|
Değerli okurlarım, daha önceki haftalarda, akciğer kanserinin nedenleri konusunu irdelerken hastalığın oluşumunda rol aldığı bilimsel olarak ispatlanmış faktörlerin olduğunu paylaşmıştık. Bu faktörler içerisinde özellikle sigara alışkanlığının, pasif sigara içiciliğinin, hava kirliliğinin, asbest maddesi kullanımının, genetik faktörlerin, yaş, cinsiyet, ırksal farklılıklar, sosyo-ekonomik durumun etkisi, radon maddesine maruz kalınması, radyoaktivite, mesleksel riskler, viral enfeksiyonlar, immünolojik faktörler, birlikte bulunulan ve geçirilmiş hastalıklar ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları gibi risk faktörlerinin hastalığın oluşumunda rol oynadığı konusunu detaylarıyla irdelemiştik. Bu nedenden dolayı bugün sizlere uzunca bir süreden beridir üzerinde durduğumuz akciğer kanserinin son konusu olan "akciğer kanserinden korunabilmek için yapılması ve dikkat edilmesi gerekenlerden ve hastalığın erken tanısında kullanılan yöntemler"den bahsedeceğim.
Akciğer kanseri, kanser türleri ve kanserden ölümler içerisinde en sık görülen türlerden birisidir. Akciğer kanseri, erken tanı yönünden hastalığa özgün tarama yöntemi olmayan fakat korunulabilmesi mümkün olan bir kanser türüdür.
Akciğer kanserinin oluşumunda en önemli etyolojik neden olarak sigara kullanımı ve daha az oranda da pasif içicilik kabul edilmektedir. Hastalığın oluşumuna etken olan sigara dışındaki diğer etkenler sigara kullanımı kadar önemli bulunmamaktadır. Sigaranın kanser hastalığı ve özellikle akciğer kanserinin oluşumundaki önemli rolü yanında, insan ve çevre sağlığı üzerinde de önemli olumsuz etkileri olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir.
Geçmiş dönemlerde, bayların yoğunlukla tercih ettiği bir alışkanlık olan "sigara içiciliği", günümüzde bayanlar ve hatta gençler tarafından da yoğunlukla tercih edilen bir zararlı alışkanlık haline dönüşmüştür. Buna bağlı olarak, son yıllarda kadınlar arasında da sigara tüketim alışkanlığındaki artışa bağlı olarak akciğer kanserinin görülme sıklığında da artış görülmektedir.
Akciğer kanseri, erken tanı yönünden rutin tarama programlarında hastalığa özgün tarama yöntemi olmayan fakat korunulması mümkün olan bir kanser türüdür. Akciğer kanserinin erken tanısına yönelik rutin tarama yöntemi olarak uygulanan röntgen işlemleri, 1980 yılından sonra Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Kanser Birliği (ACS) tarafından öngörülen rutin erken tanı hizmetleri uygulamasından kaldırılmıştır. Şu anki uygulamada, kişinin sigara kullanım alışkanlıklarına ve sigara alışkanlığına bağlı olarak gelişen bazı şikayetlerin bulunması neticesinde akciğer kanseri taramasına yönelik röntgen işlemleri uygulaması yapılmaktadır.
Diğer tüm kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de erken tanı tedavideki başarı şansını artırmak açısından önemlidir. Akciğer kanserinin erken tanısında radyolojik inceleme yöntemlerinde çok değerli yöntemler geliştirilmiş olup bu yöntemler içerisinde erken tanı için önerilebilecek ilk uygulama yöntemi olarak akciğer filmi kullanılmaktadır. İlk aşamada daha detaylı bir yöntemin kullanılmasına gerek duyulmamaktadır. Daha detaylı yöntemler içerisinde bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve akciğer sintigrafisi gibi yöntemler yer almaktadır. Kişilerin şikayetleri olduğu zaman akciğer garfisi yanında balgam sitolojisi de tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Akciğer kanserinin, hastalıktan korunulabilmesi açısından diğer kanser türlerine göre en önemli farkı, %95 oranında korunulabilmesi mümkün olan bir kanser türü olmasıdır. Bu nedenden dolayı akciğer kanserinden korunmanın en etkin yolu yaşam biçimini ve alışkanlıkları değiştirerek, uygulanacak olan temel koruma ve tütün kullanımını ortadan kaldıracak yasal ve sosyal bir dizi değişiklikleri sağlayacak olan birinci koruma önlemlerinin uygulanmasıdır. Bu kapsamda birey olarak dikkat edilmesi gerekenler arasında, hastalığın oluşumunda önemli ve bilimsel olarak ıspatlanmış bir neden olan sigaranın alışkanlıklar içerisinde yer almamasıdır. Sigara içilmemesi yanında özellikle sigara içilen ortamlarda bulunulmaması, eğer kişi zorunlu pasif içici konumunda ise bulunulan ortamın sıklıkla havalandırılması gerekmektedir. Hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde (özellikle sabah ve akşam saatleri) gerekmedikçe ve zorunlu olmadıkça dış ortamlarda bulunmamaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Bunlar dışında, sağlıklı yaşam için yapılan spor alışkanlığının mümkün olduğunca trafiğin yoğun olmadığı yerlerde ve daha da güzeli ormanlık alanlarda düzenli olarak yapılması, radyolojik tetkiklerden bilinçli olarak faydalanılması, mesleksel risklerden korunulması için gerekli tedbirlerin alınması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması gibi uygulamalar da akciğer kanserinden korunabilmek için dikkat edilmesi gerekenler arasında yer almaktadır.
Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle farklı bir konuyla yeniden buluşmak dileğiyle. Sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi dilerim.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|