|
Ali Özçil
Tanrıların besini, şeytan icadı, aşk iksiriafrodizyak, kahverengi altın... insanoğlu; Çok geç keşfettiği ama hiç vazgeçemediği çikolata için yaptığı tanımlardan birkaçı. Varoluşu bol nemli, çok sıcak ve yağışlı tropic bölgelerin gölgelik yerlerinden yetişen kakao ağacının varlığına bağlı. Kimileri için yalnızca hoş bir lezzet, kimilerin içinse neredeyse ekmek kadar gerekli bir yiyecek. Hammaddesi kakao çekirdeği, çok eski zamanlarda insane satın alan para olmuş, yine bu çekirdekten hazırlanan sıvı ise yalnızca krallara layık bir içecek sayılmış. Varlığı altıncı yüzyıla kadar bilinmeyen kakao ağacının son ürünlerinden olan çikolatanın keşfi için de, çok beğenilen bu keşfin kullanımı yaygın bir ürün haline gelmesi için de yine çok uzun zaman beklenmesi gerekmiş.
Çikolata Nedir?
Kakao çekirdeğinin sert dış kabuğundan temizlenmiş çeneklerinden elde edilen, kakao yağınca zengin kakao likörü, kakao yağı, şeker, emülgatör ve vanilinden oluşan özel karışım, çok değerli bir besin maddesidir. Çikolata ve ana bileşenlerine göre, temelde üç gruba ayrılır. Bitter (Siyah), sütlü ve beyaz (fildiş) çikolata.
Mayalardan bugüne...
Çikolatanın kökenine ilişkin en eski bilgi için milattan sonra altıncı yüzyıla kadar gitmek, sonraki altı yüzyılı atlayıp bir çırpıda onikinci yüzyıla geçmek gerekiyor. Çikolatanın hammaddesi kakao bitkisinin ilk kez mayalar tarafından yetiştirildiği biliniyor. Mayaların mirasçısı sayılan Aztekler ise bu bitkiyi önce mitolojilerine taşınmış ve onun için "cennetteki iyilik ve kötülük ağacının yeryüzündeki temsilcisi" demişler ve besin maddesi olarak kullanmışlar; sonra da ona bir takas aracı görevi yüklemişler. Örneğin 4 kakao tanesine bir balkabağı, 10 tanesine tavşan, 100 tanesine de bir köle... kakao kullanımı o zamanlar adeta bir uygarlık göstergesi sayılıyordu. Bu nedenle bölgedeki tüketiminin hayli fazla olduğu sanılmakta; özellikle de saray çevresinde, söz konusu döneminde çikolata henüz üretilmemiştir ama kakao içmek bir mutfak kültürü olmasından öte bugünün terimleriyle bir "moda'ydı. 1492 yılında Amerika'yı keşfeden Colomb'un İspanya kralı'na sunduğu ganimetler arasında Amerika'nın bu moda ürünü kakao çekirdekleri de bulunuyordu. Ancak ne Colomb ne de kral bu değerli çekirdeklerin ne işe yaradığını anlayabilmişlerdi. Colomb'un ardından, 16. yüzyılda yeni dünya'yı keşfe çıkan Cortez Meksika'ya geldiğinde Aztek Kızılderililerin "tchocoalt" adında, şekersiz ve soğuk bir şey içtiklerini görür. Günümüzde çikolata özel günlerimizin vazgeçilmez ikramı, lezzeti, mutlu bir günün anlamını artırmak daha da güçlendirmek için tüketim sonsuza dek sürecek yiyeceklerden biridir.
|