Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Hava Kirliliği Nedenleri, Sağlık Üzerindeki Olumsuz Etkileri ve Akciğer Kanserinin Oluşumundaki Rolü

Uzm. Mine Çağlar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Şubat 2007, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Değerli okurlarım, bugün sizlere akciğer kanserinin oluşumunda rolü olduğu gösterilmiş olan hava kirliliğinin, nedenlerinden ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedeceğim.

Atmosferin, genellikle doğal yapısına karışan zehirli ve zararlı maddeleri eriterek etkisiz hale dönüştürebilme özelliğine rağmen, çeşitli etkenlere bağlı olarak devamlı kirlenmeye maruz kaldığı tartışmasız bir gerçektir.

Hava kirliliğine neden olan kirleticilerin kaynaklarına göre hava kirliliği iki başlık altında toplanabilir. Bunlardan ilki; yanardağlar, orman yangınları, çürüyen bitki ve hayvan artıkları gibi "doğal kaynakların" oluşturduğu "doğal yolla oluşan hava kirliliği"dir. Doğa bu tür kirliliği atmosfer içerisinde dağıtarak, yağışlarla yıkayarak ve topraktan süzerek arındırır.

Bir diğer önemli kaynak ise insanoğlu faaliyetleri sonucu "yapay kaynaklardan oluşan hava kirliliği"dir. Hava kirliliğinde, doğal kirlilik kaynaklarından çok yapay kaynakların meydana getirdiği kirlilik çok daha önemli ve tehlikelidir.

Hızlı nüfus artışı ve buna paralel olarak büyük şehirlerde nüfus yoğunlaşması, özellikle şehirleşme ve endüstrileşme, çarpık kentleşme, kömür ve petrol gibi yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanılmasıyla havanın doğal bileşiminin bozulması, çevreye gereken önemi göstermeme, enerji kaynağı olarak düşük kaliteli ve bol kükürtlü yakıt kaynaklarının kullanılması gibi etkenler hava kirliliğinin önemli ve tehlikeli nedenlerindendir.

Yukarıda belirtilen nedenler dışında ayrıca, endüstriyel kuruluşlar ve işlemler, her türlü araçlar, katı yakıtlar, elektrik santralleri, endüstri ve ısınma için kullanılan yakıtlar da yer almaktadır. Fosil yakıtların yani petrol ve maden kömürlerinin yanması kirletici birçok etkenin havaya karışmasına neden olmaktadır. Çelik ve kağıt fabrikaları, santraller, petrol rafinerileri bunlar arasında en önemlileridir.

Hava kirliliğinin, başta insan sağlığı olmak üzere bitkiler, hayvanlar, çevre ve çevreyi oluşturan tüm öğeler üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu bilinmektedir.

Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri, atmosferde çeşitli nedenlerle biriken yüksek miktardaki zararlı maddelerin devamlı solunmasıyla ortaya çıkmaktadır. İnsanların ve tüm canlıların yaşayabilmeleri için "oksijene" yani "havaya", sağlıklı yaşayabilmeleri için de "temiz havaya" ihtiyaç duydukları muhakkaktır.

Solunan kirli havanın akciğer dokularını tahrip edici ve öldürücü etkisinin bulunduğu bilinen bir gerçektir. Solunum yolu ile alınan hava içerisindeki parçacıklar ve duman, solunum sırasında yutulmakta ve akciğerlere kadar ulaşabilmektedir. Akciğerde biriken bu zararlı maddeler, başta akciğer kanseri olmak üzere diğer kanser türlerine, kronik bronşit, astım ve amfizem gibi solunum sistemi hastalıklarına sebep olabileceği bilinmektedir.

Günümüzde birçok sanayileşmiş ve kalabalık şehirlerde, taşıtlardan çıkan egsoz gazları, sanayi ve fabrika atıkları ve bina boyalarının kullanımı sonucu ortaya çıkan gazlardan havadaki kurşunoksit miktarının artarak insan sağlığı için tehlikeli boyutlara ulaştığı bilinmektedir. Havada yoğun olarak bulunan kurşunoksit hem solunum yoluyla, hem de havadan su kaynaklarına ve dolayısı ile besinlere bulaşarak insan sağlığına zararlı etki gösterebilmektedir. Böylece, vücuda giren kurşunoksit miktarı normalin bin katına yükselebilmektedir. Bu nedenle, büyük şehirlerde ve kentlerde oturan kişiler için kurşun, en başta gelen kanserojen ajan olarak insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir.

Ayrıca, katı yakıtlar ve akaryakıt gibi karbonlu maddelerin tam yanmamasından meydana gelen katı ve sıvı parçacıkların bir gaz karışımı olan duman, hava kirliliğinin bir çeşidi olup, solunum ve görüş uzaklığını azaltıcı bir etkiye sahiptir.

Değerli okurlarım, gelecek hafta konumuza kaldığımız yerden devam ederek "Asbest maddesinin Akciğer Kanserinin oluşumundaki rolünden" bahsedeceğim.

Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net

   4771 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri
29 Haziran 2008, Pazar   Güneş ışınları ve cilt kanseri
22 Haziran 2008, Pazar   Cilt kanseri nedir?
16 Haziran 2008, Pazartesi   Cilt Kanseri
08 Haziran 2008, Pazar   Mesane kanserinden korunma ve erken tanının önemi
01 Haziran 2008, Pazar   Mesane kanserinin belirtileri
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Mesane kanserinin oluşumunda sigaranın rolü
28 Nisan 2008, Pazartesi   "Mesane kanseri" ve risk faktörleri
13 Nisan 2008, Pazar   "Mesane kanseri" ve risk faktörleri
31 Mart 2008, Pazartesi   Mesane kanseri nedir?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital