsey Baskani)

  Derfel Cadarn         - New York 20 Nisan 2007, Cuma 06:52 
Kibarlik sosyallesmenin dayatmasidir. Insan esittir id, ego ve super egonun korkunc celiskisi. Baskasindan iyi oldugumuzu dusunuruz ama bunu ona soylemeyiz. Birine ofkeleniriz ama soylemeyiz. Boyle yapariz cunku uygarligimiz bir butun yani toplum olmamizi gerektiriyor. Ofke aninda insanlar size gercekleri degil de canlarini sikan olumsuz gozlemlerini abartili ve olumsuz sekilde yansitirlar. Ofke sirasinda sarf edilen agir sozler temel davranis kurallarinin disina cikmis olmanin verdigi panikle beslenir ve buyur. Bir torba inciri berbat etmis olmanin aciz ofkesinin dilidir bu. Bu dil beynin ve yargilarin dili degil o anda sonradan buyuk bir pismaliga donusecek saman alevi duygularin dilidir. Bu yuzden baskalarinin size ofke aninda soylediklerini dikkate almayin. Alacaksaniz karekok formulu uygulayin.
Sayin Gul'un sozlerine gelince. INSANIN HIC HOSUNA GITMIYOR BAKANIN O AN BU GERCEK HAKKINDA AGZINA KILIT VURAMAMASI. Ama soyledikleri gercek ama bunun da karekokunu almaliyiz.
Cunku ofke.
Ama gercek.
Sozler yanlis ozu gercek.
Ama ortada torba torba incir var.
Hem Turkiye hem de Kibris icin.
Biz bir adada yasiyoruz. Dunya siyasi konjekturunde hak sahibi olarak islem goruyoruz ama taninmiyoruz. Dunyada variz ama baglantimiz yok. Burada duruyoruz. Biri gelse askeri ile saldirsa, Turkiye olmasa, buyurun efendim, hosgeldiniz demekten baska bir sansimiz daha var. Sandallarla Turkiye'ye Ingiltere'ye gitmek. Hayatta isek bunu Turkiye'ye borcluyuz. Cok buyuk bir borc. Ama egemenligimiz var mi? ... Yanit sizin ... Dunya bunu bize verecek mi? Veya bunu koparabilecek gucumuz var mi? ... Yanit sizin ...
Turkiye adaya yaptigi yardimlarin karsiligini hem aliyor hem de ileriki vadede alacaktir.
Eger 'yardim' lafindan aliniyorsak bunun yardim degil yatirim oldugunu telaffuz edebilmeliyiz. Mevki olarak kimin yapmasi gerekiyor bunu? Hangi yigit yapabilir?
Kissadan, hisse, Kibris Turk'u koyun degildir, korkak da degildir. Kibris Turk'u egemen olamayacak kadar imkanlari dunya tarafindan elinden alinmis, tek gercek muttefiki Anavatan ile iliskilerini saglam tutmaya calisan, ve kendi kaderini kendi gururu ile cizmeye calisan bir millettir. Tatlises
"Guneydogu'da Oxford vardi da ben mi gitmedim" demisti ve bu garip laf bayagi destek gormustu Turkiye'de. Ibrahim'i anlayanlar niye Kibris Turk'unun daha mantikli imkansizligini anlamasin ki? Dunyada bizi taniyan ulke vardi da biz mi ticaret yapip kalkinamadik?
Boyle alinganliklar hem Turkiye'ye hem de Kibris Turk'une zarar verir. Isin adini dogru koyalim yatirimi, ortakligi, muttefikligi sadakayla yardimla karistirmayalim yeter.
  BIR MERAKLI         - LONDRA 20 Nisan 2007, Cuma 04:27 
Bu yaptiginiz yorumlarla nereye varmak istedignizi saygila okudum ama pek algilayamadim,yani her olayi kibrisli Turk Turkiyeli Turke baglamak zorundamiyiz olaylara biraz daha objectif bakmaya calisalim bence kaldiki Sayin GUl'un sarf ettigi cumleler sinir aninda soylenmis kelimeler oldugunu sanmiyorum bunlari biz hep duyduk duyacagizda ama yinede olayi Turkiyeli Kibrisli olayina cevirmeyelim, ve herkesi daha duyarli ve saygili olmaya davet ediyorum
saygilar
  TURK         - Londra 19 Nisan 2007, Perşembe 21:11 
Sayin Tahsin Kaya sizinle karsilikli polimige girmek istemiyorum Lutfen yorum yaparken yazarin yazisina yorum yapin. Benim Londra neden oldugum veya KKTC ye ne
zaman donecegim sizi hic ilgilendirmez.Merak Ediyorsaniz soyluyorum OZ-TURKUM ve bununla da gurur duyuyorum.Siz her ne iseniz ona sahip cikin ve onunla gurur duymaya calisin insanlarin gorusleri ile cumle sonuna gulucukler koyup dalga gecmek cok basit ve seviyesiz.Saygilar
  BERNA YAVUZ         - İZMİR 19 Nisan 2007, Perşembe 21:09 
BEN KOYUN DEĞİLİM Kİ BAŞIMA ÇOBAN ARAYAYIM SAYIN TAHSİN BEY...KİŞİLERLE DEĞİL İDEOLOJİLERLE İLGİLENİRİM BEN.YANİ PARTİNİN BAŞINDA KİMİN OLDUĞU DEĞİL PARTİNİN İNANDIĞI,SAVUNDUĞU İDEOLOJİ ÖNEMLİDİR BENİM İÇİN...VATANINA,HALKINA KİŞİNİN DEĞİL PARTİ SİYASETİNİN NASIL BAKTIĞI ÖNEMLİ...ŞÖYLE İFADE EDEYİM MESELA KAZIM KARABEKİR...TAKTİR ETTİĞİM,SAYGI DUYDUĞUM,BİLEĞİNE YÜREĞİNE GÜVENDİĞİM BİR TARİH ADAMI...AMA KURDUĞU PARTİ SALTANAT VE HİLAFETİ DESTEKLİYOR.NE YANİ?KARABEKİR'İ TAKTİR EDİYORUM,SEVİYORUM DİYE SALTANATÇI MI OLACAĞIM???GENİŞ DÜŞÜNÜRSENİZ NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLARSINIZ...SAYGILARIMLA.
  Karasakal         - Lefkosa 19 Nisan 2007, Perşembe 17:45 
esi KKTC li olan biri olarak soyluyorum; Sn Gul haksiz mi ?
sizler karasakallari ne kadar hakir goruyorsunuz !!!
musade edin biraz canim...
ya da kendi basinizin caresine bakmayi ogrenin.
tamam, TC nin cok scu var, ama KKTC li turkler de melek degil.
saygilarimla
  BERNA YAVUZ         - İZMİR 19 Nisan 2007, Perşembe 17:40 
NE DİYEYİM...AĞZINA VE YÜREĞİNE SAĞLIK LONDRA'DAN TÜRK...
  Tahsin KAYA         - Bostancı - KKTC 19 Nisan 2007, Perşembe 17:35 
Berna Hanım, O saydığınız özellikleri taşıyan yönetici adaylarının kim olduğunu doğrusu çok merak ettim. Yakın gelecekte iktidara gelme ihtimali olanlara bakıyorum da kimi kastettiğinizi anlayamıyorum. Baykal'dan mı? Bahçeli'den mi? Ağar'dan mı? Mumcu'dan mi? Barajı hayatı boyunca geçemeyecek olan Yazıcı'dan mı?, Perinçek'den mi bahsediyorsunuz? Bunların hangilerini görmedik ki? Sakın içimden geçirmeye bile korktuğum askeri darbeyi düşünmüş olmayasınız? Lütfen bize direkt adres veriniz.
Sn. Türk - Londra Bey de bu kadar "Öz Türk" ise oralarda ne işi vardır. Baksana ülkenin senin gibilere ihtiyacı vardır. :)
  Kıbrıslı Yurtsever         - Girne 19 Nisan 2007, Perşembe 17:31 
Berna Hanım siz beğenmeyebilirsiniz ama halk iradesi var ve halkın seçtiği insanlar bahsettiğiniz hükümetler. Halkın iradesine saygı duyulmayan yerde demeokrasi var mı acaba? Sizin kendinize has ideolojinizle örtüşmemesi halkın seçtiklerine saygı duyulmamasını gerketirmez.
  cihan         - trabzon 18 Nisan 2007, Çarşamba 23:14 
sayin ali bey yazinizda diyosunuz ya kibris turkunu sn Gul horgoruyo asagaliyo diye,niye zorunuza gidiyo siz 74 den beri turkiye gocmenlerini ayni durumda gorup asagalamadinizmi.Onlarin gururu ,kisilikleri gozunuzun onune geldimi hic.Ne kotuymus dimi
  Ali BAGLARBASI         - Girne 18 Nisan 2007, Çarşamba 23:13 

Kibris'da neler oluyor.
KKTC ' yi Tanitmaya calismak
yeni bir Stratejimi?
Hemde Gece gunduz calisarak.
Bu konu cok daha onemli.
Su ana kadar izlenen politikamizda tam ters ve gizin ortaya cikarilmasini
saglayan iki kibrisli bayani
tebrik etmek gerekir diye
dusunuyorum.
  Turk         - Londra 18 Nisan 2007, Çarşamba 19:31 
Neden Yazımı yayınlamadınız sayın Edıtor ? Gercekleri soyleyince hosunuza gitmedi mi ? Gazetecisiyseniz objektif olun kose sizin diye orda her istediginizi yayinlama hakkina sahipseniz okuyan insanlarin da sizi elestiremeye hakki var yazimi yayinlamamaniz benim yazdigim herseyin sizin gercek gorusleriniz oldugunun ispatidir... Aslinda ben amacima ulastim onemli olan sizin okumanizdi sanmayin ki insanlar uyuyor herkes herseyin farkinda.. bu duygu somurme edebiyatindan vaz gecin artik somut seylere yonelin birlik beraberlik icerisinde daha iyiye nasil gideriz bunlarin hesabini yapin ayrica Turkiyedeki Demokrasiyi sorgulamak sizin haddinize dusen birsey degil demokrasi konusunda her firsatta ahkam kesen siz once kendiniz insanlara karsi demokratik olmayi ogrenin ve elestirilere ve gerceklere saygi duyun bunu da yayinlamassiniz siz buyuk bir ihtimalle cunku sizin goruslerinize paralelel mesajlar vermiyor insanlar arasinda dusmanlik tohumlari ekmiyor ve ekmeyecekte cunku biz Vatanimizi bayragimizi insanimizi seviyoruz.Saygilar
  Turk         - Londra 18 Nisan 2007, Çarşamba 18:36 
Sayin Site yoneticisi bu Yazimi yayinlayacaginizi sanmiyorum ama icimden geleni yazmak istiyorum Yayinlarsaniz sevinirim. Saygilar..... Sayin Yazar neden bu kadar icerlediginizi anlamadim Sn Gulun sozlerine.. Gozleriniz dolmus uzulmussunuz, horlandiginizi assalandiginizi, dusunmussunuz Neden boyle dusundunuz ki ? ( Gerci dusunmediniz zaten bu sizin ezberinizde var ) Her Allahin gunu size hak olarak verilen kosenizde Allahin emri gibi Turkiye soyle Turkiyeliler boyle diye ahkam kesen siz degilmisiniz? Ayni soydan gelen, ayni din, dil, irk adet gelenek ve gorenekleri paylasan Turkiye ve Kibrisli Turklerini birbirine dusurmeye calisan yazilar yazan siz degilmisiniz? Her firsatta Tc vatandaslarina karsi tepki koyan Turkiye ile ilgili herseyi ocu gibi gostermeye calisan bizim en deger verdigimiz kurumumuz olan Askere, Komutana dil uzatan siz degilmisiniz? Yazilariniza yapilan Tc ve Tc vatandaslarini assagilayan yorumlara izin verip bu sitede yayinlatan siz degilmisiniz ? Ruma Sempati Tc ye antipati duyan siz degilmisiniz ? Sizsiniz... Bizde sizin bu yazilarinizi okurken gozlerimiz doluyor ama horlanma ve assagilanma hissine kapilmiyoruz cunku bir Turk asla kendisine bu mauemeleyi yaptirtmaz. Kusura bakmayin ama Sn Gulun sozlerine karsilik Sizin uzulme, gozlerinizin dolma luksunuz yok... Cunku bu ortami siz ve sizin gibi dusunen insanlar yaratti simdi kalkip yoldan gecen biri soylese uzulmezdim ama Tc Dis isleri Bakani soyleyince agrima gitti diyorsunuz. Bardak su misali Bardagi tasirirsaniz su dokulur butun yaptiklariniz bir degerlendirin Sn Gulun tepkisinin cevabini bulursunuz. Ben Sahsim adina duaciyim ki insallah bu tur davranislar daha kotu sonuclar dogurmaz Turkiyeli Turklerle Kibrisli Turklerin birbirleri ile kavga ettiklerini gormek istemiyorum en azindan ben yasarken olmasin. "Illa ki Gerginlik istiyorlar" yazinizin son cumlesini aynen yaziyorum.. "Bu gerginligin sonu kotu bitecek, ansizin kan dokulecek, merak ediyorum onlari kiskirtanlar bunun hesabini nasil verecek? Bende size soruyorum eger bir gerginlik olursa hesabini nasil vereceksiniz ? Saygilar umarim yayinlarsiniz.
  öğrenci         - istanbul 18 Nisan 2007, Çarşamba 06:13 
türkiyenin başındaki hükümet gerçekten çok fena sonuçlara sebeb olacaktır.kıbrıs türkü hep bu şekilde rencide edilmiştir ve edilecektir.bizim hiç kendi kimliğimiz olmayacakmıdır?hep bu şekilde şeyler duymaya devam mı edeceyiz?ambargolar yüzünden tanınmıyoruz oysa ki dünyada o kadar az yer var ki denizi temiz hava kirliliği neredeyse yok.ama nerdeyse hep aynı kaldık hep 74 yılında olanlar ve sonrası bi türlü dünü aşamadık.türkiye daha kendine bi çare bulamadı ki bize nasıl bulacak.adamakıllı bi hükümet gelmiyo ki bu sorun gerçekten çözülsün bizde kimliğimizi alalım.bir kıbrıslı genç olarak çok merak ediyorum dışarda okuyoruz ama okul bitince napıcaz?İMDAT HOCAM YAZINIZI OKUDUM SİZEDE KATILIYORUM.BEN ECEVİT LİSESİNDEN ŞUAN İSTANBULDA OKUYORUM.SAYGILARIMLA.
  Ali Kuşçu         - İstanbul 18 Nisan 2007, Çarşamba 03:13 
TESTİNİN İÇİNDE NE VARSA, DIŞINA DA O SIZAR. -KEŞKE TÜM LİDERLERİ SİNİRLENDİRECEK SORULAR SORULSA DA GERÇEK DÜŞÜNCELERİNİ ANLASAK.mersinli çiftçi örneğindeki gibi mesela.
   BERNA YAVUZ         - İZMİR 18 Nisan 2007, Çarşamba 03:09 
Türkiye Cumhuriyeti yakın gelecekte layık olduğu yöneticilere kavuşacaktır Ediz.Laik,demokrat,birleştirici,Tarihini bilen ve bundan ders almış,AB yalakası olmayan,Türk olmanın haklı gururunu özümsemiş,küreselleşme masallarını dinleyip ulusçuluğu yok edenlerle işbirliği yapmayan,din,dil,ırk ayrımı gözetmeyen,kültür ve ekonomik emperyalizme köpek olmamış,milli menfaatleri şahsi menfaatlerinden üstün gören,VATANI İÇİN CANINI VERMEKTE BİR AN BİLE TEREDDÜTE DÜŞMEYEN ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ
  Ahmet Gerekli         - İstanbul 18 Nisan 2007, Çarşamba 01:32 
"İnsanlar genellikle öfke anında, öfke duydukları kişiye karşı gerçek düşüncelerini, kontrol dışı açığa vururlar." SÖZÜNÜZÜ ALKIŞLIYORUM. GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI BAZEN BU KADAR HIZLI OLABİLİYOR.
  Ediz         - Australia 17 Nisan 2007, Salı 21:19 
Sn baturay yine guzel soylediniz ac kalalim gerekirse tek kalalim ama usak muamelesi gormeyelim artik bu ulkede Keske herkes imdat bey gibi bakabilse zaten bu turden insanlar kibrislilarla herzaman iyi gecinir ve kendine kabul gormus hisseder Dentas evet Kibrisi cok sever icindeki Kibrisli turkleri sevmez onun hayali kirisin tumu bir Turk adasi olsun yarisini da kendi ve ailesi sahip olsun ki buyuk olcude bu hayali gerceklesti Berna merak ettim sizce kim olmali TC nin basinda (ULKUCULER TURANCILAR) yaniliyormuyum
  Lemeşani         - Girne 17 Nisan 2007, Salı 20:28 
Merhabalar herkese.. Bence Sayın Gül'ün öyle tarz konuşması bir politikacıya yakışır bir uslup değildir. Ne yazık ki çok üzülerek okudum bu yazıyı.. Hade diyorum cahil insanlar çok bilmiyorlar atıp tutuyorlar, Sen Sayın Gül, yurtdışında görev yapmış, Avrupa görmüş bir zatsın, nasıl böyle düşünmeden konuşursun.. O kişiler haklı yada haksız da olsa böyle bir cevap vermemesi lazımdı, ona düşen görev bence bu soruyu geçiştirmekti...
  İMDAT ŞAHİN         - ANKARA 17 Nisan 2007, Salı 17:22 
Sayın Baturay, serzeniş ve görüşlerinize sonuna kadar katılıyorum. Sizleri, sizlerle birlikte yaşayanlar tanır ve bilir. Ancak onlar sizlerin hissetiklerini ve çektiklerini bilir. 1999-2003 yıllarında sizleri tanıdım, gördüm, yaşadım ve sizlerin hissetiklerinizi ben de hissetmeye çalıştım. Ada'nın bir bu tarafından bakmak var bir de Ada'dan karşı tarafa. İki taraftan da görünümü başkadır. O nedenle Ada'da sizlerle yaşamayan, konuşmayan, düğününe katılıp sevincini, cenazesine katılıp üzüntüyü hüzünü paylaşmayan sizleri tanıyamaz. Onun için fazla kendinize dert edinmenize gerek yoktur.
Sadece bir serzeniş de benden olacak: Sayın Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın KKTC yi sevmediği veya "Birilerini kışkırttığı" yakıştırmaları hoş olmasa gerek...Kalın sağlıcakla
  BERNA YAVUZ         - İZMİR 17 Nisan 2007, Salı 03:54 
BU HÜKÜMET KKTC HÜKÜMETİNİN AĞALARIDIR,KURUCULARI VE İŞBİRLİKÇİLERİDİR...BEĞENEMEDİNİZ Mİ???NE TESADÜF.BİZ DE BEĞENMİYORUZ ZATEN.
  ibrahim buyukarslan         - londra 16 Nisan 2007, Pazartesi 22:03 
en nihayet bu yeni yazinla karsimizdasin yine sevgili ali baturay ve gercekten cok guzel yaziyorsun,sayin gul,e gelince onun kafa yapisini ogrenmek isteyen hurriyet gazetesinde yazan sayin colasanin gul hakkindaki yazilarini okusunlar.ozellikle saadet parti donemindeki zamani ve bu kafa yapisindaki bir insanin turkiyenin dis iliskiler bakani olmasi gercekten turkiye icin bir sansizliktir.SAYIN ALI BATURAY KESKE HER GUN YAZSANIZ.
  ihsan kalender         - istanbul 16 Nisan 2007, Pazartesi 21:28 
Kibris sorununun sadece Turkler (ada ve de turkiye icin) arasinda dusunecek olursak sorunun bir ezber sorunu oldugunu gorecegiz. Oyle ezberlemisiz ki bazi seyleri bir turu ezber bozup suregiden ikili durumdan kurtulamiyoruz. Yeni ogrenecegin sey sana elinde tuttugundan daha fazlasini getirmeyecekse ya da getirmeyecegini dusunuyorsan sen de elindekine sıkı sıkıya baglanırsın. Maalesef adadaki bu tuttugunu elinden birakamama tavri yuzunden zaman gecse de sanki tarihin hep ayni dilimlerini tekrar tekrar yasiyoruz.

Sn Gul yeni bir siyasi gorusun liderlerindendir. Kendisine soylenen laflari tum ada halki adina almamistir, sonucta KKTC icin kendisi gibi ugrasmis bir disisleri bakani olmamistir simdiye kadar. Burada yanlis bir saptirma yapip kendisini somurge valisi yerine koymaya calisan Sn. Baturayi kiniyorum. Kendisi bir gazeteci olarak Turkiye Hukumetinin Kibris aclimlarini takip etme hizina yetisebiliyor mu diye de sormak istiyorum?

Bir taraftan birkac kisi (belli kesmi temsilen) cikip kendilerin arkasinda olmadigi, kendilerinin destek vermedikleri birseyden dolayi Sn. Gul’u sucluyor, baksa bir bakis acisina sahip Sn. Baturay da durumdan baksa bir grup ezberciler icin (kullanildik, horgorulduk, yuzumuze vuruldu Turkiyenin adaya yaptiklari ezberi) vazife cikariyor. Artik gorulmesi gereken 2004 Nisan referandumunun (eski) statukoyu ortadan kaldirdigi, yerine gelen anlayisin da kendilerince bellemis oldugu statik anlayisin, referandum sonrasi adanin Guney tarafindan barisa uzatmadigi el neticesinde kendi kendisini gozden gecirmesi gerektigidir. Yeni gelen de eskisi gibi ezber tutturacaksa halki tatile gonderelim, siyaseti rafa kaldiralim, teknokratik ezberciler bulalim kendimize.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS'TA DARBEYİ KİM YAPACAKTI?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Otuz dört sene yetmedi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Erdoğan'ın ziyareti, "Türkiye olar...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

1974'ten birkaç yaprak

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

İKİ ÇİPİL GÖZDEN ANILARIMDA KALAN

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by: