Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

5 EYLÜL EKONOMİSİ

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Eylül 2007, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Daha evvel, şu sıralar ekonomik olarak içinde bulunduğumuz süreci çok anlattık. Özetle, "büyüme ve talep artış hızının yavaşladığı ve bununla direkt veya endirekt ilintili olarak birbirini besleyen bir finansman krizi sonucunda bir konsolidasyon süreci yaşadığımızı" söylemiştik.

Hatta, yerel konsolidasyon sürecimize, yakın zamanda bir de global konsolidasyon süreci eklenince, ekonomide işimizin bundan sonra daha zor hale geldiğini de söylemiştik.

Ne yazık, mevcut koşullarda içerdeki tıkanıklığı aşmasını beklediğimiz yabancı talebi, artık global krizle eskisi gibi risk alma konusunda fazla iştahlı olmayacaktı. Bu iştahsızlık bizim için kötü bir gelişmeydi.

Böyle dönemlerde, ancak özel senaryosu, ayrı hikayesi olan ülkeler, global dalgalanmadan farklı trendler sergileyebilir. Mesela ayrı hikayesi olan Türkiye, bu açıdan şanslıdır.

Bana göre, bizim de hem TC'nin ayrı hikayesi sayesinde (ekonomik trendlerimiz genelde benzer seyirde ve yüksek etkileşme içinde olduğumuz için) hem de 5 Eylül sürecine paralel, global trenden farklı ayrı bir hikayemiz olabilir..

Bu açıdan, "Talat-Papadopulos 5 Eylül görüşmesini" ekonomik açıdan bizim adımıza can simidi olarak görüyorum. Eğer, 5 Eylül'deki görüşme, beklediğimiz sonucu ortaya çıkarırsa, ekonomik açıdan bize ilaç gibi gelir.

5 Eylül dinamiği ile içinde bulunduğumuz "yetersiz talep ve finansman darboğazını" kısmen kırabiliriz. 5 Eylül görüşmesi sonucunda ortaya çıkacak olası ilerleme mutabakatında böyle bir potanisyel vardır. Yeter ki, bu süreci TALAT iyi kullanabilsin.

Peki, ekonomik açıdan bize ilaç gibi gelmesi için beklediğimiz sonuç nedir? Beklediğimiz sonuç; Talat'ın Papadopulos'u kapsamlı çözüm müzakere sürecine sokabilmesidir. Tabii, ekonomik açıdan fayda sağlayabilmemiz için, bu sürecin uluslararası toplumun, AB'nin ve BM'nin ajandasına girmesi ve ilgi görmesi gerekir.

Aslında, 5 Eylül sürecinin taraflar açısından enterasan bir denklemi var. Papadopulos, 5 Eylül sürecini seçim primi için kullanma ihtiyacı varken; bizim de ekonomi için kullanma ihtiyacımız var. İçinde bulunduğumuz koşullar bize bunu dayatıyor.

Yani, Papadopulos, bu sürece seçim ve siyaseten mahkumsa, biz de mevcut konjonktürde ekonomik açıdan mahkumuz bilesiniz. O yüzden kimse sürece burun kıvırmasın!

Bir taraftan Papadopulos'un 5 Eylül primini kullanarak seçimi kazanmasını istemiyoruz ama o bir taraftan da süreçten önemli bir sonuç alarak ekonomik açıdan kazançlı çıkmak istiyoruz. Böylesi garip bir denklem var.

5 EYLÜL, NİYE CAN SİMİDİ OLABİLİR?....

Eğer, kapsamlı çözüm müzakereleri için görüşmeler başlarsa, bizim için hem global krizden hemde yerel konsolidasyondan sıyrılma fırsatı, hikayesi ortaya çıkabilir. Çünkü, müzakerelerin başlaması ile oluşacak çözüm beklentisi, Annan Planı süreci kadar olmasa da, ekonomide çok yönlü dinamiklerin harekete geçmesine neden olabilir.

Belki Annan Planı dönemi gibi bir "big bang" yaşamayız ama çözüm yönünde beklentilerin iyileşmesi ve Kuzey'de Kıbrıs sorunu ile ilgili risk algılamasının azalmaya başlaması ile yeniden başta emlak ve inşaat sektörüne olmak üzere çeşitli sektörlere "yabancı talebi" gelebilir.

Ki, böyle bir talep beraberinde iç talebi de canlandırır. Önceki big bang dönemi kadar olmasa da, yeni bir "servet ve gelir artışı sürecinin sinerjisini" yaşabiliriz. En azından bu sinerji, şimdilerde başlayan ve gittikçe hasarını artıran "konsolidasyon sürecimizi ve arz fazlası" pozisyonumuzu bir miktar normalleştirmeye başlayabilir.

Beklentilerin yeniden iyileşmesi ve kısmen gelecek yabancı talebi ile ekonomide çarklar yeniden dönmeye başlayabilir. Şu sıralar, içinde bulunduğumuz darboğazdan çıkmanın en kestirme yolu, mevcut yabancı sermaye girişinden daha fazla bir sermaye girişinin ülkeye gelmesidir.

Bunun için de elimizde 2 tane fırsat var. Bir tanesi bir an önce "Yatırım Ajansı"nı faaliyete geçirip, bilhassa büyük ölçekli yabancı yatırımlarının devreye girmesini sağlamak; öteki de 5 Eylül sürecini kullanabilmek.

Fakat, ne yazık 5 Eylül görüşmesi ile ilgili toplumda önceki süreçlere göre zerre kadar bir ilgi ve umut yok. Elbette, bunun haklı nedenleri vardır. Ancak, toplumdaki bu isteksizliğin ve beklentisizliğin Talat'ı yeterince motive etmediğini, ona baskı oluşturmadığını düşünüyorum.

Halbuki, içinde bulunduğumuz koşullarda "5 Eylül Ekonomisi"ne mahkumuz. Eğer, içinde bulunduğumuz konsolidasyon ve arz fazlası pozisyondan fazla hırpalanmadan çıkmak istiyorsak, 5 Eylül'den sonuç almamız lazım.

   780 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?
25 Haziran 2008, Çarşamba   Küresel etkilerin, ithalatımıza maliyeti
23 Haziran 2008, Pazartesi   ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU
18 Haziran 2008, Çarşamba   ACI ama GERÇEK
16 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC PİYANGOSUNU "ÖZELLEŞTİRMELİYİZ"
11 Haziran 2008, Çarşamba   KKTC'ye "PPP" DEVRİMİ LAZIM
09 Haziran 2008, Pazartesi   DEVLETİ, AVANTADAN YAŞAM ARACI OLMAKTAN ÇIKARMAK İÇİN
04 Haziran 2008, Çarşamba   Merkez Bankası grevi, ahlaki değil
02 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC'de AVANTADAN YAŞAMA ALIŞKANLIKLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital