Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Lokmacı için bu önlemler yetmez

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yine hafta sonu geliyor.

Lokmacı kapısı yine insanla dolup taşacak.

Her iki tarafta birçok insan uzayıp giden kuyruğa girmekten ürküp geri dönecek.

Kuyruklara girenler, kızgın güneş altında baygınlık geçirecek.

Hafta arası da yoğunluk var ama hafta sonu bir başka kalabalık oluyor.

Gerçekten güneye geçmek de güneyden gelmek de işkenceye dönüşüyor.

Özellikle güneyden ülkemize gelen turistler daha fazla yaşlı insanlar, kuyrukta işlem yaptırmak için beklerken, ayakta duracak takatleri kalmıyor.

Bez duvara yaslananlar, yere çökenler var.

Geçen hafta sonu ben de iki çocuğum ve eşimle Lokmacı kapısından güneye geçtik.

Giderken de yoğunluk vardı ama dönüşümüz tam bir işkenceye dönüştü.

Küçük oğlum sıcaktan bunaldı, neredeyse bayılacaktı.

Aralarında kaldığımız turistlerin yüzünden pişmanlık okunuyordu, nitekim bazıları dayanamadı, yarı yoldan geri döndü.

Hem giderken, hem dönerken kuyruktan ürküp, geri dönenler gördük.

Çarşımıza Rumların ve turistlerin gelmesini istiyor muyuz?

Esnafımızın Rumlardan ve turistlerden oluşan bu insan akışına ihtiyacı var mı?

Lefkoşa'ya bir canlılık katıyor mu kapının açılması?

Yetkili makamlar, cevabınız "evet"se lütfen buralarda önlem alın, bu işkenceye son verin, çünkü uzun süre insanlar bu zor şartlara dayanamaz, insanlar kuzeye geçmekten vazgeçebilir.

Önemli olan bir kez gelenin ayağının alışması yine gelmesidir, bir geleni bin pişman eder bir daha gelmeye korkar hale getirirsek, bu musluk böyle akmaya devam etmeyecektir.

İlla ki bu vize kağıtlarını doldurmak şart mı yani?

Biz de Rumlar gibi yalnızca kimlik belgesiyle gelenlere kayıt yapsak, dönenlere de işlem yapmasak kıyamet mi kopar?

Rum yönetimi vize kağıdı doldurtmuyor, geri dönenlere de işlem yapmıyor diye bir şey mi kaybediyor?

Tam tersine kolaylık oluyor, Rum tarafında kontrol noktasında uzun kuyruklar oluşmuyor.

Bu prosedürü kolaylaştırmak bu kadar zor mu?

Efendim bu kontrol noktası olduğunda, burada işlem yaptığımızda devlet olduğumuzu kanıtlıyormuşuz.

Vazgeçin lütfen, kapılarda prosedürü zorlaştırarak devlet olduğunuzu kanıtladığınızı sanmak, kendi kendini kandırmaktan başka bir şey değil.

Şimdiden güneş insanların başına geçiyor, yarın haziran, temmuz, ağustosta bu sıcağa kim dayanacak?

Eğer kapılarda geçişler kolaylaştırılmayacaksa, Arasta esnafı boşuna çalışma yerleriyle ilgili iyileştirme yapıp, masrafa girmesin, çünkü bu akış duracaktır.

Kapılarda geçişlerin kolaylaştırılması yalnızca hükümetin uhdesinde değilse, bunun kolaylaştırılması için başka kesimlerin de ikna edilmesi gerekiyorsa, stratejik önemi varsa eğer, bu ikna işini de artık yapsın sivil yetkililer.

GAZETECİ YALNIZ ADAM

Gazetecilik çok nankör bir meslektir aslında.

Sizden çıkarı varsa birilerinin sizi yere göğe sığdıramazlar...

Lehine bir şey yazmışsanız birilerinin, sizden iyisi yoktur.

Ya birilerinin çıkarına dokunan bir şey yazdınız mı, işte o zaman da istenmeyen adam olursunuz, sizden kötüsü olmaz.

Küfür de ederler tehdit de...

Güçleri yeterse sizi işinizden de ederler.

Konuklarının ekranda söylediği sözler nedeniyle deneyimli abimiz, sevgili Reşat Akar'ın programı yayından kaldırıldı, ilgili kurumla ilişiği kesildi.

Halbuki canlı yayınlarda olur böyle şeyler, konuk öyle söyledi diye kurum ve sunucu da illa ki o görüşü paylaşıyor diye bir kural yoktur.

Her gün her televizyonda onlarca kişinin görüşü yayınlanır, bu da çoksesliliğin gereğidir.

Ve her kızan kelle istiyor diye o çalışanın kellesi alınırsa piyasada ne programcı kalır ne de gazeteci.

Gerçekten üzüntü verici bir olay, Reşat Akar boşta kalmaz, mutlaka başka kanalda programına devam eder ama bu sektörden ekmek yiyen patronlar, birileri istiyor diye personelini bu kadar kolay harcamamalıdır.

Her kelle istendiğinde bir personelinizin kellesini verirseniz, bir gün gelir sizin de kellenizi isterler ve işte o zaman sizi savunacak birini de bulamazsınız.

   445 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
04 Haziran 2008, Çarşamba   GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital