Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Evlilikte fay kırılması: Boşanma

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Nisan 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Aile beraberliği, paylaşmanın sağladığı bütünlüktür. Her evlilik maddi ve manevi birtakım şeyleri paylaşmak için yapılır. Ancak bu paylaşmanın gerçekleşmediği yerde gündeme gelen olgu ayrılıktır, boşanmadır.

Neleri paylaşır eşler? Tek kelime ile hayatı paylaşırlar diyebiliriz. Burada "hayat", bütün güçlükleri ve güzellikleri ile gündemdedir. Taraflardan birinin bu gerçeği gözden kaçırması, ya da görmezlikten gelmesi, üstü kapalı ya da açık, işlerin bir yerlerde iyi gitmediğinin göstergesidir. "Yalnızlık Allah'a mahsustur" der bir atasözümüz. İşaret ettiği asıl nokta ise, insanın hayatını tek başına sürdüremeyeceği, bir aile yuvasına ihtiyaç duyduğudur ve burada kesinlikle cinsiyet ayırımı yoktur. Yani eşlerden birinin diğerine duyduğu ihtiyaç, diğerinin berikine duyduğundan farklı değildir.

Evlilik sonuçta, ayrı cinsiyet, ayrı beden; farklı ruh, duygu, ekonomik durum ve dünya görüşündeki farklı iki insanın belli kurallar altında ortak bir hayat zemininde buluşmasını ifade ediyor. Evliliğin sağlam temele oturması ve süreklilik arz etmesi, evlilik öncesi ve sonrası birtakım ön şartlara bağlantılıdır. Eşlerin aralarındaki farklılıkların en aza indiği kimseler olması, evliliğin devamı noktasında gözetilmesi gereken önemli bir konudur.

Boşanmalar, ekonomik, sosyal, psikolojik, kültürel sayısız sebebe dayanıyor.

Zannedilenin aksine maddi zorluklar boşanma sebepleri arasında ön sıralarda yer almamaktadır. İnsanlar, zor durumlarda daha bir dayanışma içinde oluyorlar. Başta sadakatsizlik, şiddet ve aşağılayıcı muamele ise aile yuvasını tahrip eden temel etkenler olarak ön plana çıkmaktadır.

Boşanmayla sonuçlanan evlilikler konusunda yapılan araştırmalar, eşlerin evlilik kararı verirken "güzellik/yakışıklılık" unsurunu ön sıraya koyduğunu, aşkın ikinci sırada tutulduğunu; sevgi, dindarlık, güzel huy ve ekonomik gerekçelerin ise son sıralarda yer aldığını ortaya koymaktadır.

Evliliğe "soğuk bakmak" ise bir değer yargıları problemidir. Nikahsız birlikteliğe yönelişin bir göstergesi ile karşı karşıya bulunuyoruz. Toplumdaki dini ve ahlaki değerlerin eğitimli genç nesil üzerindeki etki alanının daralma sürecine girdiğini gösteriyor. Şüphesiz ortada bir kültür aşınması ve yabancılaşma olgusu vardır. Batı'nın terk etmeye çalıştığı "değer yargıları" kültürümüzde ne yazık ki zemin buluyor. Ne yazık ki gazeteler ve televizyon programları bu olumsuz yönelişi teşvik etmektedir. Magazin dünyasının öne çıkarılan simalarının ağzından, evliliğin, bağlayıcı ve özgürlükleri kısıtlayıcı olduğu, buna karşılık "arkadaşlık beraberliğinin" çok "elverişli" olduğu bir şekilde ifade ediliyor.

Boşanmalarda, çoğunlukla kadınlar ve çocuklar mağdur oluyor. Nedenleri; "aldatma, ekonomik yetersizlik veya ani zenginleşme, alkol, kumar, uyuşturucu kullanmak, çocuk sahibi olamamak, şiddet, kültürel ve yaşamsal tatminsizlik (duygusal, sosyal, cinsel v.b.), sorumsuzluk, farklılıklar..." diye uzuyor.

İnsanlar modernitenin değerlerini ne derece benimserse, evlilik bağları da o kadar zayıftır. Modernizm evli çiftlere "özgür yaşa, bağımsız ol, canının istediğini yap, çocuk seni engeller" gibi telkinlerde bulunuyor. Ayrıca aileler, kız çocuklarının meslek sahibi olmasını, kocasıyla geçinemezse boşanabilmesi için istiyor.

Boşanma evlilikte fay kırılmasıdır. Bu zeminde yer alan her iki taraf üzerinde de tahribat yapar, herşeyi "dümdüz" eder. Bu sebeple aile yuvası kurulurken iyi bir "zemin etüdü" yapmak gerekir.

Doç. DR. Halil Altuntaş (Diyanet)

   2190 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar
03 Temmuz 2008, Perşembe   Regaib Kandiliniz mübarek olsun
27 Haziran 2008, Cuma   İnanç krizi nedir?
21 Haziran 2008, Cumartesi   Dünyada rahat yoktur
13 Haziran 2008, Cuma   Yabancılaşan komşular
06 Haziran 2008, Cuma   Rahim duvarına yapışan çekirdek
30 Mayıs 2008, Cuma   Kaç yaşında ölmek istersin?
23 Mayıs 2008, Cuma   GOD IS BACK BATI'DA ALLAH'A DÖNÜŞ
16 Mayıs 2008, Cuma   Gerici
10 Mayıs 2008, Cumartesi   ANA BORCU


Yorum Sayısı:   1
  Derfel Cadarn         - New York 19 Nisan 2007, Perşembe 17:48 
Bizimkiler evlilik oncesi zemin etudu yapmak ifadesinen sadece ve sadece dugune kac kisinin gelip para takacagini anlar.
Bu arada sevgi, dindarlik ve guzel ahlak konusunda cok guzel demissiniz.
Keske bunlari takabilse aileler ve egitim kurumlari gelin ve damadin cocukluk yillarina.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital