Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KKTC MERKEZ BANKASI , PİYASAYA YARDIMCI OLMALI

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Ağustos 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

FED, geçen cuma global finansal krizin büyümesini engellemek için "iskonto faiz oranını düşürdü." Daha evvelde, diğer büyük merkez bankalarıyla birlikte piyasaya direkt likidite de enjekte etmişti. FED ve diğerleri bütün bunları ne için yapıyor?

FED ve diğerleri, bütün bunları, global ekonominin (ki asıl sorun ABD'dedir) şu anda finansal açıdan içine girdiği eşzamanlı "çok yönlü ters pozisyonları" normalleştirmek için yapıyor. Çünkü, finansal kriz, global derin bir ekonomik krize dönüşebilir.

Bu yüzden, FED ve diğerleri elinden geldiği kadar - kredi piyasalarında yapısal bir sorun olsa da - piyasalara yardımcı olmaya çalışıyor. Elbette, hem mali hem reel piyasalar kendi konsolidasyonlarını yapacak ama bu sürede hasarın az olması, en azından kurtulma imkanı olanların kurtulması ve en önemlisi finans piyasalarının reel sektörü taşıyabilmesi sağlanmaya çalışılıyor.

Reel ekonomi göçerse, bu mutlaka mali sektöre de yansır. İkisi etle tırnak gibidir. Elbette, ekonomide çarkların dönmesi için ilk kurtarılması ve yaşatılması gereken mali sektördür ama reel sektörün büyük hasar gördüğü (veya göreceği) bir ekonomide mali sektörde olumsuz etkilenir. Bu iş bir balans meselesidir. Bu ince ayarı yapmak da mali sektörün ve sektörün patronu merkez bankalarının görevidir.

...Geçen pazartesi dediğim gibi, her ne kadar bizim içinde bulunduğumuz yerel finansman sorunu farklı nedenlerden dolayı olsa da (sonucu yerel konsolidasyon), sonuçları açısından global likidite krizinden (sonucu global konsolidasyon) farksızdır.

Bu yüzden elinde ayni araçlar olmasa da, KKTC Merkez Bankası'nın da FED gibi direkt bankacılık sektörüne, indirektte bilhassa inşaat sektörüne ve kapsamındaki genel ekonomiye yardımcı olması lazım.

KKTC MERKEZ BANKASI, FED GİBİ DAVRANMALI

KKTC Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı görevi yok ama ekonomik büyüme ve sağlıklı bir yatırım iklimi oluşturma görevi vardır. O yüzden, yerel ekonomide olana-bitene seyirci kalma lüksü yoktur. Ne yazık, bu konuda önceki Başkan çok başarılı ve istekli değildi. Umarım yenisi daha duyarlı ve yerel ekonomi (reel sektör) dostu olur.

...Nasıl ki, global finansal krizden dolayı, başta mortgage şirketleri ve bunlara yatırım yapmış hedge fonlar batıyor; bizde de, inşaat sektörü ve onunla direkt ve indirekt iş yapan bir çok şirket ya batıyor, ya da batmak üzere.

Nasıl ki, global finansal kriz sonucunda global düzeyde varlık fiyatları (gayrımenkul, hisse, tahvil...vb) düşüyor ve bunun sonucunda reel ekonomide ve mali piyasalarda "negatif bir servet etkisi " ortaya çıkıyor. Yani, adamın ödemekte zorlandığı kredi borcu var ama ayni zamanda hem geliri hem de elinden çıkarmak istediği malının değeri de düşüyor...Çünkü, ortada "hem talep hem likidite sorunu" var...

Bizde de, konut sektöründe fiyatlar düşüyor; gayrımenkul piyasasında da fiyatlar ya düşüyor, ya da artmıyor. Kısacası, gayrımenkul servet etkisi bizde de şu sıralar global trend gibi negatif bir seyre döndü.

Birçok firma ve kişinin elinde nakte döndürmekte zorlandığı gayrımenkul ve konut var. Ama bir çok şirketin stok servetleri iyi, sadece nakit problemleri var. Bankalarımız kimin iyi, kimin kötü olduğunu seçebilecek kabiliyette ve yakınlıktadır.

Sonuçta, daha evvel, KKTC Merkez Bankası disponibilite düzenlemesi ile TC şube bankalarının yurt dışındaki likiditeyi içeriye getirmeleri için akılcı bir düzenleme yapmıştı ama şimdilerde içinde bulunduğumuz şartlarda ilave tedbirlere ihtiyaç var.

Çünkü, hem o düzenlemenin bypass etkisi var ve etkisi sınırlı kalabilir, hem de global finansal krizle şimdi hem yabancı sermaye girişinde, hem de TL'den dolayı bize yansıyacak istikrarsızlıkla (kur-enflasyon, faiz) ilave sıkıntımız olabilir.

Dolayısıyle, KKTC Merkez Bankası, elinde piyasaya likidite sağlayacak direkt ve indirekt ne varsa kullanmalı diye düşünüyorum.

...Elbette, bizimkinin FED gibi "son kredi merci kapasitesi yok" ama yine de bilhassa iç piyasayı fonlayan yerel bankalarımız için hem reeskont kredileri, hem de munzam karşılıklar silahlarını kullanabilir.

Gerçi, yorumlarına değer verdiğim Vargın Varer, bu yolla sağlanacak likiditenin Merkez Bankası'na mevduat olarak geri döneceğini söylüyor ama bence eşzamanlı başka tedbirlerle(mesela kredi kullandırma) bu dönüş olmayabilir.

Buna ihtiyacımız var, çünkü kredi kullanan şirketlerin veya kişilerin karşılığında önemli miktarda gayrımenkul servetleri var. Bu piyasa da talep oluşuncaya (özellikle yabancı) kadar, bankacılık sektörü-bilhassa potansiyeli olan iyi şirketlere- yardımcı olmalı. Sanırım, bu konuda Merkez Bankası, biraz daha piyasa dostu davranabilir.

Bence, bir süreliğine Kalkınma Bankası tahvilleri ile ilgili uygulamayı da (gerçi hep karşıyım ya) değiştirmeliyiz. Bu zorunlu sermaye aktarımını, bir süre devre dışı bırakabilir, veya karşılığında Merkez bünyesinde ikinci el piyasa yaratabiliriz veya bu tahvillerin zorunlu alımını, bankaların yerel piyasada kredi kullandırma standardına bağlayabiliriz.... Mühim olan yerel bankalara likidite yaratmak.

Bilahare, bana göre yeni bankacılık yasasının-bilhassa sermaye artışı hariç-kredi kullandırma ile ilgili yeni sıkı ve ağır koşulları bir süre ertelenmelidir. Yoksa, bu konjonktürde bu sıkı koşullar içerde hasarı artırabilir.

Bakalım, yeni başkan Ahmet Bey, eski başkan Erdoğan Bey gibi sadece bankacılık sektörü istikrarıyla mı ilgilenecek? Yoksa, eski başkandan farklı olarak yerel piyasayı da düşünecek mi?

   1005 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?
25 Haziran 2008, Çarşamba   Küresel etkilerin, ithalatımıza maliyeti
23 Haziran 2008, Pazartesi   ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU
18 Haziran 2008, Çarşamba   ACI ama GERÇEK
16 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC PİYANGOSUNU "ÖZELLEŞTİRMELİYİZ"
11 Haziran 2008, Çarşamba   KKTC'ye "PPP" DEVRİMİ LAZIM
09 Haziran 2008, Pazartesi   DEVLETİ, AVANTADAN YAŞAM ARACI OLMAKTAN ÇIKARMAK İÇİN
04 Haziran 2008, Çarşamba   Merkez Bankası grevi, ahlaki değil
02 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC'de AVANTADAN YAŞAMA ALIŞKANLIKLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital