|
Bir başka âlem var ki petekten çıkan arı, uçarak yüzlerce metre gidiyor. Çiçeği eliyle koymuş gibi buluyor ve alınması gereken kısımları alıp getiriyor ve bal yapıyor. Onun yaptığı balı asrımızın alimleri ve fen adamları yapamadıkları gibi geometri bilmeyen bu arı peteklerini altıgenler şeklinde ve peteklerin derinliğini de eşit yapıyor. Bugün geometri okumuş akıllı insanlar eşit altıgenleri aletsiz çizemiyorlar. Demek ki arı, bir başka âlemde tahsil görmüş, ilham almış, gelip burada, bildiklerini, tatbik ediyor.
Bir başka âlem var ki, rüyalarda ayaksız gezip, elsiz işler yapıyoruz. Gözlerimizi açmadan görüyoruz ve çok kısa bir zamanda uzun bir hayat yaşıyoruz. Ağzımızı açmadan konuşuyoruz, yemeden lezzet alıyoruz. Rüyalarda korkuyoruz veya seviniyoruz. Bir kısım rüyalarımız da belli bir zaman sonra gerçekleşiyor. Demek ki bir başka âlem var ki vücudumuz yatakta iken ruhumuzla dolaşıyoruz, ahirete benzer bir hayat içinde yaşıyoruz. Bir başka âlem var ki orada hadiseler tertip ediliyor, rüyada bize bildiriliyor ve aynı olaylar bir zaman sonra su yüzüne çıkıyor. Çekirdekte ağacı gizleyen Allah, bu dünyada olacak hadisleri bir başka âlemde gizliyor ve zamanı gelince su yüzüne çıkarıyor. Bir başka âlem var ki anne karnında nur topu gibi bir çocuk hazırlanıyor ve dünyaya gönderiliyor. Kanla fışkı arasından süt gibi temiz gıdalar geliyor.
İnsanın bilmediği çok şey var. Her şeyi yaratan, her şeyi bilir. İlim, Allah'ın sıfatıdır. Beynimizi yaratan Allah, ilminden bir parça da bize vermiştir. İnsanın görmemesi ve bilmemesi bir şeyin yokluğuna delil olamaz.
Bir başka âlem var ki, kuluçka makinesine konan yumurtalardan 21 gün sonra ördek ve tavuk civcivi çıkınca ördek civcivi su birikintisine girip yüzebiliyor. Kocaman tavuk yüzemezken, ördek civcivinin yüzmesi gösteriyor ki, bir başka âlem var ve o âlemde ördek yüzme öğrenmiş, yumurtadan çıkar çıkmaz yüzmeye başlıyor...
Öyleyse Ahirete yok diyen ruhu inkâr eden cehaletini ilân etmiş oluyor.
(Hikmetoğlu İsmail)
|