|
Değerli okurlarım, bugün sizlere asbest (amyant) maddesinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden ve akciğer kanseri oluşumundaki rolünden bahsedeceğim
Bir doğal silikat minerali olan asbest maddesinin ısıyı iletmemesi yüzünden insanlar ile olan birlikteliği eski çağlara dayanmaktadır. Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonraki endüstri devriminde asbest maddesi, ısı, elektrik, sürtünme ve asit gibi maddelere dayanıklı olması nedeniyle birçok amaçla kullanıldığından dolayı "sihirli mineral" olarak anılırken, yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra insan sağlığına önemli zararlar veren ve kanser hastalığına sebep olan bir madde olduğu ortaya çıkınca asbest maddesi için "öldürücü toz" tanımlaması yapılmıştır. Asbest maddesi ayrıca günümüzde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC), kanserojen maddeler listesinde "kesin kanserojen" tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırılmıştır.
İki büyük gruba ayrılan asbest formlarının konsantrasyon, boyut, şekil ve suda eriyebilirlik özellikleri kanser hastalığının oluşumunun belirlenmesinde etkili olabilmektedir. Özellikle, asbest maddesine maruz kalınan süre ve solunan miktar hastalığın oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Asbest lifleri özellikle yıpranma sonucu parçalanarak havaya karışmakta ve solunum yoluyla akciğerlerde birikebilmektedir.
Bazı kayalarda doğal olarak bulunan asbest (amyant) lifleri, doğal erozyonlar sonucu toprağa ve dolayısıyla suya karışmakta, ayrıca asbest (amyant) içeren çimento borulardan yıpranma sonucu içme sularına karışabilmektedirler. Bu şekilde vücuda alınan asbest maddesinin (amyantın) sindirim ve üriner sistemlerinde kanser hastalığına sebep olup olamayacağı halen daha tartışmalı olmasına rağmen, çatılarda, duvar yapı maddeleri içerisinde ve özellikle araba garaj yapı maddesi olarak kullanılan asbest (amyant) maddesi zamanla havaya karışmakta ve akciğerlerle vücuda alınmaktadır. Solunum yoluyla vücuda alınan asbest (amyant) maddesinin bir kanserojen olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Özellikle amyant madeninde çalışanlar, tersane ve inşaat işçileri, izolasyon maddesi olarak evlerinde fazla miktarda amyant maddesi bulunan kişiler asbestin (amyantın) etkisine oldukça açıktırlar. Asbest maddesi (amyant) sadece işçiler için değil, diğer insanların sağlığı için de oldukça tehlikelidir. Özellikle, ev ve okullarda izolasyon maddesi olarak kullanılan asbest (amyant), taşıt park yerlerinin ve oyun alanlarının döşenmesinde kullanılan asbest (amyant), fren balatalarının yapımında kullanılan asbest (amyant) ve çatı izolasyonu, araba garajı yapı maddesi olarak kullanılan asbest (amyant) sağlığımızı yakından ilgilendirmektedir.
Asbest maddesinin sebep olduğu hastalıklar, "iyi huylu (benign)" veya "kötü huylu (malign)" olarak tanımlanmaktadır. Amyant liflerinin uzun süre ve yoğun bir şekilde solunması sonucunda üç çeşit önemli hastalık meydana gelmektedir. Asbest maddesinin yoğun olarak solunması neticesinde akciğerde meydana gelen iyi huylu hastalıklar içerisinde "asbestosis" denilen toz hastalığı, kötü huylu hastalıklar içerisinde "akciğer kanseri" ve akciğer zarı veya karın iç zarından köken alan "mezotelyoma" türleri ve az da olsa larenks ve sindirim organı kanserleri görülebilmektedir.
Asbest maddesinin iyi huylu veya kötü huylu bir hastalık oluşturabilmesi için asbest maddesine (amyanta) maruziyetin ortalama 20-40 yıl gibi bir süreyi içermesi gerekmektedir.
Değerli okurlarım, gelecek hafta "genetik yapının akciğer kanseri oluşumundaki rolü " ile ilgili bilgileri sizlere aktarmaya çalışacağım.
Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|