Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KUZEY'deki " ÖLÜMCÜL MOTİVASYON MEKANİZMALARI "

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Oldum olası insana dair bir sosyal bilim olan iktisadın ekonomi-politiği ve piyasa tarafı, pratik hayata etkisi, serbest piyasa felsefesi beni her vakit daha fazla cezbetmiştir.

Piyasaları ve hayatı (insanı) iki dürtü yönlendirir "korkular ve hırslar". Piyasada ve hayatta, bu iki dürtünün balansını iyi ayarlayanlar, ayarlayamayanlara göre daha başarılı olur..

Bireyler, iki konuda sapma gösterir, yani davranışları ve karar verme mekanizmaları iki konuda bozulur. "Adaletsizlik ve temel ihtiyaçların karşılanamaması" durumlarında bireyler sapma gösterir.

Ekonomide ve hayatta, insanoğlunun karar verme mekanizmasını etkileyen, "ekonomik, toplumsal ve ahlaki" motivasyonlar vardır. Aslında, hayatın kendisi de, tıpkı ekonomi gibi "motivasyonlarla ve teşviklerle" alakalıdır.

İktisatçılar da, zaten hayattaki motivasyonların keşfi ile ilgilenir. Ve çoğu zamanda, motivasyonlar görünür olmayabilir veya doğal olarak ortaya çıkmayabilir. İyi politikacı, iktisatçı, hatta anne-babanın farkı da buradadır zaten.

Her birey, bu motivasyonlar çerçevesinde, "kendi çıkarını maddi ve manevi maksimize etme" çabası içindedir. Bu bireysel maksimize çaba, aslında iyi bir şeydir, bütün mesele bu çabanın hangi sistem içinde maksimize edildiğidir. Kritik nokta burasıdır.

Ortam, yani kişinin etrafını çeviren sistem (mali, idari, hukuki, ekonomik sistem) iyi dizayn edilmişse; bireyler çıkarlarını maksimize ederken sorun olmaz ama uygun ortam-sistem yoksa, o vakit ortaya bireyi ve toplumu mahveden "ölümcül motivasyon mekanizmaları"çıkar.

Ki, böylesi ortamlardan kurtuluş kolay değil; çünkü, bir birini besleyen kısır-döngüler oluşur ve akrep devreye girer. Artık, böylesi bir kısır-döngüden kurtulmanın tek yolu da, dıştan güçlü bir şok ve müdahaledir.

Bu anlattıklarıma örnek bir ortam KKTC'dir ve dış şok da, bizim için çözüm-AB üyeliğidir. Biz, artık kendi kendimizi, gönüllülük esasına göre iç dinamiklerimizle kurtaramayız. Buna inancım kalmadı.

Esasında gelişmiş ülkelerle, gelişmemişler arasındaki temel fark da, ülkedeki topyekun "motivasyon ve teşvik mekanizmaları" ile alakalıdır. Gelişmişler, bu mekanizmaları birey temelli iyi dizayn etmişlerdir; gelişmemişler ise henüz bu dizaynı başaramayanlardır.

O yüzden kötü ırk yoktur ama insanoğlunu bozan kötü sistemler vardır. Kuzey Kıbrıs'ta kurulu KKTC sistemi de, kötü sistemlerden biridir. Kıbrıslı Türkler de, kötü çocuklar değildir aslında ama çözümsüzlüğün yarattığı ve beslediği "ölümcül motivasyon mekanizmaları" içinde, ne yazık birey bazında ciddi sapmalar gösteriyorlar ve ortaya taşıması zor anomaliler çıkıyor.

Neticede, bu sapma ve anomaliler toplumsal varlık açısından bizi mahvediyor. Çünkü, ölümcül motivasyon mekanizmaları, hayatın ve ekonominin kanseridir. Kıbrıslı Türklerin çözümsüzlük koşullarında içinde yaşadığı sistem, ölümcül motivasyonlar ve teşvik mekanizmalarına sahiptir ve bunlar bizim birey bazında davranışlarımızı olumsuz etkilemekte ve bizi köreltmektedir.

Çözümsüzlük, aslında disiplinsizlik ve sistemsizlik demektir. Çözümsüzlük, çapasızlık ve meşrutiyetsizlik demektir. Çözümsüzlük "ölümcül motivasyon mekanizmaları"nın devrede olmasına ve iç-dış dinamiklerin sağlıklı ve sürdürülebilir çalışmamasına neden oluyor. İşte aşağıda, çözümsüzlüğün neticesi ile ortaya çıkan bazı "ölümcül motivasyon mekanizmaları" ve bu mekanizmaların yarattığı bazı sapmalar.

i-Emek ve üretim üzerinden gelmesi gereken vatandaşlık kavramı, devletin "ganimet, fahiş ücret, mali hak ve menfaat" dağıtan mekanizmasından gelirse; ne vergi bilinci, ne vatandaşlık, ne de aidiyet oluşur.

ii- Eğer, meclisi, "üretimi ve refahı " artırma konusunda çaba sarf edenler değil; bunun yerine hiç bu işle alakası olmayan doktorlar ve memurlar doldurursa, bu işte bir sapma var.

iii-Kamu çalışanına, özele göre yüksek başlangıç ücreti, fahiş hak ve menfaatler, abartılı çalışma ve emeklilik konforu sağlarsan, ortaya kamunun bozduğu bir emek piyasası çıkar.

iv-Adama, beleş arazi, kredi, fahiş teşvik ve kumar izni verirsen, o vakit turizmimiz büyük otel açmazına girer ve ortaya coğrafyaya ihanet eden sapmalar ve anomaliler çıkar.

v-Yanlış teşvik, sübvansiye ve araçlarla tarımı, narenciyeyi, sütü regüle edersen; sapmalar oluşur ve ortaya taşıması zor "saadet zincirleri" çıkar.

vi-Adama karşılıksız, beleş gayrımenkul verdiğin zaman, adam üretimden, adaletten ve meşruiyetten sapar.

vii-Üniversiteye kolay giriş standartları ile kamuda popülizmle birleştirirsen, insan kaynaklarını mahvedip, emek piyasasını bozarsın.

vii-TC yardımlarını "balık tutmak yerine, balık verme" politikası şeklinde dizayn edersen toplumu üretimden koparıp yüzsüzleştirirsin.

viii-Yıllarca çözümsüzlüğün yarattığı elverişsiz yatırım iklimi yetmezmiş gibi, bir de üstüne ekonomiye TL gibi bir dandik para salarsan; girişimciliği öldürürsün, ötesinde toplumu üretimden koparıp, rantiyeye çevirirsin.

Sağlıkta, eğitimde, bankacılıkta, kısaca hayatın bir çok alanında var olan "ölümcül motivasyon mekanizmaları" ile yaşadığımız sapmalar, saymakla bitmez...

   840 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kalbim "Capri ve Portofino"da kaldı
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KTTO'nun İSRAİL ATAĞI
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital