|
Aklı başında olan her iktisatçının beklediği ama zamanını ve boyutunu kestiremediği yeni bir global finansal dalgalanma sürecine girdik. Yeni girdiğimiz global dalgalanma-öncekilerden farklı olarak- " çok yönlü ters pozisyonlara" sahip.
Bu da işin hasarını ve süresini uzatabilir. Bana göre, dalganın "çok yönlü ters pozisyon" seyrinin eşzamanlı gelişen 3 ayağı var. Ki, esas tehlikeli olan ve öncekilerine göre iz bırakacak olan tarafı da budur.
1) Riskli mortgage fonlarına yatırım yapan hedge fonlarının (tabii riskli türev araçlara da yatırım yaptılar) batması. Bu etki, hem bizim hem TC'nin yaşadığı ardı sıra batan bankalar krizinin global versiyonu gibidir.
2)Varlık fiyatlarının (gayrımenkul, hisse, tahvil..vb) düşmesi, ki çok tehlikeli birbirini besleyen finansal ve ekonomik sonuçlar yaratır.
3)Ucuz Japon Yeni üzerinden yapılan "carry trade" operasyonlarının kapatılmaya başlanması ile oluşan ters pozisyon. Yatırımcılar, diğer paraları satarak, YEN'e hücüm ediyorlar. Bilhassa gelişmekte olan piyasalarda pozisyon kapatıyorlar.
...AB, ABD ve diğer Merkez Bankaları, piyasalarda oluşan bu çok yönlü ters pozisyonları bir miktar törpüleyip, piyasaları cesaretlendirmeye ve piyasa dinamiklerinin-stabilizatörlerinin devreye girmesi için piyasalara oldukça yüklü miktarda likidite sağladı.
Yani, global düzeydeki yapısal sorunların üzerine para dökerek krizin piyasa dinamikleri içinde atlatılmasına çalışıyorlar. Kısa vadede başka seçenekleri de yok.
Ama bu kez de piyasalar, Merkez bankalarının sağladığı bu yüklü likiditeyle krizin boyutunun çok büyük olduğu korkusuna kapıldı ve global piyasalar aşağı yönlü yeni bir dengeye kadar kısır-döngüye girdi. Bu işin ne
kadar süreceğini ve geride bırakacağı hasarın ne kadar olacağını kestirmek zor.
Cuma günü FED, global finansal krizin başta ABD olmak üzere global büyüme üzerinde önemli riskler yaratmaya başladığını düşünerek, iskonto oranlarını yarım puan düşürdü ve şimdilik piyasalara geçici bir rahatlama sağladı.
Artık, FED, iskonto faizini indirerek, global likidite belasına, enflasyon kaygısından daha fazla önem verdiğini gösterdi ve muhtemelen krizin seyrine göre faiz indirmeye devam edebilir. FED, piyasalara ilk hayat öpücüğünü verdi ama trendi değiştirmeye yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bu iş daha devam edeceğe benziyor.
Elbette, Türkiye, bu global dalgalanmadan, yüksek cari açığı ve bununla yumurta-tavuk misali ilişki içinde olan aşırı değerli parası sayesinde nasibini alacaktır. Hatta, dalga uzun sürmezse, yeni TL değeri ile dalga sonrası daha sürdürülebilir ve sağlıklı bir noktaya gelebilir.
Türkiye'nin makro-ekonomik yapısı eskiye göre güçlü olduğu için dalgadan bizim kadar hasar alacağını zannetmiyorum. Ne yazık, biz hem yapısal sorunlarımızla (başta bütçe ve kamu ekonomisi) hem de içinde bulunduğumuz yerel finansman krizi ile (konsolidasyon süreci) daha fazla hasar alabiliriz.
KUZEY KIBRIS EKONOMİSİNE ETKİLERİ
Biz zaten, özel koşullarımızdan dolayı "büyüme ve talep artış hızının yavaşladığı ve bununla direkt veya indirekt ilintili olan bir finansman krizinden (içsel likidite sorunu) kaynaklanan bir konsolidasyon süreci yaşıyorduk.
Şimdi ise TL aracılığıyla (başka para kullansak da dalgadan etkilenecektik ama muhtemelen TL kadar olmayacaktı) global dalgadan, içsel konsolidasyonumuzla eşzamanlı gelişecek ve muhtemelen süresine ve şiddetine bağlı olarak dalgalanmanın yaratacağı belirsizlik ve istikrarsızlık etkisiyle "iç talepte" ikinci bir darbe daha yiyeceğiz.
Global kriz, "kur artışı ve dalgalanması" ve "faiz artışı" sonucunda ilk etapta iç talepte daralmaya neden olabilir. Ki, gecikmeli maliyetten kaynaklanan enflasyon artışını da yaşayacağız.
Faiz artışı, zaten finansman krizinde olduğumuz için fazla tüketici talebini olumsuz etkilemeyebilir ama kredide yakalananların hasarlarını artırdığı için iç talepte dolaylı etkisi olur. Kısa vadede, döviz kredisi kullananlarda hasar büyük olur. Buna rağmen kimseye-hele uzun vadelilere- döviz kredilerini TL'ne çevirmelerini tavsiye etmiyorum.
Sonuçta, bir süre TL'deki dalgalanmanın etkisiyle "tüketici, hatta bir miktar yatırımcı talebi" dahi geri çekilebilir. Bugüne kadar, TL'deki "aşırı değerliliğin ve istikrarın" nimetlerini toplamıştık, şimdi bir miktar cepten yiyebiliriz.
8 Ağustos tarihli makalemde "dua edelim ki, bu tür konsolidayon süreçlerinin en tehlikelisi ve hasarlısı olanına yakalanmadık, yani bu döneme ekonomi küçülürken (büyüme negatif) veya makro verilerin (faiz, kur, enflasyon) dalgalı olduğu bir zamanda yakalanmadık" demiştim. Şom ağzıma yanayım!
Korktuğum başımıza geldi ve içerdeki finansman krizine, eşzamanlı TL aracılığıyla global dalgaya yakalandık ve haliyle ikisi eşzamanlı birleşince bizim için etkisi büyük olabilir.
|