Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

NERDE KALMIŞTIK?!...

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

ne şık düşünceler giydirmiştim aklıma önceleri. Hiçbiri olmadı.

düşlerimin yüzüne bakamaya utanmıştım o zamanlar.

küllenmiş ateşinin sesinden bile rahatsız olup, deniz dökmüştüm umutçuklarımın üzerlerine. Bu barış gelmez demiştim.

susmuştum en fiyakalısından. Meydanlara inecek hevesim de gücüm de kalmamıştı bir süre. Bir süre uzun vadeli ödeme imkanlarıyla sevinç dağıtan kampanyalara yazılmıştım. Aşka yazılmıştım bir süre. Barış sırtını dönünce, yazılmıştım ben de yaralı bir sevgiliye. Yarasını sevgiliden çok severek, yarasına sevgiliden çok yaslanarak yazılmıştım.

susmuş ve gitmiştim

'ağzımızdan kaçırdığımız bir sözcükmüş meğer barış' diyerek

gözlerimiz gözlerimizi kavradıkça,

dilimizin sürçtüğü bir şeymiş işte diyerek!

susmuş ve gitmiştim

küsmüştüm bu ülkenin alınyazısıyla

yummuştum sevdiğim her bir şeyini bu ülkenin

sabahlarını,rüzgarlarını, baharlarını, şehirlerini

ağustos böceklerini, limon çiçeklerini, kesiğini, kavgasını yumarak gitmiştim

*-*-*

şimdi yeniden çağıran ve yeniden uyandıran bir şeyler var

içinde barışın da olduğu bir heyetle bahar gelmiş buralara, bahar ey insanlar!

ruhuma düşen cemreler pencerelerimi tıklatıyor sevinçten,

şiirlerimi gıdıklıyor söylemler

inanmak istiyorum,

yalancı bahar olmadığına şahit olmak

hayallerimin üzerinde birikmiş tortuları sıyırmak istiyorum hemencecik

yeni bir çocukluk koparmak tarihten Maria'yla aynı sokakta saklambaç oynadığım

rumca bir şiirin melodisinde kürek çekmek hiç düşünmeden

çıkmak istiyorum olduğum yerden,

bu vicdan azabından kurtulup kuracağım hayallerle yüzüne yeninden bakabilmek bu ülkenin

yüzünü, yarasını yeniden okşayabilmek istiyorum

öpebilmek bıraktığım yerden

tüm mahalle çocuklarını toplayıp, bir doğumgünü pastasını

üflediğimiz güçle üflemek ve savaşın izlerini taşıyan binaları, fotoğrafları, hatıraları,ıstırapları yıkabilmek nefesimizin kasırgasıyla

mevsimi gelmedikleri halde bütün çiçekleri topraklarından kaldırmak

dürtmek tohumları, filizleri!

rengarenk balonlar şişirip bu gökyüzünde uçurmak

bulutu daha çok ağlatmak, güneşi daha çok parlatmak

kiremit rengi saçlarımı kumların dizlerine yatırıp deniz kokmak istiyorum tırnağıma kadar

terime kadar tuz kokmak

bir sardunyanın açtığı rengin pembenin hangi tonu diye kafa yormak istiyorum artık

aklımda elleri cebinde gezen bu şiir kimin diye düşünmek yalnızca

oh,

böyle bir heyecana kapılmayı ne kadardır bekliyormuşum meğer

böyle bir heyecanın kanıma karışmasını nasıl da özlemişim

içimi bulandıranlar haydi kenara

haydi kenara dört ayağının üzerine düştüğünü sanan hazanlar

barış varken karışmasın hiçbir eski dava artık lafa

konuş barış istediğin kadar

söyle,

nerde kalmıştık?!...

**************

'Günümüzde yüzlerce şair dergilerde şiir yayımlatıyor. Fazlalığın içinde özgünlüğü yakalamak gerçekten de çok zor. Benzerlik, büyük ölçüde şair adaylarının ya hiçbir şey okumamasından ya da sadece dergileri okumasından kaynaklanıyor. Oysa şiir dili ancak hayatın ritmini iyi algılayabilmekle ve büyük şairlerin yapıtlarının okunmasıyla elde edilebilir. Bu ikisi iç içe geçişmeden özgün ve düzeyli bir şiir dilinin yakalanması zor. Bana gelince; şiir dilinde, içeriğinde de, bütünlüklü poetik estetikte de iki şey var beni bu yola sokan: Hayat ve yazı! Bunların ikisini kolay kolay birbirinden ayıramam. Hayatın içinden yazıya, yazının içinden hayata bakan biriyim. Başka türlüsünün de olamayacağını düşünüyorum. Sadece hayatı merkeze alan arkadaşların şiirlerinde dilin hamlığı maalesef şiirleri okunmaz kılıyor, şiirler birer birer yığmaya dönüşüyor. Sadece yazıyı merkeze alanlar da yapaylık tuzağına düşüyor, çoğaltma tuzağına düşüyor. Şiir hayatla sıkı bağları olan bir ifade biçimidir. Hayattan kopukluk şiiri yapaylaştırır. Yazıdan yani büyük şairlerin şiirlerinden bihaber olmaksa şiiri yığmaya dönüştürür.'Baki Ayhan T./Alaz Edebiyat Dergisi-5

**********

Büyük insanların hayat hikayelerini okurken ilk zaferlerini kendilerine karşı kazandıklarını görmüşümdür. Hepsinde de öz disiplin başta geliyordu.H.Truman

   371 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital