Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Asbest (Amyant) Maddesinin Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Akciğer Kanseri Oluşumundaki Rolü

Uzm. Mine Çağlar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Mart 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Değerli okurlarım, bugün sizlere asbest (amyant) maddesinin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden ve akciğer kanseri oluşumundaki rolünden bahsedeceğim

Bir doğal silikat minerali olan asbest maddesinin ısıyı iletmemesi yüzünden insanlar ile olan birlikteliği eski çağlara dayanmaktadır. Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonraki endüstri devriminde asbest maddesi, ısı, elektrik, sürtünme ve asit gibi maddelere dayanıklı olması nedeniyle birçok amaçla kullanıldığından dolayı "sihirli mineral" olarak anılırken, yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra insan sağlığına önemli zararlar veren ve kanser hastalığına sebep olan bir madde olduğu ortaya çıkınca asbest maddesi için "öldürücü toz" tanımlaması yapılmıştır. Asbest maddesi ayrıca günümüzde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC), kanserojen maddeler listesinde "kesin kanserojen" tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırılmıştır.

İki büyük gruba ayrılan asbest formlarının konsantrasyon, boyut, şekil ve suda eriyebilirlik özellikleri kanser hastalığının oluşumunun belirlenmesinde etkili olabilmektedir. Özellikle, asbest maddesine maruz kalınan süre ve solunan miktar hastalığın oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Asbest lifleri özellikle yıpranma sonucu parçalanarak havaya karışmakta ve solunum yoluyla akciğerlerde birikebilmektedir.

Bazı kayalarda doğal olarak bulunan asbest (amyant) lifleri, doğal erozyonlar sonucu toprağa ve dolayısıyla suya karışmakta, ayrıca asbest (amyant) içeren çimento borulardan yıpranma sonucu içme sularına karışabilmektedirler. Bu şekilde vücuda alınan asbest maddesinin (amyantın) sindirim ve üriner sistemlerinde kanser hastalığına sebep olup olamayacağı halen daha tartışmalı olmasına rağmen, çatılarda, duvar yapı maddeleri içerisinde ve özellikle araba garaj yapı maddesi olarak kullanılan asbest (amyant) maddesi zamanla havaya karışmakta ve akciğerlerle vücuda alınmaktadır. Solunum yoluyla vücuda alınan asbest (amyant) maddesinin bir kanserojen olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Özellikle amyant madeninde çalışanlar, tersane ve inşaat işçileri, izolasyon maddesi olarak evlerinde fazla miktarda amyant maddesi bulunan kişiler asbestin (amyantın) etkisine oldukça açıktırlar. Asbest maddesi (amyant) sadece işçiler için değil, diğer insanların sağlığı için de oldukça tehlikelidir. Özellikle, ev ve okullarda izolasyon maddesi olarak kullanılan asbest (amyant), taşıt park yerlerinin ve oyun alanlarının döşenmesinde kullanılan asbest (amyant), fren balatalarının yapımında kullanılan asbest (amyant) ve çatı izolasyonu, araba garajı yapı maddesi olarak kullanılan asbest (amyant) sağlığımızı yakından ilgilendirmektedir.

Asbest maddesinin sebep olduğu hastalıklar, "iyi huylu (benign)" veya "kötü huylu (malign)" olarak tanımlanmaktadır. Amyant liflerinin uzun süre ve yoğun bir şekilde solunması sonucunda üç çeşit önemli hastalık meydana gelmektedir. Asbest maddesinin yoğun olarak solunması neticesinde akciğerde meydana gelen iyi huylu hastalıklar içerisinde "asbestosis" denilen toz hastalığı, kötü huylu hastalıklar içerisinde "akciğer kanseri" ve akciğer zarı veya karın iç zarından köken alan "mezotelyoma" türleri ve az da olsa larenks ve sindirim organı kanserleri görülebilmektedir.

Asbest maddesinin iyi huylu veya kötü huylu bir hastalık oluşturabilmesi için asbest maddesine (amyanta) maruziyetin ortalama 20-40 yıl gibi bir süreyi içermesi gerekmektedir.

Değerli okurlarım, gelecek hafta "genetik yapının akciğer kanseri oluşumundaki rolü " ile ilgili bilgileri sizlere aktarmaya çalışacağım.

Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net

   2857 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri
29 Haziran 2008, Pazar   Güneş ışınları ve cilt kanseri
22 Haziran 2008, Pazar   Cilt kanseri nedir?
16 Haziran 2008, Pazartesi   Cilt Kanseri
08 Haziran 2008, Pazar   Mesane kanserinden korunma ve erken tanının önemi
01 Haziran 2008, Pazar   Mesane kanserinin belirtileri
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Mesane kanserinin oluşumunda sigaranın rolü
28 Nisan 2008, Pazartesi   "Mesane kanseri" ve risk faktörleri
13 Nisan 2008, Pazar   "Mesane kanseri" ve risk faktörleri
31 Mart 2008, Pazartesi   Mesane kanseri nedir?


Yorum Sayısı:   1
  Turhan KİRANKAYA         - İzmit-Türkiye 14 Mart 2007, Çarşamba 16:05 
14 Mart TIP Bayramı
Kutlu Olsun
14 Mart tıp bayramı etkinlikleri sadece “tıp” camiasının değil,
aynı zamanda pozitif bilimin önder üniversitelerindeki
tüm eğitim ve öğretim camiasının,
bilim adamlarının ve öğrencilerinin ve
“tıp” a
direk, dolaylı emeği geçenlerin
herbirerlerini kutlar,
Sağlık, Huzur, Mutluluk içerisinde daha nice Bayramlar
Dilerim.
kirankaya@timed.com.tr


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital