Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

2009'da Çözüm ve Taksim Arasında Kalacağız

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güney'de Hristofyas'ın adaylığına fazlasıyla "yerel ve global anlamlar " yükleyen biri olarak,Hristofyas'ın seçilmesi halinde 2008-2009 Kıbrıs görüşmeleri raundunda,1977-1979 BM anlaşmaları ışığında kıran kırana son (bu parametreler altında) kez gerçek bir pazarlık olacağını tahmin ediyorum.

Bu görüşe, Hristofyas'ın son "taksim korkusuyla aday oldum" açıklaması ile varmadığımı önceki makalelerimi okuyanlar bilecek. 2009'da eğer çözüme ulaşamazsak, adanın Kuzey'i ile ilgili, AB içinde olması kaydı ile her ne kadar sorun olarak benzemesek de, Kosava modelinden tutun da, Çekoslavakya modeline kadar bir dizi yeni alternatifler ortaya çıkacağını tahmin ediyorum.

Uluslararası toplum ve TC, Rumlar üzerinde bu gizli baskıyı referandumdan beri oluşturmaya başladı. Bu baskının oluşması ve hissedilmesi, Güney'de 2004'de referandum döneminde yapılması gereken tartışmaların gecikmeli olarak şimdilerde yapılmasına neden oluyor. Bu baskının Güneyi, izolasyonların kaldırılması mücadelesinden daha fazla etkilediğine inanıyorum.

Rumlar, bu seçimlerde ilk kez Kıbrıs sorununu bu kadar ayrıntılı tartışıyor ve öğrenme süreci yaşıyorlar. Bütün mesele, Rumların, 2009 ortasına kadar (AB Parlemento seçimlerine) hayalleri ile gerçekler arasındaki mesafeyi ne kadar kapatacaklarına bağlı.

Biz, bu mesafeyi 2004'de kısmen kapattık.Fakat,şimdilerde tekrar açılma tehlikesi olduğu da bir gerçek.Şunu da itiraf etmek zorundayız,artık olası bir çözüm bizim Annan Planı ile kabul ettiğimiz limitlerle, Rumların şimdilerde hayal ettikleri limitler arasında bir yerde olacak.Burada ustalık,bunu etkili ve karşılıklı bir "al-vere" çevirmektir.

Neticede, şu sıralarda Güney'de seçim tartışmaların derin ve öncekilerden farklı olması çok doğal,çünkü onlar açısından da,artık dışsal dinamiklerden kaynaklanan ciddi bir " ihtiyaç " var.Nedir bu ihtiyaç ve niye 2004'de Rumlar için oluşmadı peki?

...Kıbrıs'ta, çözüme yönelik hareketlenmeler her zaman "dışsal dinamiklerden" gelir. Savaş ve çatışma dışında tarafları hareketlendirebilecek yerel dinamik, ne yazık yoktur. Çünkü, taraflar arasında, çözüme bakış epey farklıdır. Ve neredeyse,birinin hayali,ötekinin tavizidir.

Ve iki tarafta bugüne kadar hep hayalleri üzerine maksimalist politikalar güttü, ki bunu da asla yadırgamıyorum. Çünkü, en basit iki kişi bile ortaklık için masaya oturduğu zaman, gerek menfaatleri, gerekse işin oyun teorisi gereği müzakereye "maksimalist taleplerle" başlar.

Ha böyle iken; Kıbrıs'ta tarafların hayalleri ile tavizlerini dengeleyebilecek dinamik her zaman dışsaldır ve ancak global ve bölgesel ihtiyaçlardan gelir.

Ne zaman ki, takvime bağlı bu global dışsal ihtiyaçlar, adadaki toplumların boyunu aşar ve hayati önem kazanır; o vakit çözüm yönünde trafik başlar ve umut oluşur demektir.Tıpkı şimdilerde oluşmaya başladığı gibi.

Daha evvel, Rumlar açısından da bu ihtiyaç 16 Nisan 2003'e kadar vardı ama o tarih bizim yardımımızla sorunsuz geçildiği için, sonrasında azaldı ve artık 2004 referandumuna geldiğimizde ihtiyaç ortadan kalkmıştı,en azından bayağı zayıflamıştı.

Yani;

i-Dışsal dinamik, bundan önce AB'nin 2003'deki toplu genişleme sürecine ve TC-AB ilişkilerine istinaden oluşmuştu ve bu takvime göre Annan Planı ortaya çıkmıştı. Fakat,ne yazık, Kuzey'de ve TC'de bu takvimi yakalayacak ortak bir siyasi tavır oluşmadığı için bu dinamiği "timing" hatası ile ıskaladık.Tabii,komplo teorisyenleri bunu belki de ıskalamak değil,belki de bilinçli bir manevra olarak da yorumlayabilir.

ii-Şimdilerde ise AB'nin büyük dönüşüm projesi olan Lizbon anlaşmasının 2009 başında bütün üye ülkelerde yasallaşması (ki, bizi de etkilyecek esas etkili konular 2014'de yürürlüğe girecek) ve akabinde Haziran'daki AB Parlemento seçimleri, TC-AB ilişkilerinde artık temel belirleyici olan limanların açılması (8 chapterin AB-TC ekonomik entegrasyonun önemli bir parçası olduğunu unutmayın) ile ilgili nihai karar süresinin 2009'da dolması ve AB-NATO ilişkilerinde TC'nin takozu gibi dışsal dinamikler, Kıbrıs'ta yeni bir çözüm trafiğini zorlayacaktır.

Sonuçta, ihtiyaçlar hep dışarıdan geliyor. Özetle,2003 geçildikten sonra 2004'e kadar olan periyodda biz daha ihtiyaçlı bir durumdaydık,gerçi hala daha fazlasıyla ihtiyaçlı durumdayık; ama şimdilerde bu ihtiyaç,farklı nedenlerden dolayı olsa da Rumlarda da kısmen oluşmaya başladı.

Diyeceğim odur ki,adayı çözüme veya taksime götürecek bu son müzakere süreci,global pratiklerin de etkisiyle her türlü senaryoya açık duruyor.Çünkü,ilk kez iki tarafta da çözüme en yakın adaylar olacak.Ve bu durum, uluslararası toplumun çözümsüzlük halinde adanın geleceğiyle ilgili atılması gereken adımlar için de iyi bir fırsat olabilir.

Anlayacağınız, bu son raundda, gerçek federal bir çözüm fırsatı olduğu gibi; ayni zamanda, bir tarafta Talat'ın, öte tarafta yoldaş Hristofyas'ın olduğu bir müzakere sonunda, tarafların ortak bir çözüme ulaşamayıp, taksime veya farklı senaryolara yol açma ihtimali de var.

   904 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?
25 Haziran 2008, Çarşamba   Küresel etkilerin, ithalatımıza maliyeti
23 Haziran 2008, Pazartesi   ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU
18 Haziran 2008, Çarşamba   ACI ama GERÇEK
16 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC PİYANGOSUNU "ÖZELLEŞTİRMELİYİZ"
11 Haziran 2008, Çarşamba   KKTC'ye "PPP" DEVRİMİ LAZIM
09 Haziran 2008, Pazartesi   DEVLETİ, AVANTADAN YAŞAM ARACI OLMAKTAN ÇIKARMAK İÇİN
04 Haziran 2008, Çarşamba   Merkez Bankası grevi, ahlaki değil
02 Haziran 2008, Pazartesi   KKTC'de AVANTADAN YAŞAMA ALIŞKANLIKLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital