|
Kısmetse yakında büyük ölçüde ülke yatırım politikasına yön verecek " Yatırım Ajansı " faaliyete geçecek. Kağıt üstünde çok iyi bir dizayn ortaya çıktı ama bakalım siyasetçi günün sonunda işi politize edecek mi? Etmez ise çok büyük faydası olacak.
Bir ülkedeki yatırım politikası (veya politikasızlığı), o ülkede çevreden, demografik yapıya, siyasete,
kültüre ve sosyal dokuya kadar her şeyi etkileyecek derecede hayati bir konudur. Dolayısıyla,Yatırım Ajansının en önemli görevlerinden biri bundan sonra takip edeceğimiz genel yatırım politikasını oluşturmak ve buna göre kararlar vermektir. Ajans, göreve başlamadan önce yatırım politikasının oluşturulması için bir work-shop çalışması yapılması planlanıyor.
DİKKAT ANTALYALI'laşıyoruz!
Farkındaysanız, hem yolcu sayısı, hem yatak sayısı hem de gecelemeler artmasına rağmen turizm sektöründe ve turizmin tetiklediği kapsama alanındaki sektörcüklerde tepkilerde artıyor.Niye?
Çünkü, gittikçe katma değeri daha düşük, dikey ve yatay entegrasyonu zayıf turizm yapmaya başladık ve kelle sayısı artmasına rağmen gelir ve harcama artmıyor. Bilahare, turist kalitesi değişti. Ekonomide ve sektörde büyüklerin vakum etkisi yarattığı bir anomali ortaya çıkmaya başladı.
Eğer, normal bir ülke olsaydık, piyasa dinamikleri ve global entegrasyon, bizi mukayeseli avantajlarımızın olduğu yüksek katma değer yaratan sektörlere (turizm dahil) doğru itelerdi. Ama çözümsüzlük şartlarında, piyasa dinamikleri sağlıklı çalışmıyor ve ortaya bazı sapmalar çıkabiliyor. Yani, bu şartlar altında turizmde işi piyasa bırakarak doğruyu bulamayız. Çünkü, piyasayı saptıran güçlü bir motivasyon var.O da KUMARDIR.
Elbette, kumar turizmi de bir özel ilgi turizmidir ve disiplinli, standartları oluşmuş bir şekilde ve bölgede yapıldığı takdirde ekonomimize şimdikinden daha fazla fayda sağlayacağı kesindir.
Ama şimdiki haliyle, ne yazık, turizm sektöründe, kumardan kaynaklanan sapmalar ortaya çıkmaya başladı. Bu sapmalara bugünden müdahale etmemiz gerekir. Yoksa, çözümsüzlük şartlarının dayattığı vahşi kapitalizmle birlikte, gidişat bizi hem turizmde, hem de sosyo-ekonomik, demografik yapıda hatta siyasette) oldukça hasarlı bir noktaya sürüklemeye başlayacak. Ki, bu süreç başladı bile...
...Kabul edelim ki, kumarhane olmasa, bu kadar büyük otel yatırımı yapılmazdı. Elbette, masedebileğimiz ölçüde olurdu ama asla şimdiki kadar olmazdı. Çünkü, ekonomik akıl buna izin vermezdi. Ama kumarhane motivasyonu ekonomik aklı saptırıyor. Tabii beleş arazi, kredi, vergi teşviki... vs. de işi saptırıyor.
Öyle veya böyle, artık büyük ölçekli otel yatırımlarını sınırlandırmalıyız. Yoksa, umar motivasyonuyla yapılan büyük otelleri sınırlamazsak, bu ikilinin (kumar-büyük otel) yaratacağı vakum etkileri ile hem sosyo-ekonomik, hem de ekonomi-politiği ortamında geri dönülmez bir noktaya gideceğiz.
Bu gidişatı önlemenin ve yönlendirmenin tek yolu, "turizm politikamızı mutlaka düzenleyici standartlar ve teşviklerle yeniden dizayn etmektir".İşte tek başına bu konu bile Yatırım Ajansı'nın önemini ortaya koymak için yeter de artar bile.
Peşinen söyleyim, belli miktarda ve yatak kapasitesinde olmak üzere büyük otellerin prestij,alternatif turizm(örneğin,kongre..vb),ulaşım ve tur operatörü destinasyonunda ölçek ekonomi yaratma avantajları olduğuna inanıyorum. O yüzden bir miktar olmalı.
Fakat mevcut çözümsüzlük şartlarında Kuzey'de yapılan büyük ölçekli otellerin motivasyonu, büyük ölçüde kumar turizmden kaynaklandığı için yatırımlar bu alana kaymakta ve bunun sonucunda da ortaya sosyo-ekonomik vakumlar ve alternatif maliyetler çıkmakta.
Ötesinde, büyükler, yerli ve yabancı turist açısından hem otel, hem restoran, hem de plaj ve eğlence fonksiyonları ile bu alandaki bütün esnafa, alt sektörlere ciddi rakip oluyor. Burası uçsuz-bucaksız Türkiye coğrafyası değil ki.Antalya'ya rakip hiç olamaz ve olmamalı.
KKTC, ancak küçük ölçekli, özel ilgiye dayalı, aktiviteleri perakente sunan bir turizm sektörü ve genel ekonomisi ile katma değeri yüksek bir ekonomi olabilir. Hatta, hem istihdamda hem de turizmde yerelliğini,özgünlüğünü ancak böyle koruyabilir.Büyük otel demek, istihdamın ve kültürün TC'den ithali demek.Bu yüzden, büyükleri belli sayıda sınırlamazsak,kültürümüzü ve yerelliğimizi kaybedeceğiz.
MESARYA-VEGAS
Geldiğimiz noktada artık büyük ölçekli kumarhane turizmine dayalı otel yatırımlarını KESİNLİKLE disiplin altına almamız gerekir.Çünkü,büyük ölçekli otelin motivasyonu kumarhanedir.Standardize edilmemiş,kontrolsüz yeni girişlerle,hem sektörde daha önce yatırım yapanlara,hem küçük ve orta ölçekli otellere,hemde turizm zincirindeki diğer sektörcüklere(çünkü yerliyi de çekiyorlar) sıkıntı ve baskı yaratıyoruz.
Bakın,bu ölçekteki yatırımlarda doyma noktası zannedildiği gibi piyasa aklıyla oluşmuyor,çünkü işin içinde yatırım aklı ve fizibiliteyi farklı kılan,bozan kumar var.Bu da yeni girişleri kısıtlamıyor.
Son olarak diyeceğim odur ki, "turizmimiz, kumar motivasyonu ve büyük otel açmazı içinde istemediğimiz bir noktaya doğru sürükleniyor".Bu yüzden turizmde mutlaka eşzamanlı aşağıdaki temel politika değişikliklerini yapmalı ve vakum etkisi yaratan bu kısır-döngüden kurtulmalıyız...
1-Hale hazırda,15 bin civarı tamamlanmış, bir miktar yapılmakta olanlar ve 8000 civarı Bafra'da olmak üzere 30,000'ne ulaşacak yatak kapasitesi yatırımı var. Zaten Güney'de de 100 bin civarı yatak var, bizde de en fazla 30 bin civarı olmalı.
Dolayısıyla, artık büyük ölçekli bilhassa kumarhane turizmine dayalı yeni otel yapımına izin vermememiz gerekir. Bu şekilde mevcutların değeri de artar, onların da işine gelir. Büyük ölçekli yapmak isteyene kumarhane izni verilmemeli, isteyen mevcutlardan satın alsın, ortak olsun.
2-Sahilleri, kumarhane turizminden kurtarmak için adadaki bütün kumarhaneleri belli bir takvim ve projeyle Mesarya'ya taşımalıyız. Çünkü, Kuzey Kıbrıs turizminin ve ekonomisinin geleceği özgür ve koruma altındaki sahillerdir. Mesarya'nın verimsiz ve tarımsal üretimle katma değeri düşük topraklarını, Lasvegas tarzı bir kumarhane bölgesine dönüştürebiliriz. Bölgede hizmet sektörü gelişir, bilahare bölgede tetikleme ve servet etkisi ortaya çıkar.
Belli bir süre yatırım maliyetlerini karşılayana kadar vergiden muaf tutarak, Mesarya'da disiplinli, kontrollü ve özel konsepti olan bir kumarhane bölgesi yaratılabilir. Halehazırda 25-30 kumarhanenin bu bölgede inşaata, yatırıma başlayacağını düşünün, ortaya müthiş bir ekonomik aktivite de çıkar.
Bir taşla birden fazla kuş vurma fırsatı elimizdedir. Sadece "cesaret ve siyasi irade"lazım.
|