Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Yonca kavşağı pislikten ve bakımsızlıktan geçilmiyor [3]

TARAFLARIN ÇÖZÜM NİYETİ VARSA KIRMIZI ÇİZGİLER PEMBELEŞİR

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum yönetimi dışişleri bakanı Markos Kiprianu'nun, Rum tarafının kırmızı çizgilerini açıklaması, kuzeyde kimi kesimlerde hayal kırıklığı, kimi kesimlerde de sevinç yarattı.

Rumun kırmızı çizgileri, çözüm umudu taşıyan iyimserlerin moralini bozdu.

Ya çözüme inanmayanlar ve istemeyenlerin?

İşte onlar da nihayet; "Aha bunların da Papadopulos'tan farkı yok" diyebileceği bir şey bulduklarına seviniyor.

Mesela UBP, anında açıklama yaparak lafı; "biz söylemiştik"e getirdi.

Dışişleri Bakanlığı da öfkesini ortaya koymakta gecikmedi.

Ben Kiprianu'nun dile getirdiği kırmızı çizgilere ne üzüldüm, ne sevindim, ne de şaşırdım...

Hristofyas, göreve geldikten sonra, Rum tarafının kırmızı çizgileri hakkında ufak imalarda bulunduysa da uzun süre açık açık dile getirmedi bunları.

Hristofyas işe başlarken, Papadopulos'u anımsatacak her şeyden uzak durdu.

Uzlaşmacı imajını zedelemesin diye işi hafiften aldı.

Nihayet Kiprianu, geçtiğimiz gün güneyin hassas olduğu noktaları sıraladı, üstelik de "müzakereler öncesi kartlarımızı açmamız doğru olmaz" sözünü sarf ederek.

Yani "daha bu başlangıç" demeye getirerek.

Bence normal.

Bu duruma şaşıranlara asıl ben şaşırıyorum, böyle olduğunu bilmiyor muydunuz yani?

Zaten bu kırmızı, kıpkırmızı çizgiler olmasa neden bu kadar görüşme hazırlığı yapılacaktı ki?

Herkes de biliyor ki her iki taraf da hassas olduğu noktalarda ısrarlı olacak.

Ne yani yılların birikiminin öyle sihirli değnek değmişçesine değişmesini mi bekliyordunuz?

Kesinlikle olmaz.

Zaten bütün sıkı pazarlıklar, en sert tekliflerle başlamaz mı?

Talat'ın da Hristofyas'ın da iyi niyetlerinden, çözüm istediklerinden şüphemiz yok ama bu iş o kadar ciddi bir iştir ki öyle iki liderin iyi niyetiyle bitecek bir iş değildir.

Aslında her ne kadar o klişe; "sorunu Kıbrıslılar çözecek" sözünü söylüyorsak da yalandır, Kıbrıslılara tek başlarına çözdürmezler bu işi...

Bu zor işe burnunu sokmayan kalmayacak.

Ancak konuyu dağıtmayalım, yine şu kırmızı çizgilere dönecek olursak; en çok da Rum yönetiminin; "yeni devletin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olacağı" yönündeki ısrarı tepki gördü Türk tarafında.

Rumların, dünyada legal olan, kabul görmüş, AB'ye girmiş bir cumhuriyetten kolay kolay vazgeçeceğini sanmıyordunuz herhalde?

Kiprianu'nun "Garantiler konusunda üçüncü ülkelerden garantör istemediklerini ve AB üyesi bir ülkenin buna ihtiyacı olmadığını" söylemesi de beklediğimiz AB'ye üye olma kozunu kullanacaklarının belirtisi değil midir?

Rumların, TC kökenli KKTC vatandaşları konusundaki korkuları ve ısrarlarının birdenbire yukarıdan vahi gelmiş gibi son bulacağını mı zannediyordunuz?

Toprak, güvenlik, mülkiyet kolay işler midir?

Bazı çevreler, kırmızı çizgilerini açıklamıyor diye Talat'ı eleştiriyor.

Peki Talat kırmızı çizgiler konusunda biraz ketumsa bile siz sanıyor musunuz ki Türk tarafının kırmızı çizgileri değişti?

Değişebilir mi birdenbire Türk tarafının politikası, ya da Talat'ın elinde midir doksan derece politika değiştirmek?

"Zor" dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, aslında şu anda ortada pek de farklı bir durum yok...

Ne endişe edecek bir durum var, ne de sevinecek.

Mutlaka her iki tarafın da kırmızı çizgileri olacak.

Zaten çözümün bir türlü gerçekleşmemesi bu kırmızı çizgilerin aşılamamasındandır, görüşmelerde hedef de bu kırmızı çizgileri aşıp çözüme ulaşmaktır.

İşte taraflarda gerçekten çözüm niyeti varsa, bu kırmızı çizgiler pembeye dönüşür.

Nitekim Talat da dünkü Türkiye temaslarında, Türk tarafı olarak önerilerini sunacaklarını, Rumların da birtakım önerilerle geleceğini ve ortak bir noktada buluşmaya çalışacaklarını söyledi.

Kolay değil elbet, kolay olsaydı çözüm çabaları bu kadar yıl sürmezdi.

Lütfen olaylara biraz gerçekçi bakalım diyorum ve "inşallah çözüm için niyet olsun" sözünü tekrarlıyorum.

Yalnız Talat ile Hristofyas'ın değil, bu soruna dahil olan tüm tarafların gerçekten çözümü istemesi lazım, işte o zaman bu kırmızı çizgiler de aşılır, merak etmeyin.

   196 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Mayıs 2008, Pazar   YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR MIYDI?
10 Mayıs 2008, Cumartesi   KIBRIS, TÜRKİYE MEDYASINDA SIKÇA YER ALMALI MIDIR?
07 Mayıs 2008, Çarşamba   "AKP, kötünün iyisi"
06 Mayıs 2008, Salı   1 MİLYON YTL TRANSFER ÜCRETİ, 20 BİN YTL MAAŞ
05 Mayıs 2008, Pazartesi   "AŞK ADASI KIBRIS'TA SEVİŞEN KELİMELER" / TAKSİM'DE SEVİNEN CİMBOMLULAR
04 Mayıs 2008, Pazar   SÖYLEYECEKLERİMİ GAZETELERİNİZDE YAZMAYINIZ
03 Mayıs 2008, Cumartesi   "İSTANBUL GAZETECİLİK SEMPOZYUMU"
02 Mayıs 2008, Cuma   ONLAR İŞÇİ BAYRAMINI KUTLAYAMADI
01 Mayıs 2008, Perşembe   BİR "1 MAYIS" YAZISI DAHA
30 Nisan 2008, Çarşamba   İŞÇİNİN BÖLÜNMÜŞ BAYRAMI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital