Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

EKMEĞİN ÖYKÜSÜ

Ali Özçil

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mart 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ekmeğin öyküsü oldukça eskidir ve Mısırlılara kadar dayanır. Arkeolojik araştırmalar mısırlıların M.Ö. 5000 yıllarında dahi ekmek yapısını bildiklerini göstermektedir. İlk ekmek, kırılmış buğday tanelerinin koyu bir sütlü hamur halinde işlenip daha sonra güneşte kurutulması veya ısıtılmış taşlar arasında pişirilmesiyle elde edilmiştir. Başlangıçta ekmek yuvarlak ve oldukça yassıydı. Bu yüzden ekmek mayası kullanarak ekmeği pişirme usulü, ekmeğin hazırlanışında adeta çığır açan bir buluş oldu. Günümüze kadar ulaşan anlatılara göre, ekmek mayası ilk kez, bir hamur tarihte en yaratıcı pastacı şüphesiz ilk insanlardı. Kaynamış hububatı güneş tarafında ısıtılmış bir taşın üzerine koyunca ortaya en eski pasta galeta çıkıyordu. Mısır, çavdar ve buğday galetalarına değişen çağlarla birlikte haşhaş, anason ve bal katıp Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar ve Galyalılar ilk pastaları yapmışlardı. O zamanlarda fırıncı ve pastacı diye bir ayrım yoktu. Şekerin pek bilinmediği o çağlarda "ballı ekmek" yeniliyordu. Modern pastacılığın gerçek anlamda doğuşu 17. yüzyıla rastlar. Fransa'da 1690 yılında yayınlanmış olan "gerekli adresler" adlı kitapta Paris'teki pastacılar anlatılmakta ve bunların spesiyaliteleri tanıtılmaktadır. Artık, milföyler, turtalar ve bademli nugalar dönemi başlamıştı. Pastacılık tarihinde büyük dönüşüm Vatel'in buluşuyla oldu. Vatel'in bu icadı "krem şantiyi" (Crame Chantilly) idi. Aynı dönemde Stanislas Leezinski'de "Şampanya"yı keşfediyordu. Ünlü pastacı Carame ile birlikte, pastacılık gelişmeler gösteriyor ve Paris bir yerde pastacılığın cenneti oluyordu. Pastacılığın modern fabrikasyon ve metoduna baktığımız zaman bunun bize oldukça yakın tarihlerde gerçekleştiğini görüyoruz. Bunun nedeni de yalnızca bal ve unun çok eski çağlardan beri bilinmesinden ileri geliyor. Pastacılıkta kullanılan bazı temel maddeler o zamanlar henüz bilinmiyordu. Şimdi insanın aklına bir başka soru geliyor. Peki, o dönemde şeker, yağ, yumurta da mı bilinmiyordu?

Aslında şeker kamışından elde edilen şeker kullanılıyordu fakat bu gıda maddesi olarak değil de, daha çok bir ilaç olarak alınıyordu. Şekerin gerçek anlamda yayılışı ise 1806 yılında pancardan şeker elde edilmesiyle oldu. Yağ ise 11.yüzyılda Yunanlılar tarafından bulunmuştu. Yumurta'nın Avrupa'da tanınması ise 7.yüzyıla rastlıyordu. 4.yüzyılda ilk pastacılar loncası Roma'da kuruldu. Dönemin pastacıları yine un ve baldan yapılıyor, bazen de içlerine meyve konuluyordu. 18.yüzyıl pastacılığın altın çağlarından biri oldu. Yüzyılın en akıllı patacısı olarak anılan Favart'ın buluşlarıyla pastacılık çok gelişti.19.yüzyılla birlikte pastacılık doruk noktasına ulaşırken "çikolata" ile tanışıyorlardı. İşte o çikolata hem bütün zevkleri değiştirmeye hem de pastacılıkta yepyeni bir çığır açmaya başlamıştı. Artık pastacılar daha yaratıcı pasta formülleri keşfetmeye başlamışlardı. Tat ve temizlik, pastacılığın temel kuralı olmuştu. Gelişmeye paralel olarak pastacılıkta gerekli malzemelerde de yeni buluşlar ortaya çıkıyordu. 20. yüzyılda artık pasta yapım metotlarında formüllerin daha da geliştirilmesi, kalitenin arttırılması ön plana çıkıyordu. Artık tat kadar, pastanın sunuş biçimi de önem kazanmıştı. Pastacılığın yarın da yaşayabilmesi, gelişebilmesi için en önemli kural kaliteye önem vermektir.

   3063 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Haziran 2008, Pazar   Yazın sevilen meyvesi kiraz
22 Haziran 2008, Pazar   Dondurma sıcak günlerin serin keyfi
16 Haziran 2008, Pazartesi   Mis kokulu kavun
25 Mayıs 2008, Pazar   Hayatın tadı 'Tuz'u
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Pikniklerin vazgeçilmezi sandviçin öyküsü
16 Mart 2008, Pazar   Sevdiğimiz meyve çilek
10 Mart 2008, Pazartesi   Aşçı'nın en büyük hayali "Michelin'in Yıldızı"
02 Mart 2008, Pazar   YEMEKLERE LEZZET KATAN SARIMSAK
24 Şubat 2008, Pazar   BAHARIN MÜJDECİSİ BADEM ÇİÇEKLERİ AÇTI
03 Şubat 2008, Pazar   KIŞ AYLARINDA İÇİMİZİ ISITAN SALEP



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital