Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BEKLENTİYE GÖRE KAYGI (Emek-İnsan Akımları)

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorunu, Kuzey Kıbrıs'ta yaşadığımız bütün ekonomik, siyasi, hukuki, kültürel, demografik, demokratik... vb anomalilerin ve bozuklukların anasıdır, kaynağıdır.

Uzun yıllar, Kuzey'de bahse konu sorunların çözülebilmesi açısından daha optimist bir yaklaşım içindeydim, hatta bu konuda iflah olmaz bir iyimserliğim dahi vardı. Ama 40'lı yaşlara yaklaştığım şu günlerde, artık kesin olarak şuna inanıyorum; Kuzey'de ana sorunu çözmeden, herhangi bir konuda reform, sağlıklı ve sürdürülebilir yapısal değişim sağlamak mümkün değildir.

Bu tespitin sosyal bilimlerde güçlü sebepleri vardır. Mesela, bozuk ortam ve zeminde (meşru olmayan sistemlerde) insan davranışlarının ve beklentilerinin sapma gösterebileceğini biliyoruz (ki topyekün gösteriyoruz); veya demokrasi ve piyasa sistemi birlikteliğinde bilinen anlamda otokontrol dengeleyici dinamiklerin, araçların, Kuzey Kıbrıs gibi meşruiyet sıkıntısı olan bozuk ortamlarda sağlıklı çalışmadığını da biliyoruz.

Bildiklerimizi ve sebepleri çoğaltabiliriz... Neticede, öyle veya böyle, bilhassa son 3-4 yılda bahse konu sorunlarımızı kökten çözme hevesinden vazgeçtim. Artık, toy değilim ve bunun mümkün olamayacağını anladım. Bazılarına göre geç kalmış olabilirim!

"KANAYAN YARALARLA" MÜCADELE POLİTİKASI

Evvela beklentimizi ortaya koyalım. Kıbrıslı Türkler olarak, bugüne kadarki mücadelemizin amacı, hatta çözümden beklentimiz, "Kuzey Kıbrıs'ta Kıbrıslı Türk işadamlarının (ekonomisinin), kimliğinin, siyasetinin, demografik yapısının, kültürünün ve sosyal ilişkilerinin baskın ve egemen olduğu bir hayattır."

Elbette, beklentisi böyle olmayanın bu konuda kaygısı da olmaz. İşte bu amaçla, belli bir süreden beri Kıbrıslı Türkler açısından (elbette bütün vatandaşları açısından) Kuzey Kıbrıs'ta ekonomik, siyasi, hukuki, demokratik, sosyal..vs hayatın, en azından çözüme kadar daha fazla kötüye gitmemesi için, sadece "kanayan yaralarımızla" ilgileniyorum.

Yani bir bakıma, önceliğim çözüme ulaşana kadar mümkün olduğunca bu yaralara pansuman tedbirler veya tıpalar konulmasıyla uğraşmaktır. Bu yaralarımızın derinleşmesini engelleyici politikaların oluşması için her platformda mücadele etmektir. Bu yüzden bu "vizyonu ve cesareti " görmediğim hiçbir ortamda enerjimi harcamıyorum.

EMEK (İNSAN) AKIMLARINI FİLTRELEMEK

Elbette, TC ve 3.ülkelerden Kuzey'e dönük emek akımlarının filtrelenmesinden bahsediyorum. Bu konunun çözüme kadar, "kanayan en büyük yaralarımızdan bir tanesi olduğuna inanıyorum". Çünkü, sorunun dışsal maliyetleri, bugün itibarı ile beklentimizin gerçekleşmesini engelleyecek kadar çoktur ve her geçen gün göreli artmaktadır.

Kabul edelim ki; Kuzey Kıbrıs coğrafyası, çözümsüzlüğün getirdiği disiplinsiz ve kontrolsüz emek (insan) akımlarının etkisi altındadır. Ve bu disiplinsiz ve kontrolsüz akımların Kuzey'de ekonomik, siyasi, sosyal, demografik, kültürel, sağlık, eğitim..vs alanlarda tahribatında ciddi bir göreli artış vardır.

Sırf bu yüzden bile, bizim için çözüm herzamankinden daha acildir. Hiçbir coğrafya sosyo-ekonomik ve ekonomi-politiği anlamında taşıyamayacağı, masedemeyeceği, emek (kişi) akımlarına maruz kalmak istemez. Maruz kalırsa, o coğrafyada yaşayan toplumun kendini koruma refleksi ortaya çıkar, yani meşru müdafa hakkı doğar. Bizim de bu konuda meşru müdafa hakkımız doğmuştur.

Çünkü, bahse konu sorun artık "Kuzey Kıbrıs'taki yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir ve son yıllarda refah artışına ters bir korelasyonla göreli olumsuz etkisi de artmaktadır". Hepimiz de biliyoruz ki, ne yazık Kuzey Kıbrıs'a Türkiye'nin en geri kalmış bölgelerinden insanlar gelmektedir.

Bu yüzden, örneğin KKTC vatandaşları açısından kamusal eğitim ve sağlık hizmetlerinin maliyeti artmış ve kalitesi düşmüştür. Örneğin, eğitim hizmetini ilkokuldan itibaren özel okullarda; sağlık hizmetleri özel hastanelerde veya Güney Kıbrıs'tan temin eder hale gelmiştir. Elbette, her iki kamusal hizmetin kalitesinde ve temininde kendi yönetim yanlışlarımız da vardır. Bunları kabul ediyoruz.

Ama bunlar esas gerçekleri görmemizi engellemez. Kabul edelim ki, gittikçe Kıbrıslı Türkler hayatın her alanında Kuzey'de kurtarılmış bölgelerde yaşamaya itilmektedir.

Öğretmen sendikaları, ilkokullarda vatandaş olmayan öğrenci sayısının % 40'lara ulaştığını; benzer şekilde doktorlar da devlet hastanelerinden hizmet alanların baskın bir şekilde vatandaş olmayanların olduğunu söylüyor.

...Bakın, ekonomide "her arz kendi talebini yaratır" diye bir kural vardır. Bu akımlar da, haliyle Kuzey'de kendi piyasasını, talebini yaratıyor. Bu akımların etrafında birbirini besleyen başka hayatlar, sosyo-ekonomik ilişkiler çörekleniyor. Bu konuda, asla bu zavallı insanları suçlamıyorum ve yadırgamıyorum.

Kimse alınmasın ve gücenmesin! Çünkü, bizimkisi son derece insani bir kaygıdır. Hatta, varlığımızla alakalı bir kaygıdır. Nasıl ki, bir İstanbullu kendi değerlerini ve özünü kaybetmemek için, yaşadığı bölgeye dönük Türkiye'nin farklı bölgelerinden çok fazla insan gelmesini istemez. Ortalama bir Kıbrıslı Türk'ün de kaygısı aynidir. Ve bu kaygının anlayışla karşılanmasını bekliyoruz.

CTP hükümetlerinin muhaceret, yabancı işgücünü kayıt altına alma, vatandaşlık gibi konularda yaptıkları önemli icraatlar var ama yetersizdir. Ve bahse konu sorun için mutlaka eşzamanlı tamamlayıcı regülasyonlara ihtiyaç vardır. Çarşamba günü konuya devam edeceğiz ve konu ile ilgili önerilerimizi sunacağız.

   656 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kalbim "Capri ve Portofino"da kaldı
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KTTO'nun İSRAİL ATAĞI
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital