İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Kasım 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

  Türkiye basınından muhabirler dün gün boyu "20 Temmuz Lisesi'nde gece kulübünden çıkarılan kadınların yaptığı dansı" ve yine dün üç gazetede yer alan "Türk Maarif Koleji ile ilgili iddiayı" araştırıp durdu.

   Birkaç gündür gazetelerde, televizyonlarda bu dans meseleleri tartışılıyor; yazıldı, çizildi, konuşuldu ama anlaşılan olay lokal olmaktan çıkıyor, Türkiye'de "magazin haberine" dönüşmek üzere.

   Bu tür haberlere meraklı olan Türkiye basınının bugünkü sayılarında Kıbrıs Türkünü çok aşağılayıcı bir üslupla okuyabiliriz dans olayını.

   Yazılanların, söylenenlerin bir bölümüne katıldık, bir bölümüne kızdık ama Türkiye basınından aşağılayıcı bir haber çıkarsa ki çıkacak gibi görünüyor, işte esas o zaman canımız acıyacak.

   İşte o zaman rencide olacağız.

   Paparazzi programları sayesinde tüm Kıbrıslı Türkleri kumarbaz olarak gören Türkiye halkı bir de bizi daha "çocuk yaştan gece kulüpçü" olarak tanıyacak.

   Okulda dans, Hrsitofyas'ın Rusya ile imzaladığı memorandumu, Cumhurbaşkanı Talat'ın Ankara ziyaretini bile gölgede bıraktı.

   20 Temmuz Lisesi'ndeki olay tartışılırken, birileri, birkaç koldan Türk Maarif Koleji'ni de bu çembere çekmeye çalıştı, tüm gazetelere bilgi sızdırarak.

   Israrla gazeteleri aradılar, dediğim gibi birkaç koldan, hem "yetkili" kanattan hem de "aileler" kanadından...

   Okulun ve bakanlığın yalanlamasına rağmen halen gazetemizi arayıp Türk Maarif Koleji ile ilgili iddiasında ısrarlı olanlar var...

   Bence bu çaba Türk Maarif Koleji'ni kötülemek amaçlı değil, 20 Temmuz'daki olayı gargaraya getirip, unutturmak amaçlıydı ve basın da bu oyuna geldi.

   Bazı yetkili kişilerin bu sızdırmayı yapması, ellerindeki görüntülerle TMK'da da revü kızı olduğunu kanıtlayacağını söylemesi ve bazı ailelerin de bu kumpasın içinde olması gerçekten düşündürücüdür.

   Gerçekten de dün TMK tartışılırken, 20 Temmuz'daki olay ikinci planda kaldı ve o olayla ilgili argümanlar da değer kaybetmiş gibi oldu.

   Eğitim Bakanının hem "varı" hem "yoku" çağrıştıran tuhaf açıklaması da kafaları karıştırdı.

   Bakanın şu laflarına bakın; "... böyle bir şey olmadığı bilgimize geldi. En azından daha önceden önlem alınarak engellendi veya bilgimize geldi. Ya da buna benzer bir durum söz konusu değil..."

   Ne anlarsınız bundan?

   Kanıtları göstermeden, "kanıtım var" deyip üç gazeteyi kullanan uyanıklar bu kanıtları ortaya çıkarabilirler mi şüpheliyim ama amaçlarına ulaştılar...

   20 Temmuz Lisesi cephesi dün rahat bir nefes aldı...

   Bence daha fazla tartışmanın anlamı yok artık, bu tartışmalar amacına ulaşmıştır.

   Herkes de ikna oldu ki bu olay toplumsal bir sorununun yansımasıdır...

   Ama ortadaki korumacı tavır akıllardan çıkacak gibi değil.

   Gece kulübünden kadınları getiren çocuğun babası, hem çocuğunu hem okulu korumak için "ben yaptım" dedi, özür diledi.

   Okul aile birliği okul müdürüne, öğrencilere kol kanat gerdi.

   Sendika okul müdürüne kalkan oldu...

   Herkes birilerini koruyor, öğrenciler suçlu değil, öğretmenler suçlu değil, müdür suçlu değil, bakanlık suçu değil, peki kim suçlu?

   Tamam müdür günah keçisi seçilmesin ama okulda bir tuhaf olay yaşanmış, yaşanmaması gereken bir skandal olmuş, bunun hesabının bir şekilde müdürden sorulmasına neden itiraz ediliyor?

   Toplumsal bir travma yaşıyorsak bile müdürlerin, öğretmenlerin bir görevi de çocukları bu travmadan uzak tutmak değil midir?

   Bu konuda müdür sınıfta kalmıştır.

   Müdürün çok iyi bir insan olduğu ve çok sevildiği söyleniyor.

   Olabilir, çok iyi ve sevilen insanlar hata yapamaz mı?

   Aileler çocuklarını bu müdüre emanet etmektedir, o da bu sorumluluğun hakkını vermelidir, çocuklar bir boşluk görmüşlerdir ki bu eylemi yapmışlardır.

   Çok can yakıcı bir ceza almasından yana değilim ama bir cezası olmalı, bakanlığın soruşturma açmasına tepki gösterilmemeli, soruşturulmalı, ciddi ihmali varsa elbette cezasını çekmeli.

   KTOEÖS yetkilileri, müdüre ceza verilir, açığa alınırsa öğrencilerle birlikte eylem yapma tehdidinde bulunuyor.

   E pes yahu, bırakın da bir soruşturma yapılsın, cezası varsa çeksin.

   Zaten ülkedeki tüm sendikacıların en büyük hatası budur, suçlu dahi olsa, ihmali dahi olsa illa ki üyesini savunacak.

   Kardeşim niye ihmali olanı da savunuyorsun, böyle yapmakla kılı kırk yaran, işini bir tamam yapan müdürlere haksızlık yapmış olmuyor musun, siz eylemden ve grevden başka bir şey bilmez misiniz?

   İlla ki yapanın yanına kalsın, e peki kalsın, zaten başımıza ne geldiyse bu memlekette yapanın yanına kalmasından gelmedi mi?

   4506 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Şubat 2012, Pazartesi   Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?


Yorum Sayısı:   2
  Afet Güçverir         - lefkoşa 24 Kasım 2008, Pazartesi 09:16 
Sevgili Kardeşim Ali 20 temmuz olayı kabak tadı verdi.Ben de bu skandalın bir an önce temizlenmesini diliyorum yani ihmali olanlar ceza alsın ,bakanlık bu güne kadar göstermediği kararlılığı göstersin. Öğretmenlik mesleğine yıllarını vermiş biri olarak bu laçkalıktan bıktık usandık .Bir yandan bakanlık bir yandan sendikalar eğtimi tepe taklak ettiler .Bu olayda öğrenci okuldan uzaklaştırılmalı idareci görevden alınmalı ayni şekilde öğtretmende ceza almalı belki diğer olaylara da zemin hazırlamaz.Ama biliyormusun ki artık sendikaların en hararetli destekçisi vukuatlılardır .(okula geç gelen ,derse girmeyen , özel dersten köşeyi dönen ,yüz kızartıcı suç işleyen meslekte ihmali olan.....)Sendika işini doğru yapan ona hesap soran akılcı konuları gündeme getiren veonları eleştirenleri dışlar .O nedenle burada da sendika ile kenetlenme sözkonusudur ,çünkü daha ne kadar vukuatlılar var bilsen.Ama yine bu konu kapanacak ,zaman aşımına uğrayacak ve çok yaygara çıkacak..Çünkü hepimiz çok bozulduk kardeşim ,çünkü bu görevler ,bu meslek ,bu koltuklar bize extra large geliyor bütün mesele bu.....Afet öğretmenin biri....(lütfen yayınlamayın!!!!!!!!!))
  mustafa         - girne 24 Kasım 2008, Pazartesi 09:09 
KKTC'deki sendika anlayışı bu işte. Adam işe gelmese de, çalıştığı yeri çalsa da çırpsa da illa ki savunacak. Bu nasıl bir anlayıştır anlaşılır gibi değil. Lütfen artık bırakın bu tür eylemleri de nasıl birlik olup düze çıkarız onun savaşımını verin. TC gaztelerini netten takip ettim. Bir de o haberlere yapılan yorumları okusaydınız aklınız şaşardı. Sanki da herkes burda bu batağın ve pisliğpin içinde. Önyargılarla ve yargılamalarla cahilce bir toplum mahkum ediliyor.